Karşılıklı saldırıların sürdüğü çatışmalar, yalnızca iki ülkeyi değil bölgedeki pek çok aktörü etkilerken, uluslararası kamuoyunda savaşın daha geniş bir alana yayılabileceği yönünde endişeler artıyor.

İsrail’in İran’daki bazı askeri ve stratejik hedeflere yönelik saldırılarının ardından İran da misilleme saldırıları düzenledi. Karşılıklı saldırıların sürmesiyle birlikte bölgede tansiyon giderek yükseldi. Gerilimin etkilerinin farklı coğrafyalara da yansıdığı belirtilirken Hatay’a füze parçası düştüğü bildirildi. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) bölgedeki askeri üsleri ve İsrail’e verdiği destek de çatışmanın daha geniş bir alana yayılabileceği yönündeki kaygıları artırdı. Uzmanlar, özellikle Lübnan başta olmak üzere bölgedeki farklı aktörlerin de sürece dahil olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgeyi değil küresel barışı da tehdit ettiğini söyledi.

Doç. Dr. Berat Akıncı, şu ifadeleri kullandı:
“En çok endişe duyulan konu İsrail-İran savaşının bölgeye ve küresel sisteme yayılmasıydı. Gelinen noktada İsrail'in Lübnan başta olmak üzere farklı bölgelere yönelik saldırıları, bu endişelerin ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor.”

ABD’nin bölgedeki güvenlik politikalarına da değinen Akıncı, İran’ın askeri ve nükleer kapasitesinin sınırlandırılmasının Washington’un öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.

Akıncı, bu konuda şunları söyledi:
“ABD, İran'ın özellikle İsrail'i vurabilecek askeri kapasitesini düşürmeye yönelik politikalar izliyor. Bu kapsamda bölgedeki askeri üsler üzerinden İran'a yönelik operasyonların gerçekleştirildiğini görüyoruz.”

İran’ın ABD üslerine yönelik saldırılarını da değerlendiren Akıncı, bunun mütekabiliyet çerçevesinde gerçekleştiğini ifade ederek İran’ın bölgede denge oluşturabilmesi için bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlü tutması gerektiğini dile getirdi.

Vekil güçlerin devreye girmesinin savaşın yayılma riskini artırdığını vurgulayan Doç. Dr. Berat Akıncı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şu an yaklaşık 10 ülke İran'ın saldırılarından etkilenmiş durumda. ABD üslerine müdahaleler oldu. Diğer taraftan İsrail ve ABD'nin İran ile Lübnan'a yönelik ciddi saldırıları gerçekleşti. Vekil unsurların devreye girmesi, savaşın önce bölgesel sonra da küresel boyuta ulaşma riskini artırıyor. Uluslararası toplumun daha aktif rol üstlenmesi gerekiyor.”

Uluslararası toplumun daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Akıncı, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin hukukun üstünlüğünü esas alan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin bölgede önemli bir denge unsuru olduğunu dile getiren Akıncı, şu ifadeleri kullandı:

Adana’da Korkunç Olay: Kavga Sırasında Eşini Boğdu
Adana’da Korkunç Olay: Kavga Sırasında Eşini Boğdu
İçeriği Görüntüle

“İran, ABD ve İsrail karşısında denge oluşturmak istiyorsa bölge ülkelerine ihtiyaç duyuyor. Bu noktada en önemli aktörlerden biri Türkiye. İran barış görüşmelerini Umman yerine İstanbul'da yapmayı kabul etseydi, savaş başlamadan önce masada çözüm üretilebilirdi.”

Bölgede kaotik bir ortamın bulunduğunu belirten Akıncı, savaş ortamlarında algı operasyonlarının da devreye girebildiğini ifade ederek bölge ülkelerinin bu süreçte dikkatli ve temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Kaynak: İHA