Yazıcı, hazırlanacak anayasanın son aşamada milletin onayına sunulacağını ifade ederek, "Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır" dedi.
AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından düzenlenen Akdeniz Bölge Toplantısı, Adana'da gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Hayati Yazıcı, AK Parti iktidarları döneminde birçok alanda önemli reformların hayata geçirildiğini belirtti.
"Milletin iradesinden gücünden başka güç yok"
Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde önemli adımlar attığını ifade eden Yazıcı, "Daha önce konuşulması bile mümkün olmayan konuları sabırla, metanetle gene liderimizin ifadesiyle dikleşmeden dik durarak ele aldık ve çözüme kavuşturduk. Milletin iradesinden gücünden başka güç yok diyerek kararlılığımızı, duruşumuzu, tarzımızı, yeri geldiğinde ve her zaman deklare ettik" ifadelerini kullandı.
"İyi işleyen ve kurumsallaşmış demokrasi en büyük kazanımımızdır"
Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Yazıcı, anayasanın millet iradesinin en somut yansımalarından biri olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Anayasa yapmak milletin hakkıdır. Çünkü egemenliğin sahibi millettir. Dolayısıyla bunu hayata geçirmek, her alana bu egemenliğin etkin olduğunu ortaya koymakla kaimdir. Millet iradesinin somut bir tezahürüdür anayasa. Çok partili demokratik hayata geçtikten sonra iki anayasamız olmuş 1961 ve 1982 anayasaları. Kim yapmış bu anayasaları? Darbeciler darbe yapmışlar, milletin iradesini bir yana koymuşlar. Millete ait anayasa yapma hakkını o hakkı nerden aldılarsa kullanmak suretiyle anayasa inşa etmişler. Halen de bu nitelikte yapılmış bir anayasayla devlet yönetiliyor. Önümüzdeki dönemin en önemli gündem başlıklarından biri, milletin özgür iradesinin ürünü olan yeni bir anayasa yapmaktır. İyi işleyen ve kurumsallaşmış demokrasi en büyük kazanımımızdır."
"Ülkemizi darbe anayasası ayıbından kurtaracağız"
Yeni anayasanın demokratikleşme sürecine önemli katkılar sağlayacağını dile getiren Yazıcı, şunları söyledi:
"Demokrasi, özgürlükler ve adalet alanında yaptığımız reformları taçlandırmak, demokrasimizi daha ileri taşımak amacıyla yeni, sivil ve özgürlükçü bir anayasa yapmak en önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Ülkemizi darbe anayasası ayıbından kurtararak bütün vatandaşlarımızı içerisinde kendisini bulacağı özgürlükçü bir toplum sözleşmesine kavuşturmayı hedefliyoruz. Bugün Türkiye'nin halen darbe dönemlerinin izini taşıyan bir anayasa olmasına ve bu anayasanın 19 kez değiştirilmiş bulunmasına rağmen ruhunu 12 Eylül vesayet anlayışından tamamen arındırabildiğini söylemek asla mümkün değil. Milletimizin hak ettiği hem hazırlanma yönteminin katılımcı ve özgürlükçü olan hem de içeriği sivil, demokratik özgürlükçü ve kuşatıcı olan bir anayasa gereklidir. Dış politikadaki gelişmeler bile iç cephemizin güçlendirilmesinin önemini ve bu süreçte gerçek bir toplum sözleşmesi mahiyetinde olan yeni anayasa yapmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır."
"Yeni anayasa referandumla hayat bulacaktır"
Yeni anayasa çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Yazıcı, siyasi partilere de sürece katkı çağrısında bulundu.
"Küresel ve bölgesel gelişmelerin hızlandığı, savaşların, çatışmaların, soykırım ve insanlara karşı işlenen suçların olağanlaştığı bir dönemde Türkiye olarak insanlığın yeni anayasası ile umut veren bir ülke olmayı ciddi şekilde hedefliyoruz. AK Parti olarak yeni anayasaya yönelik fikir hazırlıklarımızı ve çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz. Yeni anayasa komisyonu da bir yıldır çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni anayasa konusunda bir uzlaşma masası kurulduğunda AK Parti olarak hazır bir şekilde anayasa yapım sürecini başlatacağız. Tüm siyasi partileri yeni ve sivil anayasaya katkı vermeleri konusunda içtenlikle ve özenle çağrıda bulunuyoruz. Yeni anayasa talebi herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan milletimizin talebidir. Anayasayı günlük siyasi hesapların veya kişisel amaçların bir gereği olarak değil, milletimizin geleceğinin güvencesi olarak değerlendiriyoruz. Bizler yeni anayasa çalışmalarını bir siyasi polemik alanı değil, milletimizin tarihi bir sorumluluğu olarak görüyoruz. Tüm siyasi partilerin bu meseleye ön yargılardan uzak yapıcı bir anlayışla yaklaşması gerektiğine inanıyoruz. Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır. Türkiye'nin ikinci yüzyılına yakışacak olan ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturmak, önemli hedeflerimiz arasındadır."
"Amacımız iç cephemizi güçlendirmek"
Konuşmasında terörle mücadeleye de değinen Yazıcı, Türkiye'nin bu konuda tarihi bir noktaya ulaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye on yıllardır terör nedeniyle ağır bedeller ödemiş bir ülkedir. Binlerce evladımızı şehit verdik. Milyarlarca dolarlık kaynağımızı terörle mücadele etmek için kullanmak zorunda kaldık. Cumhur ittifakımızın güçlü iradesi ve devletimizin kararlı duruşu ile bugün terörle mücadelede tarihi bir yere ulaşmış bulunuyoruz. Hedefimiz terörün tamamen gündemden çıktığı, huzurun ve kardeşliğin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye. Terörsüz Türkiye yalnızca bir güvenlik hedefi asla değildir. Aynı zamanda demokrasi, kalkınma ve kardeşlik hedefidir. 86 milyonun ortak geleceğine sahip çıkmak iradesidir. Bu toplumun mayası sağlamdır, birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin ebedi kılmak üzere üzerimize düşen dün olduğu gibi bugün ve yarın da kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize ulaşma yolunda samimiyiz, kararlıyız, netiz ve dirayetliyiz. Algı operasyonlarıyla, dedikodularla sürecin sekteye uğramasına asla izin vermeyeceğiz. Amacımız iç cephemizi güçlendirmek, terörsüz Türkiye'yi inşa etmektir."
CHP'ye eleştiriler
Yazıcı, konuşmasının bir bölümünde CHP'de yaşanan son gelişmelere de değinerek, ana muhalefet partisinin ülke gündeminden uzaklaştığını savundu.
"Ana muhalefet partisi milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine kendi siyasi krizlerini yönetmeye çalışmaktadır. Sürekli değişen söylemler, kendi içine yaşanan çekişmeler ve liderlik tartışmaları ana muhalefetin ülke meselelerinden ne kadar uzaklaştığını maalesef göstermektedir. Demokratik siyasette güçlü bir iktidar kadar, güçlü ve sorumlu bir muhalefet önemlidir ve gereklidir. Muhalefetin görevi sadece polemik üretmek değil, politika geliştirmek, vizyoner olmak ve Türkiye'nin sorunlarına çözüm üretecek projelerle siyasi rekabeti öncelemektir. Bugün maalesef ana muhalefetin bu sorumluluğu yerine getirebildiğini söylemek mümkün değil. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, kavgalarla ve iç hesaplaşmalarla vakit kaybetmeden bir muhalefet değil, ülkenin geleceğine katkı sunan, yapıcı ve siyaset anlayışı doğrultusunda icrai faaliyette bulunan güçlü bir muhalefet olmaktır. Bir süredir CHP'de yaşananlar sadece ve sadece siyasetin itibarsızlaşmasına hizmet ediyor. Bu olaylar ne yazık ki siyaset kurumuna olan güveni de zedelemekte ve azaltmaktadır. Milletin oylarıyla göreve gelenlerin, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmek yerine koltuk kavgasına düşmesi üzücüdür. Türkiye'nin geleceğine dair vizyon ortaya koymak yerine, parti içi mücadelelerle patinaj yapanlar, milletimizin beklentilerine asla cevap veremez."
Toplantı, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.




