Tüm yurttaşlarımızı sıcak hava dalgalarına karşı dikkatli olmaya; merkezi idareyi, yerel yönetimleri, işverenleri ve ilgili
tüm kurumları bilimsel veriler doğrultusunda gerekli önlemleri gecikmeden almaya davet
ediyoruz” dedi.
AÇIK ALANDA ÇALIŞAN EMEKÇİLER DAHA BÜYÜK RİSK TAŞIYOR
Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Adana’da da son günlerde etkisini giderek arttıran yüksek
sıcaklıklar ve nemin yalnızca mevsimsel bir rahatsızlık değil, toplum sağlığını doğrudan tehdit
eden önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Adana Tabip Odası Genel Sekreteri
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Alıcı, yönetim kurulu adına yaptığı açıklamada “Özellikle
kronik hastalığı bulunan bireyler, yaşlılar, çocuklar, gebeler ve açık alanda çalışmak zorunda
kalan emekçiler açısından bu dönem çok daha büyük risk taşımaktadır. Bilimsel çalışmalar, sıcak
hava dalgalarının kalp-damar hastalıkları, inme, böbrek yetmezliği, solunum sistemi hastalıkları,
sıcak çarpması ve erken ölümlerde belirgin artışa neden olduğunu göstermektedir. Bugün
yaşadığımız aşırı sıcaklar tesadüfi değildir. İnsan kaynaklı iklim krizi; fosil yakıt tüketimi,
kontrolsüz kentleşme, ormansızlaşma ve doğal alanların tahribatı nedeniyle sıcak hava
dalgalarının daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşanmasına yol açmaktadır. İklim krizi artık
yalnızca çevrecilerin değil; hekimlerin, sağlık çalışanlarının ve tüm toplumun ortak sorunudur.
Çünkü sağlıklı bir çevre olmadan sağlıklı bir toplumdan söz etmek mümkün değildir”
SICAK HAVA KALBİ VE DAMAR SİSTEMİNİ NASIL ETKİLİYOR?
İnsan vücudunun aşırı sıcaklarda normal vücut sıcaklığını koruyabilmesi için damarlarını
genişlettiğini ve terleme yoluyla ısı kaybetmeye çalıştığını hatırlatan Doç. Dr. Alıcı, “Bu süreçte;
Kalbin çalışma yükü artar. Nabız hızlanır. Terleme ile su ve elektrolit kaybı gelişir. Kanın
yoğunluğu artabilir. Tansiyon değişiklikleri görülebilir. Sağlıklı bireylerde bu değişiklikler çoğu
zaman tolere edilebilirken, kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı, hipertansiyon ve ritim
bozukluğu bulunan kişilerde kalbin yükü belirgin şekilde artmaktadır. Sıvı kaybı ve elektrolit
bozuklukları; kalp krizi, ritim bozukluğu, kalp yetersizliğinde kötüleşme, inme ve ani bilinç kaybı
riskini artırabilmektedir. Aşırı sıcaklar yalnızca kalbi değil; böbrekleri, beyni ve solunum sistemini
de etkilemektedir. Sıcaklık arttıkça; Sıcak çarpması, Bilinç bozukluğu, Kas krampları, Elektrolit
bozuklukları, KOAH ve astım alevlenmeleri ve İş kazaları daha sık görülmektedir”
KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA? VE KORUNMA ÖNERİLERİ
Özellikle; 65 yaş üzerindeki bireyler, bebekler ve küçük çocuklar, gebeler, kalp-damar hastaları,
kalp yetersizliği bulunan hastalar, hipertansiyon hastaları, diyabet hastaları, kronik böbrek
hastaları, KOAH ve astım hastaları, obezitesi bulunan bireyler, engelli bireyler, yalnız yaşayan
yaşlılar ve açık alanda çalışanların yüksek risk grubunda olduğunun altını çizen Doç. Dr. Alıcı,
“Adana, tarımsal üretimin yoğun olduğu illerimizin başında geldiğnden binlerce mevsimlik tarım
işçisi, inşaat işçisi, belediye çalışanı, güvenlik görevlisi, kurye ve diğer açık alan emekçileri günün
en sıcak saatlerinde çalışmak zorunda kalmaktadır. Vatandaşlarımıza Önerilerimiz: Günün en
sıcak saatleri olan 11.00–16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Susamayı
beklemeden düzenli su tüketilmelidir. Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması olan
hastalar sıvı alımlarını hekimlerinin önerisine göre düzenlemelidir. Açık renkli, bol ve ince
kıyafetler tercih edilmelidir. Şapka ve güneşten koruyucu ekipman kullanılmalıdır. Ağır fiziksel
aktivite sabah erken veya akşam saatlerine bırakılmalıdır. Alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Yaşlı
ve kronik hastalığı bulunan yakınlarımız gün içinde mutlaka kontrol edilmelidir. Çocuklar, yaşlılar
ve evcil hayvanlar kapalı araçlarda kesinlikle yalnız bırakılmamalıdır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı,
bilinç bulanıklığı, bayılma, yüksek ateş, çarpıntı veya idrar miktarında belirgin azalma gelişmesi
halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.” diye konuştu.





