‘RÜŞVET’ OPERASYONU

CHP’li Seyhan ve Çukurova belediyelerinde bazı müteahhitlerin, yaptıkları inşaatların iskan ve ruhsat işlemlerinin yerine getirilmesi için dönemin belediye bürokratlarına rüşvet verdiği iddiasıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, 2022 yılında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında 2023 yılı Ağustos ayında aralarında Seyhan Belediyesi Başkan Yardımcısı Leyla Zülfikaroğlu, Çukurova Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Ali Arslanoğlu, Çukurova Belediyesi eski İmar Müdürü Hasan Uzun’un da olduğu 60 kişi gözaltına alındı.

HAS ALTIN, KÜLÇE GÜMÜŞ

Karataş Belediye Başkanı Ali Bedrettin Karataş’tan Büyük Açıklama: “2 Yılda Borçları Sıfırladık!”
Karataş Belediye Başkanı Ali Bedrettin Karataş’tan Büyük Açıklama: “2 Yılda Borçları Sıfırladık!”
İçeriği Görüntüle

Seyhan ve Çukurova belediyelerinde polis kapsamlı bir arama gerçekleştirirken, zanlılara ait ev ve işyerlerindeki aramalarda da; bir kilo 980 gram has altın, bir kilo gümüş külçe, piyasa değeri 4.1 milyon lira olan ziynet eşyasıyla birlikte 11 bin 370 ABD doları, 5 bin 700 Euro, 17 bin 50 TL ve bir ruhsatsız tabanca ele geçirilmişti. Soruşturma kapsamında ayrıca; suçtan elde edildiği değerlendirilen, mal varlıklarının satışının önlenmesi amacıyla da 112 taşınmaz ve 37 araca tedbir kararı uygulanmıştı.

41 SANIK İÇİN KARAR VERİLDİ

Yürütülen soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında ‘takipsizlik’ kararı verilirken, 43 sanık hakkında da Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde; ‘rüşvet’, ‘imarda usulsüzlük’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlamasıyla dava açılmıştı. Yargılamanın ara celsesinde; yine aynı suçlardan tutuksuz yargılanan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın dosyası da ana davayla birleştirilmiş, ancak sanık sayısı da 41’e düşmüştü. O davada da karar çıktı; mahkeme son kararını açıkladı.

DEMİRÇALI DURUŞMAYA KATILMADI

Ali Demirçalı, tutuksuz yargılandığı davanın karar duruşmasına katılmadı. Esas hakkındaki mütalaasını veren Cumhuriyet Savcısı, mevcut delil durumuna dikkat çekerek; Seyhan ve Çukurova belediyelerindeki imar usulsüzlüğü yapıldığı gerekçesiyle 40 sanığa ‘rüşvet’, ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından 6’şar yıldan 17’şer yıla; Demirçalı’nın da ‘rüşvet vermek’ suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mütalaanın ardından, sanıklar da son kez savunma yaptı.

5 YIL HAPİS
Mahkeme heyeti, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’ya, ‘rüşvet vermek’ suçundan 5 yıl 3 ay 10 gün; Demirçalı ve diğer sanıklardan rüşvet alıp, resmi belgede sahtecilik yaptığı suçlamaları yöneltilen, dönemin Çukurova Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Arslanoğlu’na da 7 yıl 13 gün hapis cezası verildi. Diğer 31 sanığa da yine ‘rüşvet’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından 5 yıl 3 ay 10 gün ile 7 yıl 13 gün arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. İtirafçı sanık İ.A. için ceza verilmemesine hükmeden mahkeme, M.Ş.Ş, N.Y.K, T.A, A.Y, B.T, F.K. ve H.T.’nin de beraatına karar verdi.

ALİ DEMİRÇALI’DAN AÇIKLAMA

Kararın ardından Yüreğir Belediye Başkanı ali Demirçalı yazılı açıklama yaptı. Demirçalı’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

‘’2024 yılında yapılan Yerel Seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi adayı olarak 35 yıl sonra Yüreğir Belediyesi’ni kazandık. İki yıllık hizmet süresi boyunca Yüreğir Belediyesi’ni her kesime açarak, toplumun tüm farklılıklarını kucaklayarak hizmet verdik. Bu iki yıl içerisinde hatırı sayılır büyüklükte hizmetlere imza attık.

Halkın teveccühünü bu vesileyle kazandık. Ancak bizim bu çabamız ve başarımız belirli odakları ve kesimleri anlaşılan rahatsız etmiştir. Belediye başkanı seçildikten sonra ‘rüşvet verme’ iddiasıyla hakkımda kamu davası açıldı. İsnat edilen suçlama sekiz yıl öncesine aittir. Bu dava belediye başkanı olmam nedeniyle gündeme gelmiştir. Bir iftiracının kendini kurtarmak için sekiz yıl öncesine ait bir iddiası nedeniyle açılan dava sonucu verilen karar toplumun vicdanında yok hükmündedir.

Bugün hakkımda kurulan hüküm haksız ve hukuksuzdur. Adil ve tarafsız bir yargılama yapılmamıştır.

Avukatlarımın talepleri mahkemece araştırılmamıştır, aklanma hakkım elimden alınmıştır. Bu vesileyle masumiyet karinesi ihlal edilmiştir. Mahkeme hiçbir delilimizi toplanmadan peşin hükümle, ön yargılı ve alelacele bir şekilde hakkımda karar vermiştir. Bilinmeli ki bu karar sadece bir yerel mahkeme kararıdır. Bu kesinleşmiş bir karar değildir. İstinaf ve Yargıtay aşamalarında bu kararın bozulacağını düşünüyoruz.

Adana ve Yüreğir halkının kabul etmediği bir kararı bizim de kabul etmemiz mümkün değildir.

Bu karar Yüreğir halkına karşı sorumluluğumu yerine getirmeme engel olamayacaktır. Yüreğir ve Adana halkımıza daha fazla hizmet etmeye devam edeceğim.

Eninde sonunda hak yerini bulacaktır. Biz de halkımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz. ’’

Kaynak: Haber Merkezi