Başkan Karataş, “Yaşama kaynaklık eden tarımı önceleyip, stratejik bir sektör olarak konumlandırmayan ulusların uzun ömürlü olması mümkün değildir” diyerek, bu alanda köklü bir değişim gerektiğinin altını çizdi.
Tarım sektöründeki artan maliyetlerin çiftçileri zor duruma soktuğunu ifade eden Karataş, mazot fiyatlarının 80 TL’ye, tohum fiyatlarının ise 150-160 TL’ye ulaşmasının üreticileri olumsuz etkilediğini söyledi. Pamuk üreticilerinin yaşadığı sıkıntıları, “Pamuk ucuz, emek ucuz, alınteri ucuz, fakat girdiler aşırı pahalı” sözleriyle özetledi. Karataş, acil bir müdahale yapılmazsa Çukurova tarımının yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Başkan Karataş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çiftçilere verdiği değere de atıfta bulunarak, “Köylü, hepimizin velinimetimizdir. Bu soylu unsurun refahını düşüneceğiz” ifadelerini hatırlattı ve tarımın önemini vurguladı.
Yanlış tarım politikalarının çiftçiyi bitişe sürüklediğini ifade eden Karataş, özellikle plansız ithalatlar ve artan maliyetlerin üretimden kopmaya yol açtığını dile getirdi. Karataş, “Üretmeyen toplumlar tükenmeye mahkumdur. Acil destek sağlanmazsa tarım sürdürülemez hale gelecektir” dedi.
Çukurova’da pamuk üretiminin yıllık olarak azaldığını belirten Karataş, bunun tekstil sektörünü de zora soktuğunu ifade etti. Artan maliyetler, yüksek enflasyon ve döviz kurları nedeniyle sektör, düşük maliyetli ülkelerle rekabet edemez duruma geldi. Karataş, gıda güvenliğinin milli bir beka meselesi olduğunu vurgulayarak, “Planlı, programlı ve çözüm odaklı akılcı işler yaparak bu sorunu çözeceğiz. Çünkü anahtar bizde” dedi.
Anahtar Parti Adana İl Başkanı, partisinin politikasının merkezine çiftçileri ve vatandaşları koyduklarını belirterek, “Emeksiz aktörler yerine çiftçilerin haklarını savunarak çözüm odaklı işler yapacağız” dedi. Karataş, çiftçilere yapılacak gübre ve mazot desteğinin sadece sözde değil özde olması gerektiğini belirterek, “Acil bir müdahale gelmezse, Çukurova’nın verimli toprakları giderek yok olacak. Çiftçiye gerçek anlamda destek verilmelidir” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamalar, Çukurova tarımının geleceği açısından kritik bir dönemeçte olunduğunu ve hızlı bir çözüm sürecinin şart olduğunu ortaya koyuyor.




