Bölgenin modern örtü altı üretimde önemli bir merkez olma potansiyeline sahip olduğunu belirten Çeliktopuz, sera yatırımlarında bölgenin iklim koşullarına uygun mühendislik çözümlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Çukurova'nın uzun üretim sezonu, yüksek güneşlenme süresi, güçlü tarımsal altyapısı ve lojistik avantajlarıyla öne çıktığını ifade eden Çeliktopuz, farklı bölgelerde başarılı olan sera modellerinin doğrudan Çukurova'ya uygulanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti.
Konuyla ilgili açıklamasında, "Uzun üretim sezonu, yüksek güneşlenme potansiyeli, güçlü tarımsal altyapısı ve lojistik avantajları düşünüldüğünde Çukurova’nın bu konuda önemli bir potansiyele sahip olduğu tartışılmaz. Ancak burada üzerinde ısrarla durmamız gereken bir konu var: Antalya’da, Hollanda’da veya İç Anadolu’da başarılı olan bir sera modelini alıp Çukurova’ya kurmak, modern seracılık değildir. Çünkü sera bir bina değildir. Sera, bulunduğu bölgenin iklimine göre tasarlanması gereken bir bitki üretim sistemidir." dedi.
"Çukurova'nın En Büyük Sorunu Isı ve Nem"
Sulama, sera teknolojileri ve modern üretim sistemleri üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Çeliktopuz, yatırımcıların çoğu zaman sera ekipmanlarına odaklandığını ancak iklim analizlerinin yeterince dikkate alınmadığını söyledi.
Çeliktopuz, "Çukurova’da sera tasarımının başlangıç noktası bölgenin iklimidir. Yüksek güneş radyasyonu, uzun sıcak dönem ve özellikle belirli dönemlerde görülen yüksek bağıl nem, bölgemizdeki sera tasarımını doğrudan belirlemelidir. Bu nedenle Çukurova’da kurulacak modern bir serada ilk sorulması gereken soru “Bu sera kaç dönüm olacak?” değildir. İlk soru şudur: Bu sera, Çukurova’nın sıcak ve nemli havasını nasıl yönetecek?" ifadelerini kullandı.
Yetersiz sera yüksekliği ve havalandırmanın hastalıklar, verim kayıpları ve kalite sorunlarına yol açabileceğini belirten Çeliktopuz, birçok sorunun gübreleme ya da sulamadan değil, doğrudan sera tasarımından kaynaklandığını vurguladı.
"Alçak Sera Ucuz Sera Anlamına Gelmez"
İlk yatırım maliyetini düşürmek amacıyla sera hacminin küçültülmesinin önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Çeliktopuz, yüksek hacimli seraların sıcak bölgelerde iklim kontrolü açısından büyük avantaj sağladığını ifade etti.
Evaporatif soğutma sistemlerinin de tek başına çözüm olmadığını belirten Çeliktopuz, doğal havalandırma, gölgeleme, hava sirkülasyonu ve aktif soğutma sistemlerinin birlikte planlanması gerektiğini söyledi.
Sulama Sistemleri Projenin Başında Planlanmalı
Yeni nesil sera yatırımlarında sulama ve fertigasyon altyapısının proje başlangıcında tasarlanması gerektiğini ifade eden Çeliktopuz, akıllı sulama sistemlerinin önemine dikkat çekti.
Bu konuda, "Bugün hâlâ bazı sera projelerinde önce konstrüksiyon kuruluyor, bitki sayısı belirleniyor ve en son aşamada “bir de sulama sistemi yaptıralım” deniliyor. Bu yaklaşım teknik olarak yanlıştır. Sulama sistemi, sera projesinin başlangıcında tasarlanmalıdır." dedi.
Çeliktopuz, modern seralarda yalnızca su veren değil; su tüketimini ölçen, debiyi takip eden, olası arızalarda uyarı veren kontrol sistemlerinin kurulmasının üretim açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
"Çukurova'nın Kendi Serasını Tasarlaması Gerekiyor"
Önümüzdeki yıllarda Çukurova'nın önemli sera yatırımları alacağını öngördüğünü belirten Çeliktopuz, yanlış projelerin hızla yayılmasının bölge tarımı için ciddi risk oluşturabileceğini söyledi.
Açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Çukurova’nın önümüzdeki yıllarda modern seracılık açısından ciddi yatırımlar alacağını düşünüyorum. Bu durum bölge tarımı için son derece önemli bir fırsattır. Ancak hızlı yatırım dönemlerinin önemli bir riski vardır: yanlış projelerin de çok hızlı çoğalması. Bugün yanlış kurulan 1 dekarlık bir sera bireysel bir üreticinin sorunudur. Yarın yüzlerce veya binlerce dekarlık sera yatırımlarında aynı tasarım hatalarının tekrarlanması ise bölgesel bir ekonomik probleme dönüşebilir. Bu nedenle organize sera bölgelerinde yalnızca yolların, elektrik hatlarının ve parsellerin planlanması yeterli değildir. Bölgeye özgü sera tasarım kriterlerinin, iklimlendirme standartlarının, su yönetim stratejilerinin ve otomasyon altyapılarının da tartışılması gerekir. Çünkü Çukurova’nın Hollanda’nın serasını kopyalamaya ihtiyacı yok. Antalya’nın serasını da kopyalamaya ihtiyacı yok. Çukurova’nın kendi serasını tasarlamaya ihtiyacı var. Ve bugün yapacağımız doğru mühendislik tercihleri, önümüzdeki 20 yıl boyunca bölgemizde yapılacak örtü altı üretimin rekabet gücünü belirleyecek."




