Kararın hukuki ve siyasi meşruiyetini kabul etmediklerini belirten Tanburoğlu, görevlerinin başında olduklarını vurguladı.
Tanburoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Biz seçilmiş kadrolarız. İl başkanlığındayız, görevimizin başındayız. Egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür, delegenindir, üyenindir.”
45 gün içinde kongrenin toplanması gerektiğini belirten Tanburoğlu, demokrasi ve hak arayışı mücadelesini sahada sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.
Basın açıklamasına yoğun katılım dikkat çekerken, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, CHP PM üyeleri Erhan Adem ve Emre Yılmaz, Niğde ve Osmaniye il başkanları, çeşitli ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları, CHP’li meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş etkinlikte yer aldı.

“SAHA HAZIRDI, İKTİDARA YÜRÜYÜŞ ENGELLENMEK İSTENDİ”
Açıklamasında sürecin yalnızca parti içi bir tartışma olmadığını vurgulayan Tanburoğlu, yaşananların iktidara yürüyen bir partinin engellenmesine yönelik olduğunu ifade etti.
“Bu mücadele herkesin anlattığı gibi, herkesin gördüğü gibi ve sizlerin varlığıyla ispatladığınız gibi parti içi bir mücadele değildir. Bu mücadele, iktidara yürüyen bir partinin yoluna engel konulmasına karşı verilen demokrasi, hukuk ve gelecek mücadelesidir. 4 Mayıs 2026 günü saha çalışmalarımıza başlattık. İlçe başkanlarımız burada. Her biri kendi ilçelerinde programlar yaptı. Haftada üç kez sokaklara indiler, kahvelere gittiler, pazarı dinlediler. Orada çok net bir tablo vardı. Vatandaşımız geçim sıkıntısı çekiyor. Hayatını idame ettirmekte zorlanıyor ve artık iktidar değişikliğinden sonra yepyeni bir başlangıç istiyordu. Saha hazırdı. Sahayı gezecek aktörler hazırdı. Sandık görevlileri hazırdı. Program hazırdı. Hükümet programı hazırdı. Tam da bu hızla iktidara giden bir partinin önüne engel koymak amacıyla 21 Mayıs'ta butlan kararıyla karşılaştık.”

“KURULTAY TALEBİMİZİ ORTAYA KOYDUK”
Tanburoğlu, süreç içinde kurultay talebinin net şekilde ortaya konulduğunu belirterek şunları söyledi:
“Ardından çok acı süreçler yaşadık. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin polis marifetiyle ele geçirilmesi ve sonrasında dokuz milletvekilimizin ihraç istemiyle disipline sevk edilmeden önce Yargıtay tarafından üyeliklerinin düşürülmesi gibi gelişmeler yaşandı. Bizler ise bu süreçte sürekli “Kurultay” dedik. 74 il başkanımız dün genel merkezimize 830 fiziki imzayı, posta yoluyla gelen üç imzayla birlikte toplam 833 noter tasdikli imzayı teslim etti. Ayrıca dışarıda bırakılan İstanbul kurultay delegelerinin 170 irade beyanını ve 34 hukukçunun kurultayın neden yapılması gerektiğine ilişkin mütalaalarını da sunduk.”
“BUTLAN YÖNETİMİ BİZİ GÖREVDEN ALDIĞINI AÇIKLADI”
Görevden alma kararının iletildiğini belirten Tanburoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Seçilmiş genel başkanımızla yaptığımız il başkanları toplantısında bir haber geldi. Altı il başkanımız görevden alındı. Dördü ihraç istemiyle disipline sevk edildi. Biz de Adana İl Başkanı ve İl Yönetimi olarak, butlan yönetiminin mahkeme kararı sonucu atanmış parti sözcüsünün açıklamasıyla “partinin kurumsal kimliğine zarar verdiğimiz” gerekçesiyle görevden alındığımızı öğrendik.”
“KURUMSAL KİMLİĞE NASIL ZARAR VERDİK?”
Adana’daki seçim başarılarına dikkat çeken Tanburoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Şunu çok açık söylemek isterim. Bizim partinin kurumsal kimliğine katkımızı şu an yanımızda bulunan Yumurtalık Belediye Başkanından sorabilirsiniz. 65 yıldır CHP’nin yönetmediği Yumurtalık Belediyesi’ni kazanmak partinin kurumsal hafızasına zarar mı vermiştir? 35 yıl sonra Aladağ’ı kazanmak, Yüreğir’i kazanmak, Adana’da AKP’ye hiçbir belediye bırakmayarak ikinci kez Adana Büyükşehir Belediyesini almak partiye zarar olarak mı görülmüştür?”
“ADANA’DA 1,5 YILDIR ÇOK ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ”
Adana’daki siyasi sürece de değinen Tanburoğlu, yaşanan gözaltı ve görevden almaları hatırlattı.
“Adana çok zor dönemler geçirdi. 31 Mayıs günü Oya Tekin ve Kadir Haydar gözaltına alındı. 5 Temmuz günü Zeydan Karalar gözaltına alındı. Daha yakın zamanda Ali Demirçalı görevinden uzaklaştırıldı. Adana, yerel seçim başarısıyla, örgütsel birliğiyle ve demokrasi mücadelesindeki kararlılığıyla öne çıkmıştır. Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı sürecinde 550 bin oy kullanılan bir şehir olmuştur. Belediye başkanları için yüzlerce gün boyunca her gün eylem yapan bir şehir olmuştur.”
“45 GÜN SONRA KONGREYİ TOPLAYIN”
Tanburoğlu, atanan yönetimin yetkisini kabul etmediklerini belirterek şunları söyledi:
“Tek bir şeyi kabul ederiz. Delege marifetiyle seçilmemiş, Parti Meclisi onayı olmayan MYK’nın verdiği görevden alma kararını kabul etmiyoruz. Parti Tüzüğü’nün 26. maddesi açıktır. Atanan heyetin tek görevi 45 gün sonra il kongresini toplamaktır. Günü söyleyin. İl kongresine gidelim. Bakalım parti birlik içinde mi değil mi, hep birlikte görelim. Adana burada, başkanının yanında.”
“SOKAKTA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Tanburoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu karar bize tebliğ edilmeden önce neredeydik? Silivri’deydik. Seçilmiş belediye başkanlarımızın duruşmalarındaydık. Bundan sonra da Silivri’deki hak arayışının yanında olacağız. Adana’da İnönü Parkı’nda, Atatürk Parkı’nda emeklilerin, asgari ücretlilerin ve işçilerin yanında olacağız. Bütün demokratik kurum ve kuruluşların yanında olacağız. Biz sokakta olacağız. Bana koltuk gerekmez. Bana bina gerekmez. Ama buradan gitmemiz sizin gönderdiğiniz bir tebligatla olmaz. Önce diyeceksiniz ki bu partinin bir ve bütün olup olmadığını görmek için 45 gün sonra kongreye gidiyoruz. Ondan sonra belki bazı şeyleri konuşabiliriz.”
“Biz kendimize güveniyoruz. Seçilmiş kadrolarımıza güveniyoruz. Yönetimimize güveniyoruz. İlçe başkanlarımıza güveniyoruz. Delegemize güveniyoruz. Halkımıza güveniyoruz. Adanalılara güveniyoruz. Türkiye’de hak arayış mücadelesini iktidara taşıyacak halka güveniyoruz. Tüm milletimize güveniyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür, delegenindir, üyenindir. Hepinize teşekkür ediyorum.”





