Geçen yıl kilogram başına 13,5 lira olarak açıklanan buğday alım fiyatının bu yıl yüzde 22 artışla 16,5 liraya yükseltildiğini hatırlatan Barut, mazot, gübre, tohum ve zirai ilaç gibi temel girdi maliyetlerindeki artışın dikkate alınmadığını belirtti.
“Buğday üreticisine fiyat darbesi”
Açıklanan fiyatın üretim maliyetlerinin altında kaldığını ifade eden Barut, çiftçinin ekonomik olarak zor durumda bırakıldığını söyledi.
Barut, “Dönüme ortalama 450-500 kilo civarında verim alınan Çukurova Bölgesi'nde bile bir kilo buğdayın gerçek üretim maliyeti 16.5 liranın üstündeyken maliyetin altında kalan alım fiyatı revize edilmelidir. Her yıl 10 milyon ton buğday ithal edenler, ülke ortalama verimi gerekçesiyle ton başına 3 bin lira ödeneceğini söyleyerek gerçekleri saptırıp algı oyununa girişenler yanlıştan dönmelidir. Borç batağındaki çiftçinin ürününü alıp 45 gün sonra ödeyeceğini, zaten yetersiz olan desteklerin de ne zaman ödeneceğini açıklamayanlar, tarımsal üretimimiz ve emektar çiftçimize darbe vurmaktadır” dedi.
“İktidar yangını büyütüyor”
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin açıkladığı fiyatlardan üreticilerin memnun olmadığını öne süren Barut, tarım sektöründe yaşanan sorunların giderek derinleştiğini savundu.
Ayhan Barut, “Maliyetin altında kalan alım fiyatları emektar çiftçimizi perişan ederken, ocağına incir ağacına dikerken kimse bu yangını söndürmeye çalışmıyor. AKP iktidarı tarımda büyüyen sorunları, çiftçinin perişan halini, halkın içine düşürüldüğü sefaleti görmüyor. Aksine bu sorunları çözmek bir yana, daha da büyütmenin derdine düşüyor, ateşi daha da körüklüyor. Yazıktır, günahtır. Olan ülke çiftçimize, tarımımıza, ülkemizin gıda egemenliğine ve halkımızın geleceğine oluyor” diye konuştu.
“Yanlıştan dönün, çiftçinin yüzünü bir kez olsun güldürün”
Üretim maliyetleri ile açıklanan alım fiyatları arasındaki farkın üreticileri zor durumda bıraktığını belirten Barut, destekleme politikalarının da yetersiz kaldığını dile getirdi.
Barut, “Tarımsal üretim ve çiftçinin sorunlarına çare bulunmadan ülkede hiçbir soruna çare bulunamaz. Bunlar çiftçinin emeğini heba ederek enflasyonu düşüreceklerini sanıyor. Ama üretim olmazsa açlık, kıtlık, yoksulluk ortamında kim ne bulacak da tüketecek? Elleri nasırlı çiftçimiz maliyetin altında açıklanan fiyatlarla batınca nasıl üretecek, ürün olmayınca ya da az olunca fiyatlar uçmayacak mı? Çiftçimizi yanlış ekonomi politikalarına, enflasyon bahanesiyle uyguladıkları vahşi enflasyon politikalarına kurban ediyorlar. Maliyet hesabı bu kadar açık ve ortadayken Toprak Mahsulleri Ofisi açıkladığı 16.5 liralık alım fiyatı ile emektar çiftçimize, tarımsal üretimimize ve halkımızın güvenli gıdaya erişim hakkına darbe vurmuştur. Ülke ortalamasını gündeme getirip algı oyunlarına girişerek gerçekleri saklayamazlar. Ne zaman ödeneceği bile belli olmayan yetersiz destekleri gündeme getirip sanki ürün alım fiyatı yüksekmiş göstermek cambazlıktır, bunu kabul etmiyoruz. Herkes bilir ki, tarımsal üretim destekleri ayrı ürün fiyatı ayrıdır. Zaten çoğu çiftçimiz peşin ve zamanında ödenmeyen, yasalara aykırı olarak yetersiz bırakılan bu desteklerden faydalanamıyor. Sonuç itibariyle, maliyet altındaki alım fiyatı, yetersiz destek, 45 gün sonra ödeme takvimi tümüyle yanlıştır ve yanlıştan dönmek gerekir. Yanlıştan dönün, çiftçinin yüzünü bir kez olsun güldürün.”
CHP'li Ayhan Barut, açıklanan buğday alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, üreticilerin maliyetlerini karşılayacak ve sürdürülebilir üretimi destekleyecek bir fiyat politikası uygulanması çağrısında bulundu.




