Adana’da depremde yıkılan ve 63 kişiye mezar olan, Tutar Yapı Sitesi C Bloğu ile ilgili sıcak bir gelişme yaşandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin mahkemeye sunduğu raporda; binanın zemin ve giriş katındaki ara duvarların kaldırılıp tek hacim haline getirildiği, hol ve banyo hacimlerinin yerine de merdiven kovası inşa edildiği ağır tadilata dikkat çekilerek, bu işlemleri yapan Bekir ve oğlu Osman Baloğlu’nun ‘asli kusurlu’ olduğuna vurgulandı. Bu tespit üzerine baba ve oğlu tutuklandı. Bekir Baloğlu’nun; “Biz sadece seramik ve boya işi yaptık. Bununla da bina yıkılmaz. Deprem sonrası gittiğimde binanın giriş katları yıkılmamış, bina yan yatmıştı” dedi. Oğlu Osman Baloğlu ise, “Biz, işyerinde herhangi bir tadilat yapmadık. Müteahhidin yaptığı evler de bildiğim kadarıyla ağır hasarlı” savunmasını yaptı. Raporda ayrıca binanın beton ve demirlerinin yetersiz; çatı katının da sonradan konut alanına dönüştürüldüğünü, belediyenin de tali kusurlu olduğu belirtildi.

‘Murat Akyüz’ Umutlu ‘Murat Akyüz’ Umutlu

BABA VE OĞLU TUTUKLANDI

Merkez ilçe Çukurova’ya bağlı Yurt Mahallesi’nde yer alan Tutar Yapı Sitesi’nin C Bloğu, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremde yerle bir oldu. Yıkılan binanın enkazında 63 kişinin cenazesine ulaşılırken, 12 kişi de yaralandı. Olayla ilgili olarak, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada sıcak bir gelişme yaşandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nce hazırlanan; ‘Deprem Güvenlik Değerlendirme Raporu’, mahkemeye sunuldu.

ÇATI KATI KONUTA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ

Raporda; yapımına 1996 yılında başlanan, Tutar Yapı Sitesi C Bloğu’nun kat kolonları, kat perdeleri, kat kiriş ve döşemelerinin; kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğuna ifade edilirken, binanın çatı katının sonradan kapatılarak, konut amaçlı kullanıldığına dikkat çekildi. Binanın, üçüncü derece deprem bölgesine inşa edildiği vurgulanan raporda; sürekli temellerin kesit, zemin emniyet ve donatı alanı açısından yeterli olduğu yorumu yapıldı.

BETON VE ÇELİK YETERLİ DEĞİL

Binanın yıkılmasında zeminden kaynaklı bir neden olmadığı, ancak yapıda kullanılan beton ve çeliğin ilgili yıldaki yönetmelik koşullarını sağlamadığı vurgulanan raporda; bloğun zemin ve birinci katında yapılan tadilata da dikkat çekildi. Bekir Baloğlu ve oğlu Osman Baloğlu’nun, 28 Ocak 2020 tarihinde Çukurova Belediyesi’nden alçıpan asma tavan, boya, sıva, kapı, mobilya ve pencere işleri için tadilat izni istediği belirtildi.

HOL VE BANYO YERİNE MERDİVEN

Raporda; 14 Aralık 2021 tarihli ‘Gayrimenkul Değerleme Raporu’nda yer alan; “Antre, mutfak, salon ve güney cephede yer alan balkon hacimleri, ara duvarlar kaldırılarak tek hacim haline getirilmiş. Çocuk odası, 2 balkon, yatak odası ve iklimlendirme hacimleri birleştirilip, tek hacim galine getirilmiştir. Hol ve banyo hacimleri yerindeyse merdiven kovası inşa edilerek, zemin katta bulunan işyeri bağlantısı olarak kullanılmıştır” yorumu hatırlatıldı.

BABA VE OĞUL ASLİ KUSURLU

Müteahhit, teknik uygulama sorumlusu/fenni mesul, çatı katının kapatılması ve konut amaçlı kullanılmasından sorumlu olan kişi ya da kişiler, zemin ve birinci katlarda ağır tadilat ve değişikliklerden sorumlu kişilerin ‘asli kusurlu’ olduğu vurgulanan raporda; belediye yapı kontrol biriminin tali kusurlu olduğu kaydedildi. Rapor doğrultusunda daha önce haklarında  kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen Bekir ve Osman Baloğlu yakalanıp tutuklandı.

SERAMİK VE BOYA İŞİYLE BİNA YIKILMAZ

Bekir Baloğlu (59), tutuklandığı mahkemedeki ifadesinde; “Biz sadece seramik ve boya işi yaptık. Bununla da bina yıkılmaz. Kolon kesme olayı kesinlikle olmadı. Önce 2018’de zemin kattaki dükkanı, bir yıl sonra da üst katındaki daireyi satın aldım. Dairede karo, seramik ve boya işi yaptık. Ben, o dükkanı hiç kullanmadım. Alt katta hiçbir işlem yapmadım. Deprem sonrası gittiğimde binanın giriş katları yıkılmamış, bina yan yatmıştı. Bahsedilen merdiven açma tadilatını biz yapmadık” dedi.

İŞYERİNDE HİÇBİR TADİLAT YAPMADIK

Osman Baloğlu (35) ise, “Biz, işyerinde herhangi bir tadilat yapmadık. Bilirkişi raporunda yer alan projeyle tadilat arasındaki uyumsuzluk olduğu hususlarını kabul etmiyorum. Müteahhidin yaptığı evler de bildiğim kadarıyla ağır hasarlıdır. İşyerini 2020 yılında üzerime aldıktan yaklaşık bir yıl sonra sattık. Tadilatı biz yapmadık. Basit tadilat için belediyeye başvuruyu ben yaptım” savunmasını yaptığı öğrenildi.

KIZIMI SİLAHLA TEHDİT ETTİLER
Öte yandan, davanın ikinci duruşmasında; ‘tanık’ olarak dinlenen, depremde kızı, damadı ve torununu kaybeden Şengül Kaysı (72), “Deprem öncesi kızımla görüştüğümde bana; ‘Anne, apartmanda tadilat yapılıyor, ancak bizim görmemize izin vermiyorlar. Silahla tehdit ediliyoruz’ dedi. Kızımın evine gitmek için merdivenle yukarı çıkarken, balyoz sesleri duydum. Sesin geldiği yere baktığımda duvarlar yıkılmıştı” ifadesini vermişti.

ŞİKAYETÇİ OLURSAN KIZINI ÖLDÜRÜRÜZ

Aynı duruşmada Tutar Yapı Sitesi C Bloğu’nda kardeşi Hayati ve yeğeni Sena Noyaner’i kaybeden Nazım Noyaner (74) ise, “Sena, depremden birkaç ay önce beni arayıp; ‘Amca, babamın işyerine gelip, silah gösterip onu tehdit ettiler. Tadilatla ilgili ondan şikayeti olmamasını isteyip, ‘Eğer şikayetçi olursan, kızını öldürürüz’ dedi. Depremden sonra da konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduk” dediği de yine tutanaklara geçmişti.

KARADAĞ’DAN İADESİ BEKLENİYOR

Bu arada, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada şu ana kadarki tek sanık olan, binanın teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi olan Cüneyt Akkaya, Interpol tarafından ‘ihmal sonucu ölüme ve yaralanmaya sebep olmak’ suçlamasıyla geçtiğimiz Şubat ayında Karadağ’da yakalanmıştı. Akkaya’nın iadesiyle ilgili sürecin aradan geçen 4 aya rağmen hala devam ettiği öğrenildi.

Muhabir: SONER KAN