Başarılı geçen nakil sonrası sağlığına kavuşan anne Nilgün Çağlıyan, “Önce ben ona hayat verdim, sonra da o bana hayat verdi” sözleriyle yaşadığı duyguyu anlattı.
Adana’da yaşayan 4 çocuk ve 3 torun sahibi Nilgün Çağlıyan (61), kaşıntı, morarma ve halsizlik şikâyetleriyle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkiklerde karaciğer yetmezliği teşhisi konulan Çağlıyan’ın durumu kısa sürede ağırlaştı. Yoğun bakıma alınan ve bilinci kapanan Çağlıyan için doktorlar acil karaciğer nakli kararı verdi.
14,5 SAATLİK ZOR AMELİYAT
Nakil için bir yandan resmi başvurular yapılırken, diğer yandan aile bireylerinden doku örnekleri alındı. Yapılan incelemelerde, ailenin üçüncü çocuğu olan Erdener Çağlıyan’ın (41) dokularının annesiyle uyumlu olduğu belirlendi. Bunun üzerine Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar ve ekibi, anne ve oğlunu vakit kaybetmeden ameliyata aldı.
Yaklaşık 14,5 saat süren operasyonun ardından, oğlundan alınan karaciğerle Nilgün Çağlıyan yeniden hayata tutundu. Bir süre hastanede tedavi gören anne ve oğul, sağlık durumlarının iyiye gitmesiyle birlikte birlikte taburcu edildi.
“BEN ONA HAYAT VERDİM, O DA BANA”
Yaşadıkları süreci İhlas Haber Ajansı’na anlatan anne Nilgün Çağlıyan, hastalığın çok kısa sürede ilerlediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“15 gün içerisinde tetkikler yapıldı ve sonunda ben yoğun bakıma alındım. O sırada bilincim kapandı. Yoğun bakım sürecindeyken oğlum karaciğerini bana vermiş. Ben ona hayat verdim, o da bana hayat verdi. Çok şükür onun sayesinde nefes alıyorum. Her şeyi uyandıktan sonra öğrendim. Ancak ben hep evlatlarımın beni yalnız bırakmayacağını biliyordum”
Çağlıyan, sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek doktorlara ve sağlık ekibine teşekkür etti.
“YİNE LAZIM OLSA YİNE VERİRİM”
Annesine karaciğerini bağışlayan Erdener Çağlıyan ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Anneme en uyumlu karaciğerin benim olduğu tespit edildi. Hiç zaman kaybetmeden nakil yapılmasını istedim. Annem ile birlikte ameliyata girdik ve başarılı operasyonla yine birlikte çıktık. Cennet annelerimizin ayağı altındadır. Onların haklarını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Biz sevdiklerimiz için 'canımızı bile veririz' derken blöf yapmıyoruz. Yine lazım olsa yine veririm”




