TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Ahencan Tayakısı, Çukurova’da 2026’nın ilk haftalarında etkili olan yoğun yağışların tarımsal üretimi ciddi şekilde olumsuz etkilediğini belirtti. 2025 yılı Ocak ayında metrekareye yaklaşık 4 kilogram yağış düştüğünü hatırlatan Tayakısı, 2026’nın ilk 45 gününde bu miktarın 138 kilograma ulaştığını vurgulayarak, “Normal şartlarda yaklaşık 1,5 yılda düşmesi gereken yağış miktarı bu yıl yalnızca 45 günde gerçekleşmiştir. Bu tablo küresel iklim değişikliğinin somut bir göstergesidir” dedi.

Ekili ve Dikili Alanlar Sular Altında

Son iki yılda bölgede yaşanan meteorolojik ekstrem olaylara dikkat çeken Tayakısı, 2025 yılında yetersiz yağışların yanı sıra Şubat ayında Çukurova’da, Nisan ayında ise Türkiye genelinde 39 ilde görülen zirai don olaylarının üreticiyi zorladığını anımsattı. Yaz aylarındaki aşırı sıcaklıkların da tarımsal verim üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.

Yüreğir’de Ramazan Coşkusu: Birlik ve Beraberlik İftarı
Yüreğir’de Ramazan Coşkusu: Birlik ve Beraberlik İftarı
İçeriği Görüntüle

Aşırı yağışlarla birlikte baraj doluluk oranlarının yüzde 58’den yüzde 80’e yükseldiğini belirten Tayakısı, 16 Şubat 2026 tarihinde Adana Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ile Devlet Su İşleri yetkililerinin açıklamaları doğrultusunda kontrollü şekilde Seyhan Nehri’ne su bırakıldığını aktardı.

Ancak suyun kısa sürede yüksek debiyle salınması sonucu nehrin her iki yakasında taşkınlar meydana geldiğini ifade eden Tayakısı, “Narenciye bahçeleri, hasadı devam eden ve tamamlanmış alanlar, şeftali ve erik bahçeleri, ekili buğday tarlaları ile işçi barınma alanları ve tarımsal ekipman depoları su altında kalmıştır. Bu durum bölgede her 5-10 yılda bir tekrarlanmaktadır” diye konuştu.

Sararma ve Verim Kaybı Uyarısı

Meteorolojik veriler doğrultusunda su salınımının daha erken ve kademeli yapılmasının taşkın riskini azaltabileceğini belirten Tayakısı, yaşanan su stresinin özellikle çiçeklenme dönemindeki şeftali ve erik ağaçlarında zamklanma riskini artıracağını söyledi. Ekili alanlarda ise sararma ve verim kaybının kaçınılmaz olabileceğini dile getirdi.

Tayakısı açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Tarım İl ve ilçe Müdürlükleri hasar tespiti için Hasadı yapılmamış narenciyelerde hasat sürecinin aksadığını, hasadı tamamlanan bahçelerde ise bakım çalışmalarının yapılamadığını, tüm bu zararların üreticiye ek maliyet olarak yansıyacak. Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi olarak teknik konularda üreticilerimizin yanındayız. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da zararların tazmini konusunda hızlı adım atmasını bekliyoruz” dedi.

Kaynak: BÜLTEN