Emektar çiftçinin ve vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Barut, tarım politikaları üzerinden iktidarı sert sözlerle eleştirdi.
Çiftçinin ürettiği buğdayın para etmediğini, buna karşın vatandaşın 250 gramlık Ramazan pidesini dahi almakta zorlandığını ifade eden Barut, “Çiftçi üretmezse kıtlık olur, aç kalırız. Tarımsal üretimi ve üreticiyi desteklerseniz, tüketiciyi de desteklemiş olursunuz. 'İthal et, üretme' politikasından vazgeçilsin” dedi.
“ENGELLERİ KALDIRIN”
Tarım Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifinin sahibi olarak kürsüye çıkan Barut, tarımın stratejik önemine vurgu yaptı. Konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Tarımın tüm dünyada stratejik bir öneme sahipken, bundan tam on bin yıl önce dünyada tarımsal üretimin ilk kez yapıldığı bu kadim topraklarda maalesef hem çiftçimizin hem de tarımın hâli içler acısı. Herkes bilir ki gıda olmadan yaşam sürdürülemez. Bu nedenle, tarımın icat edildiği bu topraklarda maalesef ülkemizde tarımsal üretim yapılamaz duruma gelmiş, hayvansal ve bitkisel üretimin önündeki engellerin mutlak surette kaldırılması gerekmektedir.”
“ÇİFTÇİYE YOK, FAİZE ÇOK”
İktidarın tarıma yeterli desteği vermediğini savunan Barut, Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Maalesef, çiftçilere şu anda yeterli destek verilmiyor. AKP iktidarının 2006 yılında çıkardığı bir yasa var. Bu yasada Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesi çok açık ve net olarak, 'Tarımsal destekler milli gelirin yüzde 1'inden aşağı olamaz' diyor. Milli gelir ne kadar? Bugün 77,2 trilyon lira, bunun yüzde 1'i ise 772 milyar lira. Verilen destek ne kadar? 168 milyar lira. Yani verilmesi gereken desteğin beşte 1'i kadarı ancak veriliyor. Milli gelirin yüzde 1'i olması gerekirken şu anda 18,9 trilyonluk bütçenin bile yüzde 1'inin altında. Koskoca ülke tarımını yöneten Tarım Bakanlığının bütçesi bile millî gelirin yüzde 1'inden aşağıda. Bu kanuna göre çiftçiye bu yıl vermesi gereken daha 604 milyar lira. Kanunun çıktığı o ilk günden bugüne kadar çiftçiye toplam 1 trilyon 372 milyar lira borcu var iktidarın. Çiftçinin bankalara olan borcu da 1 trilyon 270 milyar lira. Ödeyin çiftçinin borcunu, çiftçi de bankalara olan borcunu ödemiş olsun. Çiftçimize destek olarak 168 milyar lirayı reva görenler, çiftçilere desteği çok görenler maalesef bunun tam 16,5 katını faize ödüyorlar.”
“AKP İKTİDARI 'ÜRETME, İTHAL ET' ANLAYIŞIYLA TARIMI YOK ETTİ”
Tarımsal dış ticaret verilerine de değinen Barut, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“AKP iktidarında tarımsal dış ticaret açığımız 50 milyar doları aşmış, bunun 13 milyar dolarını da hayvancılıkla ilgili ithalat gerçekleştiriyor. Her şeye rağmen çiftçimiz üretmeye çalışıyor. Mazota, gübreye, ilaca katlanarak zam geliyor; buna katlanmaya çalışıyorlar. Yılda 3 milyar litre mazot tüketiliyor, ödedikleri fiyat 180 milyar, destekleme 168 milyar, bunun da yüzde 40'ı ÖTV ve KDV. AKP iktidarı, 'Üretme, ithal et' anlayışıyla tarımı yok etti, çiftçiyi sahipsiz bıraktı, bu sektörde yangın büyüyor.”
Ramazan Pidesiyle Dikkat Çekti
Konuşması sırasında kürsüye getirdiği 250 gramlık Ramazan pidesini gösteren Barut, fiyatlar üzerinden çarpıcı bir örnek verdi:
“Mübarek Ramazan ayı geldi, herkesin Ramazan ayını kutluyoruz. Malum, emeklisinden işçisine, çiftçisinden asgari ücretlisine herkes perişan; bu yangın her geçen dakika daha da büyüyor. Açlık, yoksulluk dayatılıyor. Şimdi, şu elimdeki 250 gramlık Ramazan pidesinin fiyatı 25 lira. Çiftçinin satmış olduğu buğday hasat döneminde 11, 12 liraydı, şu an bile 12 lira ile 13 lira arasında. Çiftçi, ürettiğinden zarar ediyor, emekli de asgari ücretli de yurttaş da pahalıya tüketiyor. Yani 1 kilogram buğdaydan 3 tane Ramazan pidesi yapılır, 25 liradan çarparsanız tam 75 lira yapar. Vatandaş, bırakın, etinden, sütünden, meyvesinden vazgeçtim, şu Ramazan pidesini bile maalesef sofrasına taşıyamayacak durumda. Bu şartlarda üretici nasıl üretsin, tarım nasıl yapsın, halkımız ne yapsın?”
“ÇAY KAŞIĞIYLA VERİP KEPÇEYLE GERİ ALIYORLAR”
Barut, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“İktidar, çay kaşığıyla verdiğinin kepçeyle fazlasını geri alıyor ve bu akıl kârı değil. Aslında söylenecek çok söz var. Çiftçi nefes bile almakta zorlanıyor. Üreticiyi ve üretimi gözetmeyen, gıda egemenliğini tehlikeye atan bu yanlış politikalardan derhâl AKP iktidarının vazgeçmesi lazım. Eğer bu vahim yanlışlardan vazgeçilmezse daha büyük bir felaketle karşılaşacağımızı buradan söylemek istiyorum. Çiftçi üretmezse bu ülke aç kalır, vatandaşlarımız aç kalır. O nedenle, burada vermiş olduğumuz kanun teklifi değişikliğine destek verirseniz hem üretici kazanır hem de tüketici kazanır. Çiftçi ve tarımın desteklenmesi, tüketicinin rahat bir nefes almasını amaçlayan yasa değişikliği teklifi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.”




