Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, “bireysel
başvurunun uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel hak ve özgürlüklere ilişkin birçok
uyuşmazlık, ulusal hukuk sistemimiz içerisinde çözülmüş, böylece AİHM’e yapılan
başvurularda azalma yaşanmış ve insan haklarının korunmasında iç hukuk mekanizmalarının
etkinliği önemli ölçüde güçlenmiştir” dedi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 2012 yılından bu yana aradan geçen
14 yıllık süreçte; Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 739 bin 417 başvurunun, 637 bin 274'ü
sonuçlandırıldığını, 87 bin ihlal kararı verildiğini açıkladı.
GÜÇLÜ BİR ANLAYIŞ
‘Anayasa Mahkemesi’nin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde
Uygulanmasının Desteklenmesi Avrupa Birliği–Avrupa Konseyi Ortak Projesi’nin kapanış
töreni Adana’da yapıldı. Törende konuşan Kadir Özkaya, projenin anayasal hakların yalnızca
metinlerde korunmasının yeterli olmadığını, asıl önemli olanın; bu hakların gündelik hayatta
etkili bir şekilde yaşatılmasını esas alan, güçlü bir anlayış üzerine inşa edildiğini söyledi.
AMAÇ; İHLAL TESPİTİ DEĞİL
Özkaya, “Hukuk devletinin gerçek gücü, yalnızca normların varlığından değil, bu normların
etkili şekilde uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde anayasal güvencelerin
gerçek anlamı da yalnızca mahkeme kararlarında değil, o kararların toplumsal hayata, yargısal
uygulamalara ve kamu otoritesinin işleyişine yansımasında ortaya çıkmaktadır. Esasen
anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin
tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmak” diye konuştu.
EN ÖNEMLİ REFORMLARDAN BİRİ
Bireysel başvuru mekanizmasının, Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biri olduğu
yorumunu yapan Özkaya, “2010 yılındaki Anayasa değişikliğiyle kabul edilen ve necip
milletimizin referandum ile kabul ettiği bireysel başvuru, ülkemizde anayasal hak koruma
sisteminde yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. Bireysel başvuru sisteminin bugün ulaştığı
nokta, yürüttüğümüz çalışmaların ve kurumsal iş birliğinin ne denli önemli sonuçlar
doğurduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.
14 YILDA 739 BİN 417 BAŞVURU
Kadir Özkaya, “Güncel veriler incelendiğinde, bireysel başvurunun kabul edilmeye başlandığı
23 Eylül 2012 tarihinden bu yana Anayasa Mahkemesi’ne toplam 739 bin 417 başvuru
yapıldığı görülmektedir. Bu başvuruların 637 bin 274'ü sonuçlandırılmış, böylece
başvuruların yaklaşık yüzde 86'sı karara bağlanmıştır. Halihazırda derdest bulunan başvuru
sayısı ise, 102 bin 143'tür” bilgisini verdi.
87 BİN İHLAL KARARI VERİLDİ
Özkaya, “Bugüne kadar verilen kararlar neticesinde bireysel mağduriyetleri gidermenin
ötesine geçilerek, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin anayasal standartların
geliştirilmesine önemli katkılar sunulmuştur. Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar
makul sürede yargılanma hakkı dahil yaklaşık 87 bin ihlal kararı verilmiş olması, bireysel
başvurunun hak eksenli hukuk kültürünün gelişmesinde ne kadar önemli bir işlev gördüğünü
ortaya koymaktadır” diye konuştu.
YARGININ ORTAK SORUMLULUĞU
Özkaya, “Temel hakların korunmasının sadece Anayasa Mahkemesi’nin değil, yargının bütün
kademelerinin ortak sorumluluğu olduğu yönündeki anlayış giderek daha güçlü bir şekilde
yerleşmektedir. Bireysel başvurunun temel amacı; bireyin temel hak ve özgürlüklerinin ulusal
düzeyde daha güçlü şekilde korunmasını sağlamaktır. Bunun yanında bireysel başvuru, insan
haklarına ilişkin uyuşmazlıkların, uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi
içinde çözülebilmesine imkan tanıyan etkili bir iç hukuk yolu niteliği taşımaktadır” dedi.
‘ADİL YARGILAMA’ VURGUSU
Kadir Özkaya, “Geride bıraktığımız süreç, bireysel başvuru sisteminin bu hedefler
bakımından son derece önemli sonuçlar ürettiğini göstermiştir. Anayasa Mahkemesi bireysel
başvuru yoluyla; yaşam hakkından ifade özgürlüğüne, kişi hürriyeti ve güvenliğinden adil
yargılanma hakkına, mülkiyet hakkından özel hayatın korunmasına kadar çok geniş bir alanda
güçlü bir içtihat oluşturmuştur” ifadesini kullandı.
AİHM’E YAPILAN BAŞVURULAR AZALDI
Özkaya, “Bu süreçte verilen kararlar, bireysel mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmasının
yanında hukuk sistemimizin insan hakları standartlarının yükseltilmesinde de belirleyici bir
rol oynamıştır. Nitekim bireysel başvurunun uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel hak ve
özgürlüklere ilişkin birçok uyuşmazlık, ulusal hukuk sistemimiz içerisinde çözülmüş, böylece
AİHM’e yapılan başvurularda azalma yaşanmış ve insan haklarının korunmasında iç hukuk
mekanizmalarının etkinliği önemli ölçüde güçlenmiştir” dedi.





