Ata yadigârı olarak nesilden nesile aktarılan değirmen, doğal taşları ve su gücüyle çalışan sistemi sayesinde ürünleri doğallığını koruyarak öğütüyor.

Adana Ticaret Odası'ndan Tarihi Başarı!
Adana Ticaret Odası'ndan Tarihi Başarı!
İçeriği Görüntüle

Süphandere Mahallesi'nde, çağlayan derenin kenarında ve asırlık çınar ağacının gölgesinde yer alan tarihi değirmen, buğday, mısır, bulgur ve hasat döneminde sumağın öğütülmesinde kullanılmaya devam ediyor.

Yaklaşık beş asırdır hizmet verdiği belirtilen değirmen, yalnızca Feke ve çevresindeki köylülerin değil, Adana'nın farklı ilçeleri ile Kayseri'den gelen üreticilerin de tercih ettiği önemli bir üretim merkezi olmayı sürdürüyor. Tarihi dokusunu koruyan yapı, doğal atmosferiyle Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.

"Su gücüyle çalıştığı için unu yakmıyor"

Yaklaşık 35 yıldır ailesinden kalan değirmeni işleten Ramazan Şengül, geleneksel üretim yöntemlerinin ürün kalitesini koruduğunu belirterek şunları söyledi:

"Burada sumak, bulgur, buğday ve mısır öğütüyoruz. Buranın bilinen yaklaşık 500 yıllık bir değirmen olduğu söyleniyor. Atalarımızdan bize kaldı. Bunun en büyük özelliği unu yakmaması ve doğallığını bozmaması. Su ile döndüğü için kepekli unu bozmadan tamamen doğal şekilde öğütüyor. Bu nedenle ilçemizden, çevre köylerden ve farklı illerden bilen insanlar bu unu özellikle tercih ediyor."

"Eskiden at ve eşeklerle gelirlerdi, şimdi kilometrelerce yoldan araçlarla geliyorlar"

Geçmişte ürünlerin değirmene at ve eşeklerle taşındığını anlatan Şengül, bugün ise farklı il ve ilçelerden araçlarla gelen ziyaretçilerin bulunduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

"Talep eskisi kadar yoğun değil ama Kayseri'den, Kozan'dan ve çevre ilçelerden gelen çok oluyor. Eskiden insanlar mahsulünü at ve eşeklerle getirirdi, şimdi araçlarla geliyorlar. Sadece un öğütmek için değil, bu tarihi değirmeni görmek için de gelen çok. Burayı gören yaşlı insanlar eski günlerini hatırlayıp duygulanıyor. Burayı işlettiğim için bana teşekkür eden çok oluyor."

"Bu tarih mutlaka korunmalı"

Tarihi değirmenin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Ramazan Şengül, şu çağrıda bulundu:

"Devletimiz burayı restore etse ve tescillese çok güzel olur. Böylece hem bu tarihi miras korunur hem de gelecek nesillere ışık tutmaya devam eder."

Yaklaşık 500 yıldır suyun gücüyle çalışan tarihi değirmen, hem geleneksel üretim kültürünü yaşatıyor hem de Adana'nın kültürel mirası arasında önemli bir değer olarak varlığını sürdürüyor.

Kaynak: İHA