Adana’nın merkez Yüreğir Belediyesi tarafından 8 kültür merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan ’Okuryazarlık Seferberliği’ programı kapsamında 192 kişiye eğitim veriliyor.

Yaşlılar, azmiyle örnek oluyor

Okuma Yazma Bilmeyen Kalmasın’ sloganıyla her yaş grubuna yönelik okuma-yazma kursları gerçekleştirilirken, kursun özel kursiyerleri, okuma istekleri ve azimleriyle herkese örnek oluyor. Yaşlı teyzelerin okuma yazma heyecanı gözlerinden okunurken, okumanın yaşı olmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

“Okuma yazma bilmediğim için ağladım”

Bu yaşlılardan birisi de 6 çocuk, 12 torun sahibi 70 yaşındaki Şefika Akkaya. Yıllar önce babası tarafından okula yazdırılan ancak ağabeyi tarafından okuldan alınan Akkaya, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Akkaya, okuma yazma bilmediği için ağladığını anlatarak, “Dolmuşa binerken yanlış biniyordum. İnsan malum herkese güvenemiyor. Dolmuşa artık yanlış binmeye başlayınca kendime yemin ettim ve buraya geldim. Müdüre ağladım, durumumu anlattım. ’Okuma yazma bilmediğimi söyledim, kalemi tutmayı bile bilmiyorum’ dedim. Beni hemen kaydetti. Başladım ve şu anda hem okuyorum hem de yazıyorum. Allah herkesten razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Okul hep rüyalarıma giriyordu”

Okula gitmeyi hep hayal ettiğini kaydeden Akkaya, “Zamanında babam beni okula yazdırdı ama ağabeyim okula gitmeme izin vermedi. Bu hep rüyalarıma giriyordu. Kalem tuttuğumu görüyordum ama uyanınca rüya olduğunu anlıyordum. Şu anda hem okuyup hem yazıyorum. Bütün okuma yazma bilmeyenler gelip öğrensin. Hiç ayıp değil. Bütün kadınlarımız gelsinler. Evlatlarım da şu anda çok seviniyor, destekliyorlar” dedi.

“Okuma yazma bilmeyen herkes gelsin”

3 çocuk 6 torun sahibi 65 yaşındaki Saime Perk ise ailesinin ‘kızlar okumaz’ diyerek okula göndermediği bir diğer yaşlılardan. Perk, okuma yazma bilmediği için hep üzüldüğünü belirterek, şunları söyledi:

Anne Oğul Aynı Okulda Sınava Girdi Anne Oğul Aynı Okulda Sınava Girdi

“Memlekette ‘kızlar okumaz’ diyerek beni okula yollamadılar. Ben o nedenle hiç okuma yazma öğrenemedim. Evlendikten sonra Adana’ya geldim. Senelerce çalıştım, torunlara baktım. Hiç okuma yazmayı bilmiyordum, çok üzülüyordum. Artık çok şükür hem okuyup hem de yazıyorum. Herkes okusun, bu kursu bilmeyenler gelsin. Şu anda bütün işlerimi kendim halledebiliyorum. İyi ki de gelmişim. Çok şükür hem yazıp hem okuyorum. Artık hem akraba hem de arkadaşlarımla telefonda mesajlaşıp görüşebiliyorum. Okuma yazma bilmeyen herkes gelsin, öğrensin.”

Kaynak: iha