9. Yargı Paketi ile genel olarak Türk Medeni Kanun’un soybağına ilişkin hükümlerine düzenlemeler getirildi. Etkin başvuru hakkı kapsamında yalnızca baba olduğunu iddia eden kişi değil, anne de soybağının reddi davası açabilme hakkına sahip olacak. Uzlaştırma kapsamında birtakım düzenlemeler yapılarak yargı yükünün hafifletilmesi amaçlanmış, özellikle sosyal medyada işlenen hakaret suçları bakımından dinamik yöntemler edinilmeye çalışıldı. Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından verilen birtakım iptal kararlarının uygulamada oluşturduğu boşluğun giderilmesi için yeni uygulamalar öngörülmüş, yine kanun yoluna başvuru parasal sınırlarının belirlenmesine dair düzenlemeler yapıldı.  

AK Parti Grup Başkanvekili Abdullah Güler, Evlenen kadının soyadına ilişkin getirilen düzenlemenin aile bütünlüğünün zarar görmemesi ve çocukların olumsuz etkilenmesinin önüne geçilebilmek için düzenleme teklif edileceğini belirterek, “Evlenen kadının soyadına ilişkin olarak düzenleme getiriyoruz. Kullanılacak soyadı nedeniyle aile bütünlüğünün zarar görmemesi ve çocukların olumsuz etkilenmemesi amacıyla, kadınların evlenince eşlerinin soyadını alacağı ve isterlerse önceki soyadlarını da kullanabileceklerine yönelik bir düzenleme teklif ediyoruz.” diyen Güler, “Ailenin huzur ve refahının korunması amacıyla baba olduğunu iddia edilen üçüncü kişilerin soy bağının reddi davası açabilmesi, belirli kurallara bağlı olarak kanun teklifimizde yer alıyor” diye konuştu.

Dskflsdlfa

EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI
Bunun üzerine Adana Barosu Avukatlarından Esin Güvenç, kadınların soyadını evlendikten sonra kullanamamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti. Güvenç, “Bilindiği üzere Anayasa mahkemesi, yapılan bireysel başvuru üzerine “Kadın evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önüne kendi soyadını da kullanabilir.” Şeklinde düzenlenmiş olan TMK’nın 187. Maddesinin eşitlik ilkesine aykırı olması gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. .Anayasa Mahkemesi, uluslararası sözleşmelerin erkek ve kadının evlilik sonrasında soyadları bakımından eşit haklara sahip olmasını öngören hükümleri ile evli kadının kocasının soyadını kullanması zorunluluğunu öngören iç hukuk düzenlemelerinin aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle Anayasa’nın 90. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınmasının gerektiğini, bu itibarla başvurucular hakkında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesinin uygulanmasının kanunilik ilkesiyle bağdaşmadığını ve ihlale yol açtığını belirtmiştir Gerçekten de uygulamada erkek, doğduğu andan itibaren kendi soyadını taşıyabiliyor ve hiçbir sebeple soyadında değişiklik yapılması gerekmiyorken, evlenme ile birlikte yalnızca kadının soyadında değişiklik olması eşitlik ilkesine aykırıdır” dedi. 

Adana’da ‘Kiralık Ev’ Vurgunu! Adana’da ‘Kiralık Ev’ Vurgunu!


AYM kadınların evlendikten sonra bekarlık soyadını tek başına kullanamamasının eşitlik ilkesinin ihlali olduğuna karar vermişti; Av. Esin Güvenç, AYM’nin iptal kararının yerinde bir karar olduğunu belirterek, “Aynı hukuki ilişki içerisinde yalnızca kadının soyadına ilişkin düzenlemenin olması ve yalnızca kadının ya eski soyadından vazgeçmesi ya da yeni bir soyadını benimseyip taşımak zorunda bırakılması eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi kadının yaşantısında birçok alanı etkilemektedir. Günümüzde kadınlarımızın büyük çoğunluğu çalışmakta olup, mesleki alanında kendi ad ve soyadı ile tanınmakta iken evlilik akdi sonrasında bilindiği soyadını değiştirmek mecburiyetinde olup, şayet isterse önceki soyadını da kullanma hakkına sahipti. Kadının soyadının evlenme ile birlikte değişmesi sonrasında nüfus ve pasaport işlemleri, banka, noter ve diğer birçok resmi kurum ve kuruluşlardaki işlemleri aksamaktadır. Bu bağlamda iptal kararı yerinde olup, uygulamadaki boşluğa dair düzenleme beklenirken 9. Yargı paketi ile aslında iptal kararı verilen TMK’nın 187. Maddesinin eski hali ile yeniden düzenleneceği belirtilmiştir. 9. Yargı paketinde işbu iptal kararının uygulanmasının Türk toplumunun temeli olan aile bütünlüğüne zarar verebileceği gerekçe gösterilerek Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmü yeniden düzenlenerek uygulanacağı belirtilmiştir” ifadelerini kullandı. 


KADIN HAKLARI GÖRMEZDEN GELİNİYOR
Kadınlara verilen birtakım hakların görmezden gelindiğini dile getiren Av. Güvenç, “9. Yargı Paketi düzenlemesinde Türk toplumunun temeli olan aile bütünlüğüne zarar verebileceği gerekçe gösterilerek Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmünün yeniden düzenlenerek uygulanacağı belirtilmiştir. Oysaki Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile cinsiyet temelli bu ayrımın önüne geçmeyi hedeflemiştir. Bilindiği üzere normlar hiyerarşisinin en üstünde anayasa olup, ardından Uluslararası Antlaşmalar, ardından kanunlar gelmektedir. Dolayısıyla AYM kararları da herkes için bağlayıcı niteliktedir. Bu kapsamda 9. Yargı Paketi ile iptal kararının nasıl uygulanacağı, buna ilişkin olarak uygulama boşluğunun nasıl düzenlemelerle doldurulacağına açıklık getirmesi beklenirken, Anayasa Mahkemesi kararının uygulama alanı bulmayacağı yönündeki düzenlemesi; hukuka aykırıdır. Dolayısıyla eşitlik ilkesini ihlal etmeksizin, olabilecek soybağı sorunlarına alternatif çözümler üretilmesi beklenirken yine kadınlara tanınan birtakım hakların görmezden gelinmesi durumu söz konusu olmuştur. Kadınların toplumda bireysel olarak varoluşu açısından kadının yalnızca kendi soyadını taşıyabilmesi çok önemli bir değere sahiptir. Kadının evlilik birliği içerisinde de sadece bekarlık soyadını kullanmaya devam edebilmesi için hiçbir gerekçe sunmasına dahi ihtiyaç kalmamalıdır. Nitekim bu kadının kişiliğinin ve benliğinin bir parçasıdır. Bu hak AİHS ‘nin 8. Maddesi ve Anayasanın 17. Maddesi kapsamında bir insanlık hakkıdır ve cinsiyete dayalı olarak bir ayrıma tabi tutulmaksızın uygulanmalıdır” diye konuştu. 
 

Muhabir: ALİYE GÜLTEKİN