O, kelimelerin dünyasında sadece bir yolcu değil; okudukça düşünen, düşündükçe topluma ve edebiyata kalıcı değerler üreten bir fikir işçisidir. Onun kaleminden dökülen her bir mısra, şiirin sadece geçici bir esin dalgasıyla değil, ancak köklü bir bilgi, emek ve bilinçle inşa edilebileceğini açıkça gözler önüne seriyor. İlhan Kemal’in edebi evreninde rastlantısal bir "ilham" kavramına yer yoktur; onun yerine disiplinli bir zihin, felsefi bir derinlik ve kelimelerin mimarisi vardır.

Şiir Vazgeçilir Bir Şey Değildir; Soluk Alıp Vermektir 2

Yaşadığı çağı sadece seyretmekle kalmayan, yazdığı nitelikli kitaplarla zamana silinmez izler bırakan usta şair, okurlarına da her fırsatla şu felsefeyi fısıldıyor: "Okuyun; ezberci kalıplardan sıyrılın, kulaktan dolma bilgilerle yetinmeyin." Biz de bu çağrıya kulak vererek, şiirin bu güçlü sesini daha yakından tanımak, onun rehberliğinde keyifli bir edebi yolculuğa çıkmak istedik ve sorduk; şair İlhan Kemal de tüm samimiyetiyle yanıtladı.

Mağmum, Hiç Kimsenin Bildiği, Ücra Söz, Değişik, Yağmur Konalgası, Beni Gözlerimden Öp, Ağır Çılgın, Yalnızlık Karnavalı, Yitik Kitap, Çavlan Sözler İnci Buğusu, Issız Yara, Hüsün Kitabı, Aşkla Çattığın Dünyadır, Şarkısı Lirik ve Ahrazın Şarkısı gibi kıymetli esere imza atan usta şair İlhan Kemal ile gerçekleştirdiğimiz bu özel söyleşide; şiirin doğasını, felsefeyle bağını ve bir sanatçının çağına karşı takınması gereken aydın duruşunu enine boyuna konuştuk.

– Sizi şiir alemi tanıyor, o nedenle "İlhan Kemal kim değildir?" diye sormak istiyorum.

- Hani der ya Edip Cansever bir şiirinde: "Gelmiş bulundum!" Evet, dünyaya gelmiş bulunmanın bir anlamı olmalı. İnsan yaşama anlam katmak için ulu kavgalara katılmalı. Kavga dediğimiz kaş göz çıkarmak değil tabii. Ya? Mücadele! Mücadelenin de binbir hali vardır. Sen siyasete girersin, o tarlada çapa yapar, ben şiir yazarım. O zaman şöyle diyelim: İlhan Kemal mücadeleden kaçınan amaçsız, beyhudelik tapınağında miskin biri değildir.

– Sizi şair olarak biliyoruz. O zaman tersten başladık, tersten devam edelim: Şiir ne değildir?

- Bilirsin, yazma tutkusuna kendini kaptırınca insan, bundan caymaya dair ne yeminler etse de yerine getiremiyor. Sözcük tiryakiliği sigara tiryakiliğinden de beter! Bende hep böyle olmuştur; bir daha yazmamaya dair bin kez yemin edip bin kez yeminimi bozmuşumdur. Bu pencereden bakınca şiir vazgeçilir bir şey değildir. Soluk alıp vermektir, yaşama katılmaktır, kavgayı sürdürmektir. Caymak değildir.

– Şiir demeyeyim de... Sanatçı ve edebiyatçı, felsefesiz sanat ya da edebiyat yapabilir mi?

- De, de... Şiiri de kat. Her şeyin bir felsefesi vardır. Literatürde felsefe için kısaca şu tanım karşımıza çıkar: "Felsefe, Yunanca 'sevgi' (philo) ve 'bilgi/bilgelik' (sophia) kelimelerinin birleşiminden oluşan, bilgiyi ve gerçeği arama çabasıdır. Varlık, bilgi, ahlak, mantık ve estetik gibi soyut ve evrensel problemleri akıl ve mantık yoluyla sorgulayan sistematik bir düşünce disiplinidir." Bu tanım şiire içkin bir tanımdır. Demem o ki şiir ve felsefe iç içedir. Benim şiirlerim bir yönüyle de felsefiktir.

– Şiir yenilikçi ve dönüşümcü müdür?

-Geçmişten günümüze uzanan şiir çizgisine baktığımızda; dünyada ve bizde şiire dair onlarca poetik aranışa girildiği, manifestolar, bildirgeler yayımlandığı malumumuzdur. Bunlardan murat kuşku yok ki "mevcuttan öte ne yapabiliriz?" sorusudur... Yeni olanı bulmak! Yapılıp edilenlerin ötesine erişmek! Her bir çaba şiir evine bir tuğla olarak eklemlenmiştir. Yalnız şunu yadsıyamayız: Hiç kimse sıfırdan bir yapı inşa etmiş değildir. Var olan bir temel üzerinden başkaya ulaşılmıştır daima. Eski, yeninin kaldıracı olmuştur. Eski, eskimeyendir. Ya da her yeni dediğimiz de an gelir eskiye eklenir. Bu defa tanım değişir: Yeni, eskimeyendir! Ben de eskiden el alıp yeniye yürüyen olarak adlandırırım kendimi. Şiir anlayışımı ortaya koyduğum, Sincan İstasyonu dergisinde yayımlanmış bir manifestom da var; adı: "Bir Antimanifesto: Sonsuzluk Manifestosu!" Evet, şiir yazan kişi aynı zamanda şiirin arka planına çalışmalı, kuramsal yönden donanımlı olmalıdır. Eleştirmenler ve akademisyenler İlhan Kemal şiirinin yenilikçi bir şiir olduğunu yazıp çizmektedirler. Yaşarken şiiri hakkında en fazla eleştirel inceleme kaleme alınan şair olduğumu söylemek yanlış olmaz. Çünkü bu incelemelerin büyük bölümünü kapsayan bir de kitap yayımlandı: İlhan Kemal Kitabı. Dileyen, söylediklerimin karşılaştırmasını bu kitaba ulaşarak yapabilir.

– Sanatçının duruşu politik mi olmalı?

Adana’da Çocuklar Ve Gençler İçin Yeni Dönem!
Adana’da Çocuklar Ve Gençler İçin Yeni Dönem!
İçeriği Görüntüle

- Yaşamın içinde insan ilişkilerine akış katan, davranışlara yön veren şeyler öyle katman katmandır ki seçenekleri seçmek olgusu bile ister istemez politiklik barındırır. Kalbi ve beyni açık olan iyiden, güzelden yana politik bir tavır sergiler. Buna karşın sığ kalan, bilincini kilim misali nakış nakış dokuyamayan ise kararmış bir kalple kötücül olanın yanında saf tutar. Denebilir ki sanat ve sanatçı da politiktir. Apotiklik bile bir politik olma halidir.

– İnsanlık yeni kitaplarla buluşacak mı?

- Çağ değişir, devran döner, yapay zeka devreye girer... Çok şey şekil ve kabuk değiştirir ama matbuatın, basılı olanın yerini dijital dolduramaz. Hem insan her şeyini yapay zekaya devrederse kendisini robotlaştıracaktır. Hayır, teknolojiye karşı değiliz lakin içinde duygu barındırmayan her şey tehlikelidir. Biz bir yanımızı duyguya, bir yanımızı akla, bir yanımızı da insancıl olana yaslayarak üretmeye devam edeceğiz. İnsanlık yeni kitaplarla mutlaka buluşacak.

Kaynak: Haber Merkezi