Keyhıdır, basının susturulmaya çalışılmasının yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da doğrudan etkilediğini ifade etti.
“Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir”
Basın özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Keyhıdır, şu ifadeleri kullandı:
“Gazetecilerin susturulduğu, haberlerin baskı altında üretildiği bir ortamda ne şeffaflıktan ne de adaletten söz edilebilir. Basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil, milletin hakkıdır.”
“Gazeteciler üzerindeki baskı artıyor”
Türkiye’de gazetecilerin çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Keyhıdır, özellikle yerel basının zor şartlarda ayakta kalmaya çalıştığını dile getirerek şöyle konuştu:
“Gazeteciler ya işsiz kalma korkusuyla otosansüre zorlanıyor ya da yargı baskısıyla susturuluyor. Bu tablo kabul edilemez”
“Ekonomik ve hukuki baskılar derinleşiyor”
Basın kuruluşlarının ekonomik açıdan da zorlandığını ifade eden Keyhıdır, ilan ve reklam gelirlerindeki dengesizliklerin medya üzerinde dolaylı baskı oluşturduğunu belirtti. Hukuki süreçlerin de gazeteciler üzerinde caydırıcı bir unsur haline geldiğini vurgulayan Keyhıdır, şunları söyledi:
“Basın üzerindeki bu çok yönlü baskı ortamı, toplumun doğru bilgiye ulaşmasını engellemektedir”
“Özgür basın demokratik toplum için şart”
Açıklamasının sonunda çağrıda bulunan Keyhıdır, basın özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Demokratik bir Türkiye için özgür, bağımsız ve tarafsız bir basın şarttır. Basına yönelik tüm baskılar son bulmalı, gazeteciler özgürce görevlerini yapabilmelidir. Aksi halde toplumun gerçekleri öğrenme hakkı ortadan kalkar.”





