Genel Kurul’da söz alan Dr. Şevkin, davada ilk kez hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Elif Güven ve İpek Elif Atayman’ın yaşadıklarına dikkat çekerek, yaşananların insan onuruyla bağdaşmadığını savundu.
Konuşmasında, “Üç kadın; çıplak arama, taciz, evlatlarıyla tehdit ve baskılara maruz kalarak insan onuruna yakışmayan vahim bir durumla karşıya kalmışlardır.” ifadelerini kullanan Şevkin, iddiaların ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti.
“ADALET KURUMLARI İŞKENCE İÇİN KURULMADI”
Adalet kurumlarının temel görevinin hukuk ve adaleti tesis etmek olduğunu vurgulayan Dr. Müzeyyen Şevkin, “Bu kurumlar insanların kişisel hakları, evlatları üzerinden tehdit edilmeleri, işkence görmeleri için kurulmamıştır. Gerçekten utanç vericidir” dedi.
“HESAP SORULMALIDIR”
İnsan haklarına aykırı uygulamaların kabul edilemeyeceğini ifade eden Şevkin, sorumluların gerekli şekilde hesap vermesi gerektiğini savundu.
Dr. Şevkin, “Bu uygulamaları yapanlar ve yapılmasına izin verenler derhâl hesap vermelidir. Unutulmamalıdır ki adalet bir gün herkese lazımdır” diye konuştu.
Anayasa’nın 17. Maddesini Hatırlattı
Konuşmasında Anayasa’nın 17. maddesine de değinen Dr. Müzeyyen Şevkin, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının devletin yükümlülüğü olduğunu vurguladı.
Şevkin, “Kimsenin vücut dokunulmazlığına, maddi ve manevi varlığına işkence yapılamaz, onuruyla bağdaşmayan ceza ve muamele uygulanamaz!” ifadelerini kullandı.





