Şevkin, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” anlayışının Türkiye’nin her köşesinde yaşatılması gerektiğini belirterek, eşit yurttaşlık, adalet, özgürlük ve sosyal devlet vurgusu yaptı.
ANKARA - CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Türkiye’de kalıcı toplumsal barışın tesis edilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünün yalnızca bir temenni olmadığını belirten Şevkin, bu anlayışın Türkiye’nin geleceğine ışık tutan temel bir yaklaşım olması gerektiğini söyledi.
Şevkin, toplumdaki farklılıkların ayrıştırıcı değil, ortak yaşam kültürünü güçlendiren bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Din, dil, renk, mezhep, inanç ve düşünce farklılıklarımız bizi birbirimizden ayırmamalı; tam tersine ortak yaşam kültürümüzün zenginliği olmalıdır” dedi.
“BARIŞ İÇİN ÖNCE EŞİT YURTTAŞLIK VE ADALET”
Türkiye’de herkesin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin eşit yurttaş olarak yaşayabilmesinin önündeki ekonomik, sosyal ve hukuksal engellerin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Şevkin, gerçek barışın yalnızca çatışmaların sona ermesinden ibaret olmadığını ifade etti.
Dr. Şevkin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Gerçek barış, yalnızca silahların susması değildir. Barış; çocuğun geleceğinden endişe etmediği, gencin iş bulabildiği, emeklinin geçinebildiği, kadınların kendisini güvende hissettiği, insanların düşüncesini özgürce ifade edebildiği ve adalete güvenebildiği bir Türkiye’dir.
İşsizliğin, yoksulluğun, gelir adaletsizliğinin ve güvencesizliğin büyüdüğü bir ortamda toplumsal huzurun kalıcı hale gelmesi mümkün değildir. Bu nedenle barış politikasının ekonomik ayağı da mutlaka güçlendirilmelidir.”
CHP’li Dr. Şevkin, Anayasa’da devletin işsizliği önlemeye elverişli ekonomik ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamakla yükümlü olduğuna dikkat çekti. Şevkin, insanca yaşam koşullarının oluşturulmasının kalıcı toplumsal barışın temel şartlarından biri olduğunu kaydetti.
“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE CAN-MAL GÜVENLİĞİ GÜVENCE ALTINA ALINMALI”
Toplumsal barışın temel unsurlarından birinin hukuk devleti olduğunu belirten Dr. Şevkin, adalete güvenin olmadığı ve hukukun herkese eşit uygulanmadığı bir ortamda kalıcı barışın mümkün olmayacağını söyledi.
Şevkin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsanların adalete güvenmediği, hukukun herkese eşit uygulanmadığı, yurttaşların can ve mal güvenliği konusunda kaygı yaşadığı bir ülkede kalıcı barıştan söz edemeyiz. Hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirmek; temel hak ve özgürlükleri çağdaş demokratik normlar doğrultusunda güvence altına almak zorundayız. Devletin görevi yurttaşlarını yalnızca çatışmadan korumak değildir. Yurttaşın evinde, işyerinde, okulda, sokakta kendisini güvende hissetmesini sağlamak; yaşam hakkını, özgürlüklerini ve mal güvenliğini korumak da devletin temel sorumluluğudur.”
SOSYAL DEVLET VURGUSU
Farklılıkların tehdit olarak değil, toplumsal zenginlik olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Şevkin, hiçbir yurttaşın dili, dini, mezhebi, rengi, inancı veya düşüncesi nedeniyle ötekileştirilmemesi gerektiğini belirtti.
Eşit yurttaşlık, adalet, özgürlük ve sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Şevkin, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı çağrıda şu ifadeleri kullandı:
“1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle çağrımız açıktır: Ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklayan, korku değil güven üreten bir Türkiye’yi hep birlikte kurmalıyız. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ şiarını ülkemizin her köşesinde yeniden ve güçlü biçimde yaşatmalıyız. Barışın, kardeşliğin ve adaletin egemen olduğu bir Türkiye mümkündür”
CHP’li Dr. Şevkin, Türkiye’de kalıcı toplumsal barışın sağlanabilmesi için tüm bu başlıkların kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulması gerektiğini sözlerine ekledi.





