Jeolojik mirasın korunması ve can güvenliğinin sağlanması için bilimsel araştırma, düzenli risk takibi ve etkin kamusal denetim çağrısı
yapan Tatar, Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmasını istedi.
Kapadokya’da Peribacası Çökmesi Endişe Yarattı
Kapadokya’da 29 Ekim tarihinde Nevşehir Göreme Açık Hava Müzesi girişine yakın bir noktada
meydana gelen peribacası çökmesi, bölgedeki jeolojik riskleri yeniden gündeme taşıdı.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, olayın ardından yaptığı
açıklamada, yaşanan çökme nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralananlara ise
acil şifalar diledi.
Olayın, Kapadokya’nın hassas jeolojik yapısının korunması ile bölge halkının, çalışanların ve turistlerin
can güvenliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Tatar, bölgede
gerçekleştirilen planlama, yapılaşma ve turizm faaliyetlerinin jeolojik ve jeoteknik koşullar dikkate
alınarak yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Kontrolsüz Turizm Faaliyetleri Kaya Yapısını Etkiliyor
Kapadokya’nın doğal yapısının yoğun insan faaliyetleri nedeniyle baskı altında kaldığına dikkat çeken
Dr. Mehmet Tatar, kontrolsüz yapılaşma, turizm tesisleri için gerçekleştirilen kazılar, trafik ve altyapı
çalışmalarının jeolojik oluşumlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.
Özellikle kaya oyma oteller ve diğer turizm tesislerinde yapılan müdahalelerin ortak kaya kütlesinin
dengesini etkileyebileceğini belirten Tatar, şu risklere dikkat çekti:
Kaya içindeki boşlukların genişletilmesi ve yeni kazılar yapılması,
Taşıyıcı kaya bölümlerinin inceltilmesi,
Yapılara ilave yükler bindirilmesi,
Kazı ve yapılaşmalardan kaynaklanan titreşimler,
Kaya kütlelerinde su sızıntılarının oluşturduğu etkiler.
Dr. Mehmet Tatar, birbirine yakın kaya oyma mekânlarda gerçekleştirilen müdahalelerin yalnızca tek
bir işletmeyi değil, ortak kaya kütlesinin bütününü etkileyebileceğini belirterek çalışmaların bilimsel
ve teknik denetim altında yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Çökme Nedeni Bilimsel Olarak Araştırılmalı
Yaşanan peribacası çökmesinin oluş mekanizmasının ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini belirten
Tatar, incelemelerde yalnızca doğal süreçlerin değil, çevredeki kazıların, yapılaşmaların, kullanım
değişikliklerinin ve geçmişte gerçekleştirilen müdahalelerin de değerlendirilmesini istedi.

Yüreğir Ziraat Odası'ndan Hükümete Çağrı: Üreticinin Tüm Masrafları Karşılansın
Yüreğir Ziraat Odası'ndan Hükümete Çağrı: Üreticinin Tüm Masrafları Karşılansın
İçeriği Görüntüle

Doğal süreçlerin varlığının tehlikelerin belirlenmesi ve can kayıplarını önleyecek tedbirlerin alınması
sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Dr. Mehmet Tatar, risklerin önceden tespit
edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Kapadokya İçin Bütüncül Jeopark Yönetimi Önerisi
Kapadokya’nın jeolojik ve kültürel mirasının korunması, can güvenliğinin sağlanması ve turizm
faaliyetlerinin sürdürülebilir biçimde yürütülmesi için bölgenin bütüncül bir jeopark yaklaşımıyla
yönetilmesi gerektiğini belirten Mehmet Tatar, bilimsel araştırma, eğitim ve yerel katılımı esas alan
bir model önerdi.
Tatar, jeolojik oluşumların yanı sıra bu oluşumları meydana getiren doğal süreçlerin de korunması
gerektiğine dikkat çekerek turizm gelirlerini artırma hedefinin jeolojik mirasın tahrip edilmesine ve
insan yaşamının tehlikeye atılmasına gerekçe olamayacağını söyledi.
Jeolojik Riskler İçin Beş Maddelik Önlem Çağrısı
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Kapadokya’daki jeolojik mirasın ve insan yaşamının korunması
amacıyla ilgili kurumlara yönelik beş temel öneri açıkladı.
1. Ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik etütler yapılmalı: Göreme Açık Hava Müzesi başta olmak üzere
peribacaları, kaya oteller, kaya oyma yapılar ve ziyaretçi güzergâhları risk düzeylerine göre
önceliklendirilerek incelenmeli. Kaya kütlelerinin özellikleri, çatlak sistemleri, boşluk geometrileri,
kaya örtüsü kalınlıkları ve suyun etkisi araştırılarak riskli alanlar haritalandırılmalı.
2. Bilimsel raporu olmayan kazılara izin verilmemeli: Güvenliği bilimsel ve teknik raporlarla ortaya
konulamayan yeni kazı, oyma ve genişletme çalışmalarına izin verilmemeli.
3. Riskli alanlarda erişim sınırlandırılmalı: Tehlikeli olduğu belirlenen bölgelerde kullanım kısıtlamaları,
gerekli noktalarda tahliye ve erişimin engellenmesi tedbirleri uygulanmalı. Gezi güzergâhları, seyir ve
bekleme alanları bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda düzenlenmeli.
4. Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmalı: Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde Jeolojik Risk İzleme
Birimi oluşturulmalı. Özellikle kaya oyma yapılarda ve ziyaretçi yoğunluğunun yüksek olduğu
bölgelerde düzenli inceleme ve ölçümler gerçekleştirilmeli.
5. Jeoloji mühendisleri karar süreçlerinde görev almalı: Koruma, ruhsatlandırma, uygulama ve
denetim süreçlerinde yeterli sayıda jeoloji mühendisi istihdam edilmeli. Üniversitelerin ve meslek
odalarının bilimsel birikimi karar süreçlerine dahil edilmeli, sorumlu kurumlar arasında etkin
koordinasyon sağlanmalı.
“Jeolojik Mirasın Korunması Kamusal Sorumluluktur”
Kapadokya’nın dünyanın önemli jeolojik miras alanlarından biri olduğunu hatırlatan Dr. Mehmet
Tatar, bölgedeki peribacalarının yalnızca Türkiyenin değil, tüm insanlığın ortak mirası olduğunu
vurguladı. Tatar, Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmasının yanı
sıra ilgili birimlerde yeterli sayıda jeoloji mühendisi görevlendirilmesini istedi.
Jeoloji mühendisliği hizmetlerinin planlama, koruma, ruhsatlandırma, uygulama ve denetim
süreçlerine etkin biçimde entegre edilmesi gerektiğini belirten JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet
Tatar, açıklamasını ilgili kurumlara bilimsel araştırma, risk azaltma ve etkin denetimi esas alan
bütüncül bir yönetim anlayışını hayata geçirme çağrısıyla tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi