Öğle saatlerinde Kasım Gülek Köprüsü civarında bir araya gelen hekim, sağlık çalışanları Uğur
Mumcu (İstasyon) Meydanına kadar yürüdü.
Demokratik kitle örgütleri, sendika, dernek ve siyasi parti temsilcilerinin katılarak destek
verdiği Beyaz Yürüyüş sonrası Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hakan Şen, günün
anlamına ilişkin basın açıklaması yaptı.

14 MART; TOPLUMDAN YANA BİR ANLAYIŞIN SİMGESİDİR
14 Mart’ın hekimlerin sesinin daha çok duyulduğu, mesleği toplumsal değerinin hatırlandığı,
iyi hekimlik değerlerinin ve topluma karşı sorumluluğumuzun yeniden vurgulandığı bir gün
olduğunu ifade eden Dr. Hakan Şen, “Emeğin ve fedakârlığın değerinin yeterince bilinmediği;
bencilliğin, çıkarcılığın ve paranın kutsandığı; adaletsizliğin ve eşitsizliğin derinleştiği bir
dünya ve ülke ortamında, ayrım gözetmeden ihtiyaç duyan herkese sağlık hizmeti sunmaya
çalışan hekimlerin ve sağlık emekçilerinin günündeyiz. 14 Mart’ın kökeni yalnızca bir kutlama
günü değildir. Modern anlamda ilk tıp fakültesi olan Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i
Amire’nin 14 Mart 1827’de kurulması ile başlayan bu tarih, aynı zamanda 14 Mart 1919’da
işgale karşı direnişin sembolü olan Tıbbiyelilerin kararlılığını da taşır. Bu nedenle 14 Mart;
sorgulayan, biat etmeyen, bağımsızlıkçı ve toplumdan yana bir hekimlik anlayışının
simgesidir.”
BAŞKA BİR SAĞLIK SİSTEMİ MÜMKÜN
Dr. Şen, “Bugün burada bir araya gelen biz hekimler ve sağlık emekçileri; bu tarihsel mirastan
aldığımız güçle, sağlık sisteminin içinde bulunduğu sorunları dile getirmek ve çözüm
önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmak için buradayız. Yıllardır uygulanan sağlık politikaları
sonucunda sağlık sistemi ağır bir yük altına girmiştir. Artan iş yükü, yetersiz personel,
performans baskısı, uzun çalışma saatleri ve ekonomik kayıplar hem sağlık çalışanlarını hem
de hastalarımızı olumsuz etkilemektedir. Sağlıkta şiddet giderek artmakta, hekimler ve sağlık
emekçileri güvenli ortamlarda çalışamaz hale getirilmektedir. Genç hekimler ülkelerinde
gelecek görememekte, meslektaşlarımız başka ülkelerde çalışma yolları aramaktadır.
Bizler bu tabloyu kabul etmiyoruz.”
KORUYUCU SAĞLIK ÖNCELENMELİDİR
Bizler başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu bildiklerini de vurgulayan Dr. Şen, “Sağlık
emekçilerinin mesleki özerkliğe sahip olduğu, demokratik katılımın esas alındığı; koruyucu
sağlığın öncelendiği; nitelikli sağlık hizmetinin sunulduğu; şiddetin olmadığı bir sağlık ortamı
mümkündür. Bu nedenle taleplerimiz açıktır:
* Sağlıkta şiddeti önleyecek etkili ve caydırıcı düzenlemelerin uygulanması
* Hekimler ve sağlık emekçileri için güvenceli, emekliliğe yansıyan temel ücret
* Performans baskısının kaldırıldığı, nitelikli sağlık hizmetini esas alan bir sistem
* Sağlık kurumlarında yeterli sayıda sağlık çalışanı ve güvenli çalışma ortamı
* Angaryaya dönüşmeyen nöbetler ve insani çalışma koşulları
* Vergide adaletin sağlanması
* Koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen kamucu bir sağlık politikası
Biz hekimler ve sağlık emekçileri; yıllara dayanan birikimimiz, iyi hekimlik değerlerimiz ve
bilimsel aklın rehberliğiyle halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.





