Adana’yı Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi'nde temsil edecek olan Beta Enerji Engelliler Spor Kulübü oyuncularından Zeynep Dalkılıç, Adana’yı tüm Türkiye’de temsil edeceklerini fakat kulübe verilen desteğin yetersiz olduğunu belirterek, “Tahmini 10 deplasmana maçına çıkacağız, Adana’mızı, Akdeniz’i belki de Türkiye’yi yurtdışında temsil edeceğiz. Fakat burada destek çok yetersiz. Bizler özel gereksinimli insanlarız, tekerlekli sandalye kullanıyoruz rampalı otobüslere ihtiyacımız var. Rampalı otobüs bile sağlayamıyoruz” dedi.

“UMUDUMUZ VAR”

Tüm kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunan Dalkılıç, “Belediyelerin vermiş olduğu sandalyeler var fakat işe yaramıyor. 300 tane işe yaramayan sandalye dağıtmak yerine 10 tane işe yarayacak aktif sandalye dağıtılsa o 10 kişiyi gerçekten hayata kazandırmış olursunuz böylelikle o 300 kişiyi evde tutmazsınız. Bu konuda da gerekli yerlerden gerekli iyileştirmelerin yapılacağına ben inanıyorum. Bununla ilgili umudum var. Kurumların bize yardımcı olması gerekiyor” diye konuştu.

İNSANLAR BİLİNÇLENDİRİLMELİ

Özel gereksinimli bireyler ile ilgili olarak gerekli iyileştirilmelerinin yapılması gerektiğini vurgulayan Dalkılıç, “Belediyeler, okullar, tüm kurum ve kuruluşların yardımcı olması gerekiyor. 1 insanı dahi topluma kazandırmak çok önemli bir mesele ve basit aslında. Bizler birçok insanı temsilen konuşuyoruz şu anda. Herkesin sesini duyurmaya çalışıyoruz. Gereksinimlerimiz, harcamalarımız, rampalar ve daha sayabileceğim birçok noktada iyileştirilmeler yapılmalı. Özel Gereksinimli insanlar ile ilgili toplantılar, söyleşiler yapılmalı; eğitimler verilmeli. Artık insanların bilinçlenmesi için bir şeyler yapılması gerekli” şeklinde konuştu.

"RAMPALI OTOBÜSLERE İHTİYACIMIZ VAR"

Bu sezon Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi’nde mücadele edecek olan Beta Enerji Engelliler Spor Kulübü’nün ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Dalkılıç, “Bizler özel gereksinimli insanlarız, tekerlekli sandalye kullanıyoruz. Rampalı otobüslere ihtiyacımız var. Rampalı otobüs bile sağlayamıyoruz. Hatta normal otobüsü bile çok zor sağlıyoruz. Biz özel gereksinimli insanların olduğu bir spor kulübü olarak ayakta kalmaya çalışıyoruz. Sponsorumuzun muazzam desteğiyle. Ama bu noktada tekrar iş belediyelerimize düşüyor. Formamızda çok boş yer var, başka sponsorlara ihtiyacımız var. Birinci önceliğimiz ulaşım, konaklama ve sponsor. Bizim ayakta kalmak için bu iç ana maddeye ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.  

“Klimalı Duraklar Perişan Halde” “Klimalı Duraklar Perişan Halde”

"MÜCADELE ETMEKTEN BAŞKA OPSİYONUMUZ YOK"

Kendiler için mücadele etmekten başka bir opsiyonlarının olmadığını belirten Dalkılıç, “Bizim hayata tutunmaktan başka opsiyonumuz yok. Yani özellikle sonradan özel gereksinimli olmuş bireylerin önceki hayatlarındaki karakter, kaza yaptıktan sonra ya da başlarına gelen olaydan sonra aynı olmuyor. Olaylardan sonra daha fazla mücadeleci olmak zorundasınız. Bizim için mücadele etmekten başka opsiyon yok. Biz bunun dışında mücadele etmezsek inanın kimse bizi evden çıkartmaz. Biz hayatta var olabilmek, için buna mecburuz. Ben, kendim için de diğer özel gereksinimli arkadaşlarım için engelli kelimesini kullanmıyorum. Bunun bizim önümüzde bir engel olduğunu düşünüyorum. İnanın büyük şeyleri başarmak her zaman ufak detaylardan geçer. Ufak detayları yakalarsanız büyük resimde mükemmel bir iş başarmış olursunuz” dedi.

"ÖNÜMÜZDE ENGELLER VAR"

Dalkılıç, “Tabi ki de önümüzde engeller var. En ufak örneği rampalar. Kaldırımlara park edilen araçlar, kaldırımdaki işletmelerin konumu o kadar fazla şeyden bahsedebilir ki çoğu zaman kaldırımda sandalyemle ilerleyemeyip yola inmek zorunda kalıyorum. Bu benim canımı tehlikeye atıyor. İnanın başıma bir şey geldiğinde yine bunun sorumlusu ben olurum. Mesela biz gezmek istiyoruz. Geziyoruz, yeni şeyler öğrenmeye çalışıyoruz fakat bu konuda uçak firmaları, otobüs firmaları ya da başka acenteler çoğu zaman bize bu konuda yardımcı olmuyorlar. Kontrolden tutun, kontrole giderken sağlıklı insanlar ayakkabısını çıkartmıyorken ben ayakkabımı çıkartıyorum. Bunun dışında bir prosedür imzalamak zorunda kalıyoruz. Sırf sadece tekerlekli sandalye kullandığımız için tek başına gezme hakkımız bile bulunmuyor. Uçakta başımıza bir şey geldiğinde hiçbir şekilde sorumluluk kabul edilmiyor” diye konuştu.

Tekerlekli sandalyelerini kendilerinin aldığını, onun da kendileri için büyük bir masraf olduğunu belirten Azra Betül Erik, “Mesela AVM veya herhangi kurumlarda engelli lavaboları. Ancak engelliler hariç herkes kullanıyor. Biz engelliler bazen kullanmak için çalışanların anahtarları var, onlara ulaşıp öyle giriyoruz. Bizim için ayrılan alanlara bile insanlar müdahale ederek kendilerine yönlendiriyor. Türkiye ekonomisi malum zaten her şeye zam geliyor. Bizim bu süreçte kullandığımız kendi gereksinimlerimiz maalesef olduğundan yüksek rakamlar. Tekerlekli sandalyemiz bile bizim için masraf. Kendi bütçemizle alıyoruz. Normalde ilk aldığımız sandalyeler normal aktif yaşamda kullanabileceğimizi düzey değil. Herkesin şey cümlesi var ‘E, veriliyor zaten tekerlekli sandalye’ o tekerlekli sandalye bizim aktif yaşamda kullandığımız sandalye değil, o hasta sandalyesi dediğimiz bir sandalye”

Muhabir: CEMRE BAYRAK