Açıklamada, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen “rüşvet” soruşturması gerekçe gösterilerek alınan kararın yalnızca bir belediye başkanına yönelik olmadığı, aynı zamanda halkın seçme ve seçilme hakkına müdahale anlamı taşıdığı ifade edildi.
Eğitim Sen Adana Şubesi tarafından yapılan değerlendirmede, seçilmiş bir yerel yöneticinin yargı süreci tamamlanmadan görevinden alınmasının demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek, bu durumun halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin yok sayılması anlamına geldiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca kayyum uygulamaları, muhalefet partilerine yönelik operasyonlar, belediye başkanlarının tutuklanması ve görevden alınmasının demokratik siyaseti zayıflattığı ve toplumsal barışı tehdit ettiği ifade edildi. Bu tür uygulamaların, toplumda baskı ve korku ortamını artırdığına dikkat çekildi.
Toplumsal muhalefete yönelik baskıların arttığına da değinilen açıklamada; seçilmiş belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, emek ve meslek örgütleri üyeleri, gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler ve çeşitli toplumsal kesimlerin yargı yoluyla susturulmaya çalışıldığı öne sürüldü. Bu durumun demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı ifade edildi.
Açıklamada, asıl meselenin halkın seçme özgürlüğünün korunması olduğu belirtilerek, anayasal hakların göz ardı edilmemesi gerektiği kaydedildi. Demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığı, seçilenlerin görevlerini özgürce yerine getirebildiği bir yönetim anlayışını gerektirdiği vurgulandı.
Eğitim Sen Adana Şubesi, halkın iradesine yönelik müdahaleleri kabul etmediklerini belirterek, demokratik haklar ve toplumsal barış için mücadele etmeye devam edeceklerini bildirdi.




