Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan Akın ailesi enkaz altında kaldı. Baba Ahmet Akın hayatını kaybederken, anne Azime Akın ile üç kızı yaralı olarak kurtarıldı. Enkazdan 45 saat sonra çıkarılan Tuğba Akın, vücudunda oluşan yaralar ve kaburga zedelenmeleri nedeniyle İzmir ve Adana’daki hastanelerde yaklaşık 10 ay boyunca tedavi gördü.

Hastanede yapılan operasyonla sol bacağı dizinden ampute edilen Tuğba’ya, Adana’daki Çocuk İyilik Merkezi’nde protez takıldı. Yeniden ayağa kalkan genç kız, futbola duyduğu ilgiyle Ampute Futbol 2. Lig ekibi Adana Ampute Engelliler Spor Kulübü’ne kaydoldu. Kulüp bünyesinde antrenmanlara başlayan Tuğba Akın, şimdi müsabakalara hazırlanıyor.

“45 saat enkazda kaldım”

Deprem anına dair çok fazla şey hatırlamadığını söyleyen Tuğba Akın, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Depreme Hatay'da yakalandık. Uyuyakalmış olabilirim, o yüzden çok fazla bir şey hatırlamıyorum. Başımdan yaralar aldığım için ya bayıldım ya da uyuyakaldım. Kütahya itfaiyeden Ferdi ağabeydi beni kurtaran. Uyanık olduğum zamanları az çok hatırlıyorum. Bizi kurtardıklarını, bağırdığımı ve sesimi duyurmaya çalıştığımı hatırlıyorum. 45 saat enkazda kaldım. Birçok ameliyat geçirdim. Çukurova İyilik Merkezi'nden protezimi aldım. Orada fizik tedavi de gördüm, hala da görmeye devam ediyorum.”

“Futbolla hayata tutunmuş gibiyim”

Depremden önce futbolu sadece izlediğini belirten Tuğba, sporun kendisi için yeni bir başlangıç olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Şu an futbol oynamaya başladım. Ameliyat sürecinde daha kötüydüm, yine şu an iyiyim. Futbolu sadece izliyordum. Fenerbahçeliyim, Fenerbahçe'nin maçlarını izliyordum. Futbolla hayata tutunmuş gibiyim. Depremden sonra zor oldu. Etrafımdaki tanıdıkların hepsi değişti. Çoğu Hatay'da, kendi memleketimizde kaldı. Ben artık Adana'da yaşıyorum. 6 Şubat geldiğinde galiba o günü hatırlamak istemiyorum.”

Yüreğir’de Alarm: Belediye Kriz Masası Kurdu
Yüreğir’de Alarm: Belediye Kriz Masası Kurdu
İçeriği Görüntüle

Annenin yürek yakan sözleri

Depremi hatırlamanın çok zor olduğunu dile getiren anne Azime Akın da yaşadıklarını şu ifadelerle aktardı:
“Bir daha da asla yaşanmasını istemiyorum. Kimsenin başına gelmesini istemeyiz. O güne gittiğimizde yani enkazda kalışımız aklıma geliyor. Oradaki çığlıklarımız, bağırtılarımız, sesimizi duyurmaya çalışmalarımız aklıma geliyor. Eşimin son seslerini duyuşum geliyor. Kendisi zaten oradayken vefat etti. En son kızımdan seslerini duyurabilmeleri için vurmasını istemiş. Bir daha da başka bir şey söyleyemedi. Enkazdan önce ben çıktım zaten. Aklım çocuklarda kalmıştı. Ayaklarının kötü olduğunu zaten enkazın altında anlamıştım. Elimle kontrol edebilmiştim ayaklarını ama hiçbir şey yapamadım. Ben kurtuldum. Çocuklarda kurtulur inşallah diye hep öyle umut ediyordum ama en küçük kızım ampute oldu. Diğer ortanca kızım da ortez denilen bir alet kullanmaya başladı.”

“İçimde kalan bir ukde”

Deprem öncesi çalıştığını ve emeklilik hayalinin yarım kaldığını dile getiren Akın, sözlerini şöyle tamamladı:
“EYT'den emekli oldum. Eşim ölmeden ilk emekli maaşımla onunla yemek yiyecektik. Öyle bir hayalim vardı ama gerçekleşmedi. Yani içimde kalan bir ukde bu da.”

Kaynak: İHA