Şevkin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle üzüm üreticileri, Çukurova çiftçisi, tarım ithalatı, tarımsal destekler ve üretimde yaşanan sorunlara ilişkin toplam 41 sorudan oluşan 5 ayrı soru önergesi verdi.
Artan girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları, ithalat politikaları ve plansızlığın üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten Şevkin, çok sayıda çiftçinin borçları nedeniyle toprağını ve bahçesini satmak zorunda kaldığını söyledi.
“Üretici toprağını satıyor, tarımdan uzaklaşıyor”
Türkiye’nin tarım ülkesi olma özelliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Şevkin, yüksek maliyetler nedeniyle üreticilerin önemli bölümünün tarımdan uzaklaştığını belirtti.
Çiftçilerin büyük bölümünün icra ve borç yükü altında olduğunu kaydeden Şevkin, “Çiftçiyi toprağında tutacak bir tarım politikası oluşturulmazsa bugün sattığı tarlanın yarın yeniden üretime kazandırılması mümkün olmayacak. Üreticinin toprağından kopması, yalnızca bir ailenin gelir kaybı değildir. Bu, ülkenin gıda güvenliğinin ve geleceğinin kaybedilmesidir” diye konuştu.
Üzüm üreticisinin fiyat tepkisi
Bağcılık sektörünün ciddi bir darboğazdan geçtiğini dile getiren Şevkin, yaş üzüm üreticisinin karşı karşıya kaldığı fiyat sorununa dikkat çekti.
Şevkin, “Geçen yıl yaş üzüm için 16-17 lira seviyelerinde fiyat konuşulurken bu yıl üreticiye 11 lira teklif ediliyor. Geçen yıl mazot yaklaşık 40 lirayken bugün 80 liraya ulaşmış durumda. Maliyetler katlanırken üreticinin eline geçen para nasıl oluyor da geçen yılın altında kalıyor?” diye sordu.
Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirten Şevkin, iktidara yönelik çağrısında, “Bir markete gidip 50 santilitrelik bir şişe üzüm suyunun kaç liraya satıldığına baksınlar. O şişenin hammaddesini üreten çiftçinin üzümüne neden sahip çıkılmadığını sorgulasınlar” dedi.
Çukurova’da üretici maliyet baskısıyla karşı karşıya
Çukurova’da çiftçilerin büyük emekle yetiştirdiği karpuzun maliyetinin altında dahi satılamadığını ifade eden Şevkin, narenciye üreticilerinin de her yıl farklı bir sorunla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Şevkin, “Üretici artık bahçesindeki ağacı kesmeye başladı. Bir zamanlar Türkiye’nin narenciye üretim merkezlerinden olan bölgelerimizde üreticinin ağacını kesmek zorunda kalması, tarım politikalarının iflasının en açık göstergelerinden biridir” diyerek narenciye üreticisinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Mısır üreticisinin de alım fiyatının açıklanmasını beklerken ürününü düşük fiyatlardan satmak zorunda kaldığını belirten Şevkin, “Çiftçi hasat yapıyor ama ürününün kaç liradan alınacağını bilmiyor. Fiyat açıklanana kadar ürününü elinde tutacak ekonomik gücü olmadığı için tüccarın karşısında çaresiz kalıyor” dedi.
“İthalat çiftçinin umudunu kırıyor”
Her hasat döneminde yurt dışından ürün ithal edilmesinin yerli üreticiyi olumsuz etkilediğini savunan Şevkin, “Türkiye’de üretim yapan çiftçinin ürünü tarlada kalırken ithalat kapılarının açılması kabul edilemez. Üreticiye ‘üret’ deniliyor, ancak hasat zamanı ithal ürünle karşı karşıya bırakılıyor. Bu anlayış sürdürülemez” diye konuştu.
Tarımda plansızlığın hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini belirten Şevkin, tarladaki fiyatla market ve manav fiyatları arasındaki farkın da üretim ve pazarlama zincirindeki sorunları gösterdiğini söyledi.
“Anayasal hak olan tarımsal destek payı verilmeli”
Çiftçinin üretime devam edebilmesi için tarımsal desteklerin yeterli seviyeye çıkarılması gerektiğini ifade eden Şevkin, “Çiftçiye üretimin başında yeterli destek verilmez, hasat sonunda da emeğinin karşılığı verilmezse o çiftçi bir sonraki yıl üretim yapamaz. Üretim yapamayan çiftçinin yerine ithalatı koymak çözüm değildir” dedi.
TBMM’nin tarım sektöründeki sorunlara yönelik daha fazla gecikmeden harekete geçmesi gerektiğini belirten Şevkin, şu çağrıyı yaptı:
“Atatürk’ün ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ anlayışıyla kurduğu TBMM, bu ülkenin çiftçisine sahip çıkmak zorundadır. Çiftçinin tarlasını satmak zorunda kalmadığı, emeğinin karşılığını aldığı, ne ekeceğini ve ne kazanacağını önceden bildiği bir tarım düzeni kurulmalıdır. Çiftçiyi toprakta tutacak acil ve kalıcı önlemler alınmalıdır. Çünkü çiftçi yoksa üretim yok, üretim yoksa gıda güvenliği yoktur. Türkiye’nin geleceği için çiftçiyi yaşatmak zorundayız.”
Şevkin’in Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle sunduğu 5 ayrı soru önergesinde toplam 41 soru bulunuyor.





