Sümer, mevcut yasal düzenlemeye rağmen uygulamada yaşanan belirsizliklerin ve bürokratik süreçlerin kamu çalışanlarını mağdur ettiğini belirterek, ilgili bakanlıkların harekete geçmesini istedi.
TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105'inci maddesinin memurlara refakat izni hakkı tanıdığını hatırlatan Sümer, uygulamadaki sorunların bu hakkın kullanılmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Konuşmasında, "657 sayılı Kanun memurlarımıza refakat izni hakkı tanımaktadır ancak uygulamalardaki farklı yorumlar, sağlık kurulu raporlarına ilişkin belirsizlikler ve bürokratik süreçler nedeniyle bu hak birçok kamu görevlisi tarafından etkin şekilde kullanılamamaktadır." dedi.
Refakat izninin sosyal devlet anlayışının bir gereği olduğunu vurgulayan Sümer, kamu görevlilerinin ağır hasta yakınları ile görevleri arasında tercih yapmak zorunda bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Sümer, "Hiçbir kamu görevlisi; ağır hasta annesi, babası, eşi ya da çocuğuna bakmak ile görevini yerine getirmek arasında seçim yapmak zorunda bırakılmamalıdır; bu bir sosyal devlet ilkesi gereğidir." ifadelerini kullandı.
Uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi ve tüm kamu kurumlarında eşit uygulamanın sağlanması gerektiğini dile getiren Sümer, ilgili bakanlıklara çağrıda bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"İlgili bakanlıkları uygulamadaki belirsizlikleri gidermeye, bürokratik engelleri kaldırmaya ve kamu görevlilerimizin refakat izni hakkından adil, eşit ve etkin biçimde yararlanmasını sağlayacak düzenlemeleri vakit kaybetmeden hayata geçirmeye davet ediyorum."
Orhan Sümer, refakat izni konusunda yaşanan mağduriyetler sona erene ve tüm kamu kurumlarında uygulama birliği sağlanana kadar konunun takipçisi olacağını da sözlerine ekledi.




