BU KARANLIĞI DAĞITACAĞIZ
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, seçilmiş yöneticilere yönelik uygulamaların halk iradesine darbe vurduğunu belirterek,“Başkanlarımızın ve yol arkadaşlarımızın dimdik yanındayız. Bu karanlığı mutlaka dağıtacağız” dedi.
İZİN VERMEYECEĞİZ
Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra Oya Tekin ve Kadir Aydar’ın da halen cezaevinde olduğunu söyleyen Barut, çok sayıda belediye başkanı ve parti mensubunun da tutuklu bulunduğunu ifade ederek, “İçeride kimse kalmayıncaya kadar bu mücadele sürecek. Halkın iradesinin önüne geçilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
KARALAR, GÖREVE İADE EDİLMELİ
Barut, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın 212 gün boyunca “siyasi tutsak” olarak cezaevinde kaldığını savundu. Karalar’ın tek “suçunun” Adana ve Adanalılar için gece gündüz çalışmak olduğunu söyleyen Barut, Karalar’ın bir an önce görevine iade edilmesi gerektiğini söyledi.
CHP’li Barut, yerelden genele halkın iktidarının kurulmasından rahatsız olanların iftiralarla ve algı operasyonlarıyla haksızlıklara neden olduğunu belirterek, Zeydan Karalar’ın görevinin başına dönmesinin şart olduğunu vurguladı.
CHP Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, gazetemiz yazarı Murat Yıldız’a konuştu. Barut, milli parklar ve koruma alanlarına ilişkin hazırlanan yasa teklifine de sert tepki gösterdi.
KORUMA ALANLARI TAHDİT ALTINDA
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen ve bazı maddeleri kabul edilen kanun teklifi üzerine konuşan Barut, düzenlemenin doğal yaşamı ve korunan alanları tehdit ettiğini söyledi.
Barut, ayrıca teklifin, milli parklar ve diğer korunan alanlarda enerji iletim hatları, ulaşım ve çeşitli altyapı tesislerinin yapılmasının da önünü açtığını söyledi. Kamu yararı gerekçesiyle doğa alanlarının hedef alındığını belirten Barut, “Zeytinlikleri, ormanlarımızı, sularımızı ve tarım topraklarımızı talana açanlar bu gerçekleri gizleyemez” diye konuştu.
Teklif kapsamında milli parklarda turistik amaçlı bina ve tesis yapılmasına bakanlık görüşüyle izin verileceğini belirten Barut, bu alanların özel şirketlere uzun süreli tahsis edilmesinin planlandığını ifade etti.
KİRALAMA İŞİ 99 YILA KADAR UZATILABİLECEK
Düzenlemeye göre bu tesislerin 49 yıllığına tahsis edilebileceğini kaydeden Barut, belirli şartların sağlanması halinde bu sürenin 99 yıla kadar uzatılabileceğini kaydetti.
İktidarın hazırladığı teklifin milli parklar ve tabiat alanlarını ranta açacağını savunan Barut, “Sermayeye avantaj sağlamak isteyenler, imtiyaz ve ayrıcalık arayanlar, her şeyi Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle tek kişinin inisiyatifine bırakmak isteyenler büyük bir yanlışın içindedir” ifadesine yer verdi.
Doğa Koruma Genel Müdürlüğü’ne döner sermayeli işletme kurma yetkisi verilmesi ve Cumhurbaşkanına bu sermayeyi beş katına çıkarma yetkisi tanınmasının da teklifte yer aldığını hatırlatan Barut, denetim yetkilerinin kararnamelerle yürütülmesinin de ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguladı.
RANTA VE TALANA KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK
Ekosistemin bütüncül biçimde korunması gerektiğini belirten Barut, doğayı tahrip etmeyen, ranta izin vermeyen ve toplum yararını gözeten bir kalkınma anlayışının benimsenmesi gerektiğini söyledi. Barut, “Yaşamı ve doğayı savunmaya, ranta ve talana karşı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
ÇUKUROVA İÇİN “AFET BÖLGESİ” ÇAĞRISI
Ayhan Barut, Çukurova’da etkili olan aşırı yağışlar ve ardından meydana gelen su taşkınlarının bölgede ciddi mağduriyet yarattığını belirterek, bölgenin acilen afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini söyledi.
Ayhan Barut, şiddetli yağışların ardından Karayolları sorumluluğundaki ana yolların çöktüğünü, bazı köprülerin yıkıldığını ve barajlardan bırakılan suyun ekili-dikili alanlara dolduğunu anımsattı. Birçok ev ve ahırın su altında kaldığını belirten Barut, özellikle Seyhan Nehri ve Ceyhan Nehri yataklarında büyük mağduriyet yaşandığını vurguladı.
BU TABLO PLANSIZLIĞIN SONUCUDUR
Barut, yaşanan tabloyu iktidarın plansızlığı ve öngörüsüzlüğünün bir sonucu olarak değerlendirdi. “Bir damla suya hasret kalınan günler yaşanırken bugün yağmur mağduriyet yaratıyor. Gerekli önlemler alınsa, gerekli yatırımlar yapılsa bunlar yaşanmazdı” diyen Barut, Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulundu.
Barut, “Derhal buralar afet bölgesi ilan edilmeli. Ekili-dikili alanları ve yaşam alanları zarar gören vatandaşlarımızın yaraları sarılmalı” dedi.
Türkiye’de çiftçilerin yılda yaklaşık üç milyar litre mazot kullandığını belirten Barut, tarımsal üretimin büyük ölçüde enerji girdisine bağlı olduğunu söyledi.
Mazota yapılan her zammın tarımsal üretim maliyetlerini artırdığına dikkat çeken Barut, bunun doğrudan pazardaki fiyatlara ve sofralardaki ekmeğe yansıdığını kaydetti. Barut, “Çiftçi artan maliyetlerle üretim yapmaya çalışırken emeğinin karşılığını alamıyor. Sahada para etmeyen ürün, markette ve pazarda yüksek fiyatla tüketiciye ulaşıyor. Üretici kazanamıyor, tüketici de ucuza tüketemiyor” dedi.
Zirai don, kuraklık, dolu ve aşırı sıcaklık gibi afetlerin üreticinin yaşadığı mağduriyeti daha da büyüttüğünü söyleyen Barut, Çukurova’da yaşanan son felaket sonrası acil çözüm beklendiğini söyledi.
EMEKLİYE REVA MI?
Ayhan Barut, emekli bayram ikramiyelerinin insanca yaşamın asgari bir güvencesi olması gerektiğini belirterek mevcut tutarın emeklilerin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
Barut, açlık ve yoksulluk sınırının geldiği seviyeye dikkat çekerek, “Bugün 3-4 bin liralık ikramiyeler emeklinin gerçek ihtiyaçlarına cevap vermiyor. Bayram demek toruna harçlık verebilmek, rahatça alışveriş yapabilmek, sevinci ve huzuru doyasıya yaşayabilmektir. Ancak bunlar emekliler için adeta hayal gibi kalıyor” dedi.
İktidarı eleştiren Barut, emekli ikramiyelerine zam yapılmadığını savunarak, “Bir kuruş bile artış yapılmadı. Emeklİye reva mı bu? Çünkü AKP iktidarı emeklisinden işçisine, esnafından çiftçisine kadar herkese hayatı zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı.
Bayram ikramiyesinin insanca yaşam ölçütüne göre belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Barut, ikramiyenin en az bir net asgari ücret seviyesinde olması gerektiğini söyledi. Emeklilerin yıllarca çalışarak ülke ekonomisine katkı sunduğunu belirten Barut, “Emeklilerimiz temel gıda, kira ve sağlık giderleri karşısında ezilmemelidir. İkramiye sadaka değil, haktır” diye konuştu.
Gerçekçi bir düzenleme için ikramiyelerin enflasyona endekslenmesi ve alım gücünü koruyacak şekilde her yıl güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Barut, ‘’Ancak bu şekilde bayram ikramiyesi, adında olduğu gibi bayram sevinci yaşatabilir. Bunu halkın iktidarında mutlaka sağlayacağız. Sandık geldiğinde emeklilerimizin de neler yapacağını göreceğiz. İktidara en sert demokrasi tokadını mutlaka emeklilerimiz atacaktır’’ dedi.




