Davayı kısmen kabul eden mahkeme,maddi tazminat talebini reddetti; Ayaz’ın anneannesi, teyzesi ve iki dayısının duyduğu acı, üzüntü ve manevi sarsıntısının kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; yıkılan binada kusuru olan 4 kamu kurumunu, 25’er bin liradan toplam 100 bin lira tazminat ödenmesine hükmetti.
Karara isyan eden teyze Hatice Güçlü, “Bizim derdimiz para değil, o kurumlarda çalışanların işini doğru yapması. Eğer onlar işini doğru yapsaydı 63 can yaşıyor olacaktı. Bize belirledikleri rakamı biz onlara verelim, benim ailemi; sevdiklerimi bana geri versinler” dedi.
Adana’da 6 Şubat depreminde yıkılan, Tutar Yapı Sitesi’nde ailesiyle birlikte hayatını kaybeden, 9 yaşındaki Ayaz Türkmenoğlu’nun hayatta kalan 4 yakınına mahkeme, olayda kusurları olan 4 kamu kurumunun, 100 bin lira tazminat ödenmesine hükmetti.

BİR AİLE YOK OLDU
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli ilk depremde; Adana’nın merkez ilçesi Çukurova’ya bağlı Yurt Mahallesi’nde yer alan Tutar Yapı Sitesi’nin C Blok’u yıkılarak, 63 kişiye mezar oldu. 9 yaşındaki Ayaz Türkmenoğlu da annesi Ülviye, babası Hasan, ağabeyleri Aydaner ve Asrın Tükmenoğlu ile birlikte enkaz altında kalarak hayatını kaybetti. Küçük çocuğun hayatta kalan yakınları, idarenin kusuru nedeniyle hukuk mücadelesi başlattı.
100 BİN LİRA TAZMİNAT
Ayaz’ın anneannesi, teyzesi ve iki dayısı, ‘destekten yoksun kalma’ kapsamında ayrı ayrı 250 bin lira maddi; ‘elem ve üzüntüye karşılık’ da 62 bin 500’er lira manevi olmak üzere toplam bir milyon 250 bin lira tazminatın, 6 Şubat 2023 tarihinden itibaren, işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle dava açtı. Davayı kısmen kabul eden Adana 1. İdare Mahkemesi, 4 davacıya toplam 100 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
TAZMİNATI 4 KURUM ÖDEYECEK
Mahkeme, 100 bin liralık tazminatın da binanın yıkılmasında yüzde 15 kusuru olan Çukurova Belediyesi’nin 60 bin lira; yüzde 5 kusurlu bulunan Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 20 bin lira; yüzde 3 kusuru olan Çevre Şehirlik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 12 bin lira; yüzde 2 kusuru olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) 8 bin lirayı, ön başvuru tarihi olan, 2 Şubat 2024 tarihi itibariyle de yasal faiziyle birlikte ödenmesi kararını verdi.
HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA TERS
Mahkeme, “Ayaz Türkmenoğlu’nun, deprem tarihinde 9 yaşında olduğu, vefat etmeden önce davacılarla eylemli ve somut bir desteklik ilişkisi içinde bulunamayacağı, belirli bir yaşa gelip, gelir elde etmeye başlayacağı dönem itibariyle de üçüncü ve dördüncü derece hışmı olan davacıların yaşam ihtiyaçlarını devamlı ve düzenli bir şekilde gidermek için onlara yardımlarda bulunacağı kabul etmek, hayatın olağan akışına ters düşen, ‘kuvvetli bir ihtimale
dayanmayan varsayım olacağı” gerekçesiyle maddi tazminat istemini reddetti.
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
Kararı AKŞAM’a değerlendiren, Ayaz Türkmenoğlu’nun teyzesi Hatice Güçlü, “Depremden 10 dakika sonra yıkılan binanın enkazındaydım. O geceyi hatırladıkça kalbim sıkışıyor. Bir aile göz göre göre yok oldu. Benim kardeşim, tozdan boğularak öldü. Çok zordu benim için. 3 yıl geçti hala kendime gelemedim. Kararı okurken, gözlerime inanamadım. Bir insan hayatı, bu kadar ucuz mu? Ucuzmuş demek. Bir canın, acımızın değeri 25 bin liraymış” dedi.
BENİM AİLEMİ; SEVDİKLERİMİ VERSİNLER
Güçlü, “6 Şubat’tan bu yana içimizi soğutacak hiçbir ilerleme yaşayamadığımız gibi her seferinde sanki o binanın yıkılmasının suçlusu bizmişiz gibi hissettiriliyoruz. Mahkemenin hükmettiği tazminat, adı geçen kurumlar için hiçbir caydırıcılığı yok. Bizim derdimiz para değil. Bizim derdimiz, bu kurumlarda çalışan insanların görevlerini doğru yapmasıydı. Eğer onlar işleri doğru yapsaydılar, bugün 63 can yaşıyor olacaktı. Bize belirledikleri rakamı biz onlara verelim, benim ailemi; sevdiklerimi bana geri versinler” ifadesini kullandı.
‘İYİ HAL İNDİRİMİ’ UYGULANMIŞTI
Öte yandan, Tutar Yapı Sitesi C Blok’unun yıkılmasıyla ilgili olarak, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, 17 Ekim 2025 tarihinde karar çıkmış, depremin ardından kaçtığı Karadağ’da yakalanıp, Türkiye’ye getirilen binanın inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya ile yaptığı ağır tadilat nedeniyle bloğun yıkılmasına neden olan Bekir ve oğlu Osman Baloğlu, ‘iyi hal indirim’ uygulanarak, 15 yıl hapis cezası almıştı.




