Geçer, mesajında emek ve alın terinin toplumların gelişimindeki rolüne işaret ederek, Türkiye’nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi için akıl ve emeğin gücüne ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Modern eğitim almış iş gücünün üretimden teknolojiye, ekonomiden toplumsal refaha kadar birçok alanda belirleyici olduğuna değinilen mesajda, emeğin değer bulabilmesi için adalet, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin hayata geçirilmesinin gerekliliği vurgulandı.
Çalışanların huzurlu bir ortamda üretim yapabilmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, çalışma barışının sağlanmasının ülkenin geleceği açısından kritik olduğu belirtildi. Ayrıca, emekçilerin refah içinde yaşayabileceği koşulların oluşturulmasının sürdürülebilir kalkınma için vazgeçilmez olduğu ifade edildi.
Mesajda, son dönemde ücretle çalışan kesimin alım gücündeki düşüşe de dikkat çekilerek, dayanışmanın artırılması ve ortak çabayla daha iyi bir geleceğe ulaşılması gerektiği dile getirildi. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların da daha yaşanabilir bir şehir oluşturma hedefiyle sürdürüldüğü kaydedildi.
Güngör Geçer mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Emek en yüce değerdir.
Çalışanların, emekçilerin, işçilerin hak arayışı; 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü aynı zamanda barış, güvenli bir gelecek ve demokrasi için de mücadele günüdür.
Dünyada insan emeğinin sömürülmeye başlanması ile çalışanların hak arama ihtiyacı da ortaya çıkmıştır.
Ülkemizin, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine yükselebilmesi için aklın ve emeğin gücüne ihtiyacımız var.
Modern eğitim almış iş gücü, Türkiye’nin her açıdan gelişebilmesi, üretimin artması, teknolojik açıdan özgünlüğün sağlanması, ekonominin sağlam temeller üzerine yapılandırılması için hayati önem taşımaktadır.
Emeğin değerini bulması ancak; adaletin hüküm sürdüğü, köklü demokrasinin var olduğu ve hukuk devleti özelliklerinin uygulandığı bir ülkede mümkündür.
Çalışanlarımızın, işçilerimizin, emekçilerimizin huzurlu bir ortamda üretim gerçekleştirebilmesi, çalışma barışının sağlanması ve ülkenin esenliği adına çalışabilmesi için demokratik ve her açıdan adaletli bir ortam yaratılmalıdır.
Emekçilerin mutsuz olduğu bir ülkenin, refah için gereken sürdürülebilir çağdaş üretimi gerçekleştirmesi mümkün olmaz.
İşçilerimizin, emekçilerimizin aileleriyle birlikte refah içinde yaşamalarına olanak sağlayacak koşulların oluşturulması, ülkemizin geleceği açısından olmazsa olmazdır.
Ülkemizde ücretle çalışan insanlarımızın hayatlarını idame ettirebilmeleri her geçen gün zorlaşmakta, alım güçleri günden güne azalmaktadır.
Kötü günleri aşmak ve her şeyin güzel olacağı geleceğe uzanmak için bu yoldaki dayanışmamızı artırmalı, hedefe ulaşmak adına birlikte çaba göstermeye, mücadele etmeye devam etmeliyiz.
Adana Büyükşehir Belediyesi olarak çalışanlarımızla birlikte yaptığımız işler, verdiğimiz emekler Adana’nın mutluluğu, daha yaşanabilir bir şehir haline gelmesi içindir.
Emek en yüce değerdir.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Kutlu Olsun"





