Çukurova’nın iklim şartları uygun olduğunda yılın 365 günü tarım yapılabilen nadir bölgelerden biri olduğunu ifade eden Doğan, son yıllarda aşırı sıcaklar, kuraklık, don olayları ve ani yağışların üretimi ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguladı. Doğan, “Biz çiftçiler adeta üstü açık bir fabrikada üretim yapıyoruz. Kuraklıkta su sıkıntısı yaşıyor, soğuklarda don, yoğun yağışlarda ise sel riskiyle karşılaşıyoruz” dedi.
Küresel ısınmanın etkisiyle tatlı su kaynaklarının hızla azaldığını hatırlatan Doğan, mevcut rezervlerin yaklaşık yüzde 77’sinin tarımda kullanıldığını, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını ve 2030 yılına kadar ciddi bir kuraklık tehlikesinin kapıda olduğunu ifade etti.
Çatalan Barajı vurgusu
Devlet Su İşleri’nin uzun vadeli çözümler konusunda daha kapsamlı adımlar atmasının önemli olduğunu belirten Doğan, şunları söyledi:
“İl Kuraklık Komisyonu Üyesi olarak toplantılarda bu konuları düzenli olarak gündeme getiriyorum. 2025 yılı başında gerçekleştirilen toplantıda Çatalan Barajı'ndaki toplam suyun üçte ikisinin, Adana'ya sağlanan içme suyu pompaj seviyesinin altında kaldığı için kullanılamadığı, 127 rakım seviyesindeki barajda yalnızca 115 rakım üzerindeki suyu kullanabildiği söylenmiştir. Barajın 10 metre yükseltileceği ve su kapasitesinin iki katına çıkarılacağı bilgisi verilmiş, projenin 2026'da hazır olacağı belirtilmiştir. Ancak rafa kaldırılan bu projeden vazgeçilirse, sonuçları ağır olur; hem çiftçimize hem de millî ekonomimize büyük zarar verir.”
“Planlı sulama artık zorunluluk”
Planlı sulama sistemlerine geçişin bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getiren Doğan, “Vahşi sulama yöntemleri tamamen terk edilmelidir. Damlama ve yağmurlama sistemleri yaygınlaştırılmalı, tek yıllık ürünlerde kullanılan damlama hortumlarına hibe desteği sağlanmalıdır. Suyun değeri önümüzdeki yıllarda petrolden bile daha fazla olacaktır. İnsan hareketliliği suyun bulunduğu bölgelere doğru kayacaktır. Sürdürülebilir tarım ancak doğru su politikalarıyla mümkün olacaktır. Yetkilileri zaman kaybetmeden kalıcı çözümler üretmeye davet ediyorum. Bugün atılacak adımlar yarının gıda güvenliğini koruyacaktır” şeklinde konuştu.
Uzmanlar, Çukurova’da su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının hem bölgesel tarım üretimi hem de ülke ekonomisi açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.





