Bu durumun hukuk devletine ve yargıya olan güvene de ciddi olarak darbe vurduğu unutulmamalıdır. Bir takım Anayasa
Mahkemesi ve AİHM kararlarının yerine getirilmemesi, telafisi güç zararların doğmasına yol
açmaktadır.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 2

Siyasal açıdan hassas davalarda savunma hakkının sınırlandırılması ve bu
davaların müdafilerine yönelik tutuklama tedbirinin ölçüsüz uygulanması; masumiyet
karinesini, silahların eşitliğini ve kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını zedelemekte; hukuki
tedbirlerin savunmayı sindirme aracına dönüşmesi ise, Baroların mesleki ve hukuki
sorumluluğunu gündeme getirmektedir” dedi.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 3
Adana Barosu Başkanı Volkan Böke, “Demokrasi, anayasacılığın kazanımlarıyla
sınırlandığında gerçek anlamda anayasal demokrasiye dönüşebilir.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 4‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 5

Kuşkusuz, halk adına kullanılan kamu gücünün bu sınırlar içinde tutulması, ihlal halinde etkili bir denetimi zorunlu
kılar” dedi.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 6‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 7
ATA’NIN HUZURUNA ÇIKTILAR
‘2026-2027 Adli Yılı’ açılışı kapsamında; Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da bir dizi
etkinlik düzenlendi. İlk tören, Adana Barosu tarafından, Atatürk Parkı’nda gerçekleştirildi.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 8‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 9
Törene; Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin, Adana Bölge Adliye Mahkemesi
Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cumali Tülü, Adana Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet
Komisyonu Başkanı Savaş Tek, Adana Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Torun,
Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, Adana Barosu Başkanı Volkan
Böke’nin yanı sıra hakim savcılarla birlikte çok sayıda avukat katıldı.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 10‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 11
BAŞSAVCI ŞAHİN’DEN RESEPSİYON
Başsavcı Altuğ Kürşat Şahin ve Baro Başkanı Volkan Böke’nin, Atatürk Anıtı’na çelenk
sunduğu tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla son buldu.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 12

Kutlamalar, Adana Adliyesi’nde devam etti.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 13

Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin’in ev sahipliği
yaptığı etkinlikte; yargı mensupları ve avukatlar düzenlenen resepsiyonda bir araya geldi.

Daha Güçlü Türkiye İçin Kararlılıkla Yola Devam
Daha Güçlü Türkiye İçin Kararlılıkla Yola Devam
İçeriği Görüntüle

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 14
Adana İl Emniyet Müdür Vekili Osman Karip, Adana İl Sağlık Müdürü Halil Nacar, AK Parti
Adana İl Başkanı Mustafa Özkan ve CHP Adana İl Başkanı Orhan Bayram da katıldı. Yoğun
ilgi gösterilen kokteylde birlik ve beraberlik mesajları verildi.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 15
‘YARGI BAĞIMSIZLIĞI’ VURGUSU
Adana Barosu Başkanı Volkan Böke, ‘2026-2027 Adli Yılı’ açılışı nedeniyle Adana Adliyesi
Avukatlar Salonu’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada; ‘bağımsız yargı’ vurgusu yaptı.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 17
Böke, “Bugün; bağımsız yargı ve etkin savunmanın; anayasal demokrasinin, hukuk
devletinin, temel hak ve özgürlüklerin ve nihayet adaletin güvencesi olduğunu hatırlama
günüdür.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 18

Bugün burada yalnızca yeni bir adli yılı karşılamıyor, aynı zamanda yargı
bağımsızlığının, etkin savunmanın ve hukukun üstünlüğünün ne ölçüde güvencede olduğunun
muhasebesini yapıyoruz” dedi.

‘ Bağımsız Yargı’ Vurgusu 19
TOPLUMSAL OLARAK SINANDIK
Böke, “Geçtiğimiz adli yıl ülkemiz, anayasal demokrasimiz ve mesleğimiz açısından son
derece zorlayıcı ve toplum olarak sınandığımız bir dönem olmuştur.

Bu dönem bize bir kez daha göstermiştir ki demokrasi, yalnızca çoğunluğun yönetme hakkından ibaret değildir. Bu
ayrımın tarihsel hafızamızdaki en belirgin örneklerinden birinin Sokrates’in yargılanması

olduğunu yinelemek isterim. Demokrasi, anayasacılığın kazanımlarıyla sınırlandığında gerçek
anlamda anayasal demokrasiye dönüşebilir. Kuşkusuz, halk adına kullanılan kamu gücünün
bu sınırlar içinde tutulması, ihlal halinde etkili bir denetimi zorunlu kılar” dedi.
‘HUKUK DEVLETİ’ İLKESİNİ HATIRLATTI
Volkan Böke, konuşmasını da şöyle sürdürdü; “İşte bağımsız yargı, bu denetimin güvencesi
olarak anayasal düzenin korunmasında belirleyici bir rol üstlenir. Geride bıraktığımız
dönemde yaşanan gelişmeler; hukukun araçsallaştırılması yoluyla hukuk devleti ilkesinin
zayıflatıldığı, yargı bağımsızlığının tartışmalı hâle geldiği, adil yargılanma hakkının daraldığı
ve savunmanın baskı altına alındığı bir tabloyu göstermektedir. Bu tablonun en doğrudan
muhataplarından biri avukatlık mesleğidir. Avukat, bireyin hak arama mücadelesinin ve
savunma hakkının somut karşılığıdır.”
AİHM’E EN FAZLA BAŞVURU TÜRKİYE’DEN
Avukatın mesleki bağımsızlığının, güvenliğinin ve faaliyet alanının zayıflatılmasının,
yalnızca mesleki hakların kaybı değil, aynı zamanda etkin savunmanın ve adil yargılanma
hakkının zedelenmesi anlamına geldiğini vurgulayan Böke, “Yıllardır üye ülkeler arasında
AİHM’e en fazla başvuru Türkiye’den yapılmaktadır. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel
başvuru yolu, sayıyı azaltmış olsa da ihlal boyutu değişmemiştir. Özellikle Tazminat
Komisyonu sonrasında makul sürede yargılanma hakkına ilişkin başvurular dikkat çekici
ölçüde artmıştır” diye konuştu.
GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR
Böke, “Dolayısıyla ‘geciken adalet, adalet değildir’ ilkesi, en fazla adil yargılanma hakkının
ihlali ile karşılık bulmaktadır. Shakespeare Hamlet’inde; ‘Olmak ya da olmamak’ tiradında
adaletin gecikmesinin yarattığı çaresizliği şu sözlerle dile getirir; ‘Kim dayanabilir zamanın
kırbacına; zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine, sevginin kepaze edilmesine, kanunların
bu kadar yavaş, yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine?’ der. Tıpkı Sayın Adalet Bakanının
göreve geldikten sonraki açıklama ve girişimlerinde olduğu gibi, tıpkı Yargıtay Başkanının
geçen yılki adli yıl açılış konuşmasında 12 yaşındaki bir çocuğun hikâyesini anlattığı gibi,
makul sürede adalet arayışı yetkili organlar tarafından da devam etmektedir” dedi.
ADİL KARARLAR KADAR ADALET DE GECİKMEMELİ
Volkan Böke, “Bu sorun neredeyse yargının iş yükünün ve adaletsiz düzenin en temel
sorunudur. Hatta munzam zarar, anayasa mahkemesine bireysel başvuru gibi ikincil davalara
sebebiyet vererek de kısır döngüye sebebiyet vermektedir. Bu sebeplerle bir vatandaş, bir
avukat, bir baro olarak en büyük beklentimiz, adil kararlar kadar adaletin de gecikmemesidir.
Yürütülen bazı soruşturmalarda, gazetecilerin, siyasilerin, şarkıcıların, komedyenlerin ifade
özgürlüğünün, masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının ağır derecede ihlali gündeme
gelmiştir. Bu durumun hukuk devletine ve yargıya olan güvene de ciddi olarak darbe vurduğu
unutulmamalıdır” ifadesini kullandı.
TELAFİSİ GÜÇ ZARARLARIN DOĞMASINA YOL AÇAR
Böke, “Bir takım Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının yerine getirilmemesi, telafisi
güç zararların doğmasına yol açmaktadır. Gelinen bu nokta, 1803 Marbury v. Madison
kararından bu yana hukuk devletinin tüm kazanımlarının aşındırılması riskini beraberinde
getirmektedir. Siyasal açıdan hassas davalarda savunma hakkının sınırlandırılması ve bu
davaların müdafilerine yönelik tutuklama tedbirinin ölçüsüz uygulanması; masumiyet
karinesini, silahların eşitliğini ve kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını zedelemekte; hukuki

tedbirlerin savunmayı sindirme aracına dönüşmesi ise, Baroların mesleki ve hukuki
sorumluluğunu gündeme getirmektedir” yorumunu yaptı.
MESLEĞİMİZİN YAPISAL SORUNLARI DA ÇÖZÜLMELİ
Ekonomik ve mesleki güçlüklerin yanı sıra avukatların hayatını kaybettiği saldırıların; sadece
savunma hakkı ve meslek güvenliğini değil, aynı zamanda hukuk devletini hedef aldığını
kaydeden Böke, “Bu nedenle savunmanın gücünü ve meslek güvenliğini kalıcı biçimde
sağlamak, yalnızca bu saldırılara karşı önlem almakla değil, mesleğimizin uzun süredir çözüm
bekleyen yapısal sorunlarını da gidermekle mümkün” dedi. Volkan Böke, ‘Yargı Strateji
Belgesi’ne de dikkat çekerek, talep ve isteklerini de sıraladı.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü DE UNUTMADI
Volkan Böke, “Geçtiğimiz adli yılda, barolara yüklenen hukukun üstünlüğünü ve insan
haklarını savunma, mesleğin gelişimine katkı sunma ve bağımsız savunmayı güçlendirme
sorumluluğuyla çalıştık. Baromuzun, devletin ve Adana’nın her kademesinde etkin, güçlü ve
saygın söz sahibi olması için mücadele ettik ve bunu başardık. Yeni adli yılda da aynı vizyon,
azim ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu bağlamda, Yeni adli yılın, adil,
öngörülebilir ve bağımsız bir yargı ile demokratik, laik ve insan haklarına saygılı bir hukuk
devleti olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin kazanımlarını koruyup
güçlendirdiğimiz bir adli yıl olması ümidiyle yeni adli yılınızı kutluyorum” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi