Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde sinemanın ışığı bu kez suya,
doğaya ve geleceğe tutuluyor.
33’üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde bu yıl “Su, toprak ve
hava zehirlenirse, insan ve sanat da nefes alamaz” mottosuyla hareket ediliyor.
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Uluslararası Adana
Altın Koza Film Festivali’nin 33’üncüsünü yapacak olmanın gururunu ve
heyecanını yaşadıklarını belirterek, ülkenin en önemli ve etkili film
festivallerinden biri olan Altın Koza’da her yıl toplumsal, çevresel ve sosyal
konularda farkındalık yaratmaya yönelik motto ve temalarla, festivalin
sinerjisini, çeşitli sorunların çözümüne aktarmaya çalıştıklarını söyledi.
BU YIL SİNEMANIN IŞIĞI MİKROPLASTİKLE KİRLETİLEN SUYA TUTULUYOR
Bu yıl festivalin görsel tasarımında sinemanın ışığının mikroplastikle kirletilen suya
tutulduğunu belirten Güngör Geçer şunları söyledi: “Çünkü perdeye yansıyan her
hikâye gibi, dünyanın ve yaşadığımız şehirlerin hikâyesinin de nasıl devam
edeceğine biz karar vereceğiz. Son yıllarda Adana’daki geri dönüşüm tesislerinde
işlenmek üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden ithal edilen atıkların bir kısmının suya
ve toprağa atıldığını görüyoruz. Bu da yüzyıllarca sürecek çevre kirliliğine neden
oluyor. Bugünümüzü ve çocuklarımıza sunacağımız geleceğimizi kendi ellerimizle
kirletmeye hiç birimizin hakkı yok. Türkiye’nin ithal ettiği atığın yüzde 60’ı Adana ve
Mersin’e geliyor. Geçtiğimiz günlerde Adana’da gerçekleştirdiğimiz ‘Mikroplastik
Kirliliği’ konulu forumda, bilim insanları konuyu bütün ayrıntılarıyla ele aldı. Ardından
33’üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin mottosunu, temasını bu
sorundan yola çıkıp belirleyerek, konuya yeniden dikkat çekmek istedik.
Çocuklarımıza temiz su, temiz toprak ve yaşanabilir çevre bırakmalıyız. Nehirlerimiz,
göllerimiz, sulama kanallarımız ve denizlerimiz mikroplastik atıklardan temizlenmeli
ve bir daha atılmaları kesinlikle engellenmelidir. Bunu da bütün kurum ve kuruluşların
iş birliği içinde çalışması ve konuyla ilgili toplumsal farkındalık oluşturulmasıyla
başarabiliriz. Bu yolda sanatın gücünü de arkamıza almak ve ithal edilen atıkların
bertaraf edilemeyen bölümlerinin çevreye atılarak doğamızın kirletilmesinin önüne
geçmek istiyoruz.”
PLASTİK ATIK SORUNU ÇOK YÖNLÜ VE AĞIR TAHRİBATI OLAN BÜYÜK BİR
SORUNDUR
Adana’nın ve bölgenin geleceği açısından konunun önemine değinen Güngör Geçer
şöyle devam etti: “İthal atıkların geri dönüştürülemeyen bölümleri tamamen bertaraf
edilemeyecekse ya ithalat kısıtlanmalı ya da yasaklanmalıdır. Çocuklarımızın
geleceği her şeyden önemlidir. Bizim çocuklarımız, doğamız, suyumuz, toprağımız,
Avrupa’da olduğundan önemsiz, değersiz değil. Gezegeni bir bütün olarak düşünmek
gerekir. Bir noktada oluşacak kirliliğin, dünyanın tamamını etkileyeceği unutulmamalı.
Tarım bölgesi olan Çukurova’da bu sorunun devam etmesi halinde gıda güvenliğinin
de tehlikeye gireceğini öngörmek zor değil.
Plastikler parçalandıkça ortaya çıkan mikroplastikler; su kaynaklarına, toprağa, deniz
ekosistemine ve besin zincirine ulaşabilen, boyutları nedeniyle tespit edilmesi ve
kontrol edilmesi çok daha zor olan ciddi bir çevre sorununa dönüşmektedir.
Burada toprağın ve suyun kirlenmesi yalnızca bugünün çevre sorununu yaratmaz,
yarının gıdasını da tehdit eder. Dolayısıyla plastik atık meselesine yalnızca ‘atık’
olarak bakamayız. Bu mesele aynı zamanda su meselesidir, tarım meselesidir,
ekonomi meselesidir, halk sağlığı meselesidir ve gelecek meselesidir. Adana
Büyükşehir Belediyesi olarak biz, sorunu çözmek için gerçekleştirilecek ortak
çalışmanın içerisinde üzerimize düşen her türlü katkıyı ve desteği sunmaya hazırız.”
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, 33’üncü Uluslararası
Adana Altın Koza Film Festivali’nin simgesi olan görsel tasarımın bu konuya dikkat
çekecek şekilde hazırlandığını, festival mottosunun da çevreyi ve doğayı korumaya
yönelik mesaj ve çalışmalar içerdiğini aktardı.




