Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Saim Yılmaz, Metropol TV’de festivalin ardından yaşananları, barış sürecini ve gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Aleviler Hep Acılarla Anılmamalı! 2

DOLU DOLU BİR FESTİVAL…

Gazeteci-yazar Melahat Karataş’ın hazırlayıp sunduğu “Melahat Karataş’la 40 Dakika” adlı programda canlı yayında sorularını yanıtlayan Yılmaz, uzun zamandır festival düzenlemeyi düşündüklerini belirterek, “Ne yerel yönetimlerden ne de devlet kurumlarından tek lira almadan bu festivali yaptık. Genel merkezimizle istişare hâlinde olduk. Festivali yaptık. Dolu dolu bir program oldu. ‘Neden Alevi festivali, Aleviliğin festivali mi olur?’ soruları da oldu. Aleviler hep acılarla anılmamalı” dedi.

ÇAĞDAŞLIK, MEDENİYET, DEMOKRASİ…

Alevilerin yalnızca acı ve matemle anılmaması gerektiğini dile getiren Yılmaz, Aleviliğin çağdaşlık, medeniyet ve demokrasi olduğunu vurguladı. Aleviliği bozkırlarda demokratik ortamda açan bir gül olarak nitelendiren Başkan Yılmaz, onun demokrasinin oksijeni, yağmur sonrası doğan gökkuşağı ve güneş olduğunu söyledi. Özgürlük uğruna darağacına giden Pir Sultan’ı da bu anlayışın simgelerinden biri olarak gösterdi.

DERYA, DENİZ BİR YOLDUR

Aleviliğin geniş bir anlam dünyasına sahip olduğunu ifade eden Yılmaz, “Alevilik derya deniz bir yol. Alevilerin ‘Bütün evren semah döner’ sözü dünyanın dönüşüne işaret eder. Alevilik insan ve doğa sevgisini temel alır. Kâbesi insandır. Hacı Bektaş Veli, ‘Okunacak en büyük kitap insandır.’ der” ifadelerine yer verdi.

Yılmaz, Hacı Bektaş Veli, Nesimi, Şah Hatayi ve Abdal Musa’nın medeniyete, aydınlığa ve insanlığa açılan kapının anahtarları olduğunu ifade etti.

Laiklik, demokrasi ve kadın-erkek eşitliğinin önemine de değinen Yılmaz, “El ele, el Hakk’a. Özüm darda, yüzüm yerde.” sözlerine dikkat çekti.

Aleviliğin insan sevgisi ve doğa sevgisi başta olmak üzere pek çok değeri barındırdığını belirten Yılmaz, “Böyle bakınca Aleviliği niye acının içine boğuyoruz?” diye sordu.

Aleviliğin yalnızca acıyla açıklanamayacağını ifade eden Yılmaz, Alevi Festivali nedeniyle eleştiriler aldıklarını ancak Aleviliğin bir üst çatı ve bir yol olduğunu belirterek hak aşkına inandıklarını ve bu yolda yürümeye devam edeceklerini söyledi.

KÜLTÜR YAŞARSA TOPLUM YAŞAR

Kültürün yaşatılmasının toplumun devamlılığı açısından önemine değinen Yılmaz, yüzyıllardır yaşanan büyük acılara rağmen Alevi kültürünün bugüne ulaştığını ve varlığını sürdürmeye devam edeceğini belirtti. Bu süreçte ulu ozanların önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.

Yavuz Sultan Selim döneminde büyük yıkımlar ve kıyımlar yaşandığını, arşivlerin dağıtılıp kaynakların yakıldığını söyleyen Yılmaz, ozanların yaşananları eserleriyle aktardığını dile getirdi.

Adana’da İnşaat Mühendisleri Taş Köprü’den Seslenecek
Adana’da İnşaat Mühendisleri Taş Köprü’den Seslenecek
İçeriği Görüntüle

Yılmaz, “Biz o şiiri okumayı bildikçe sorun yok. Kimse bizi asimile edemez, yıkamaz.” diyerek kültürün yaşatılmasında ozanların önemini vurguladı. Yüreğinde hak aşkı olanların bu yolu sürdüreceğini ve kültürü yaşatacağını belirten Yılmaz, ulu ozanların yol gösterici olduğunu söyledi.

İNANÇ VE SİYASET AYRI DÜNYADIR

Siyasetin hayatın her alanında bulunduğunu ancak inançla siyasetin birbirinden ayrılması gerektiğini ifade eden Yılmaz, dedelere maaş bağlanması girişimleri ve Kültür Bakanlığı bünyesinde daire başkanlığı kurulması konusundaki görüşlerini de paylaştı.

Yılmaz, bu girişimlerin kendileri açısından bir anlam taşımadığını belirterek, “Ciddiye almıyoruz. Bizim onlarla işimiz yok. Onlara boyun eğmedik, eğmeyiz. Bizim inancımızı bize sormadan şekillendirmeye çalışıyorlar. Yol düşkünlerini almışlar, bir şeyleri kalıba oturtmaya çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.

SANATÇILARIMIZ DESTEK VERDİ

Festivalin düzenlenme sürecine ilişkin bilgi veren Yılmaz, sanatçıların da kendilerine katkı sunduğunu ve herhangi bir talepte bulunmadan destek verdiğini söyledi.

Genel Başkan Ercan Geçmez ile mutabakat sağladıklarını, sanatçılarla görüşerek organizasyonu gerçekleştirdiklerini belirten Yılmaz, hazırlıklara iki ay önce başladıklarını ifade etti.

Yılmaz, festivalde Mustafa Özarslan, Tolga Sağ, Gülcihan Koç, Gökhan Erol, Emre Yücel, Kırşehir Abdalları Grubu ve Ender Balkır’ın yer aldığını belirtti.

Semahın anlamına ve inanç dünyasındaki yerine değinen Yılmaz, semahın bir eğlence unsuru olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Yılmaz, Hacı Bektaş Veli’nin yaklaşımına atıfta bulunarak semahın aşk ile yapıldığını, Allah ile gönül arasında perde bulunmadığını söyledi.

Vakfın kamu yararını gözeten bir kurum olduğunu belirten Yılmaz, 6 bin metrekarelik alanda kapalı hizmet alanlarının bulunduğunu söyledi.

Vakfın bünyesinde cem salonu, muhabbet salonu, dershane, kütüphane, sergi salonu ve çok amaçlı salon bulunduğunu belirten Yılmaz, imkânı olmayanların düğün ve nişan gibi organizasyonlarını gerçekleştirebilecekleri alanların da olduğunu ifade etti. Vakfın morg hizmeti sunduğunu ve cenaze hizmetleri verdiğini kaydeden Yılmaz, ayrıca dersliklerde çeşitli kurslar düzenlediklerini dile getirdi.

Mesleki muhasebe, arıcılık, bilgisayar ve yabancı dil gibi alanlarda eğitimler verdiklerini belirten Yılmaz, Halk Eğitim ile protokollerinin bulunduğunu söyledi. İstihdam ve eğitim amaçlı kurslar düzenlediklerini ifade eden Yılmaz, burs vermek istediklerini ancak mevcut imkânlarının yetersiz olduğunu kaydetti.

Yılmaz, vakfa gelir sağlayarak öğrencilere burs vermeyi hedeflediklerini ve kreş açmayı da planladıklarını belirtti.

KADIN HER ŞEYDİR

Kadınların eğitimdeki ve toplumdaki yerine dikkat çeken Yılmaz, Hacı Bektaş Veli’nin 1200’lü yıllarda kadınların okutulması gerektiğini ifade ettiğini belirterek, “Kadını okutamayan millet yükselemez.” sözünü hatırlattı.

Alevilikte kadının önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, kadınların toplumun yetişmesindeki rolüne dikkat çekerek, “Hepimizi kadınlar eğitiyor. Kadın her şeydir” dedi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i ilan etmeden önce Hacı Bektaş’a gittiğini belirten Yılmaz, Atatürk’ün ilk Cumhuriyet mesajını burada verdiğini ifade etti. Yılmaz, Atatürk’ün Cemalettin Efendi’yle birlikte buradan Sivas Kongresi’ne gittiğini de dile getirdi.

BARIŞ İSTİYORUZ

Terörsüz Türkiye sürecini desteklediklerini belirten Yılmaz, artık ötekileştirme ve ayrışma yerine ortak bir gelecek kurulması gerektiğini vurguladı. Barışın bir tarafın kaybedip diğer tarafın kazanması anlamına gelmediğini ifade etti.

Çocuklara çatışmanın değil, barışın öğretilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, umudun yeniden yeşerdiği bu günlerde barışın hemen sağlanması gerektiğini dile getirdi. Dünyanın her yerinde barışın hâkim olmasını istediklerini ifade eden Yılmaz, Hacı Bektaş’ın “Düşmanının dahi insan olduğunu unutma.” sözünü hatırlattı.

Kaynak: Haber Merkezi