Seyhan Baraj Gölü çevresindeki yapılaşmalara yönelik başlatılan süreçte işletmelerinin “kaçak yapı” olarak değerlendirilmesine karşı çıkan esnaf, uzun yıllardır kamu kurumlarının bilgisi dahilinde faaliyet yürüttüklerini savundu.
“YILLARDIR AYNI YERDE ÜRETİYORUZ”
Bölge sakinleri, yaşanan sürecin geçmişten bağımsız ele alınamayacağını belirtti. 1956 yılında Seyhan Barajı’nın inşasıyla eski yerleşim alanlarının sular altında kaldığını hatırlatan mahalle halkı, devletin yönlendirmesiyle daha yüksek bölgelere taşındıklarını ifade etti. Aynı bölgede yaşamlarını sürdürdüklerini dile getiren vatandaşlar, 2000’li yıllardan itibaren ticari faaliyetlerin artarak bölgenin ekonomik bir merkez haline geldiğini aktardı.
“BELEDİYE PROJE VERDİ, RESMİ KİRALAMA YAPILDI”
İşletme sahipleri, geçmişte yapılan resmi işlemlerin iddialarını desteklediğini öne sürdü. Dönemin belediye yönetimi tarafından projelerin verildiğini ve bazı yapıların doğrudan belediye tarafından inşa edildiğini ifade eden esnaf, 2008 yılından sonra yapılaşmanın hız kazandığını belirtti.
Belediyeye bağlı şirketler aracılığıyla kiralama süreçlerinin yürütüldüğünü kaydeden işletmeciler, tüm işlemlerin resmi belgelerle kayıt altına alındığını vurguladı. Bölgenin imar planlarında “günübirlik tesis alanı” olarak yer aldığını belirten esnaf, konut yapımına izin verilmediğini ancak turizm ve sosyal amaçlı işletmelerin teşvik edildiğini dile getirdi.
“2038’E KADAR KİRALAMA HAKKIMIZ VAR”
İşletmeciler, bazı işletmeler için kiralama sürelerinin 2038 yılına kadar uzandığını iddia etti. Büyükşehir Belediye Meclisi kararları ve ilgili kurum yazışmalarını yetkililere sunduklarını belirten esnaf, buna rağmen “kaçak yapı” kapsamında değerlendirilmelerini hukuka aykırı bulduklarını ifade etti.
YIKIM KARARLARI TARTIŞMA YARATTI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı talimatıyla başlatılan yıkım sürecinde, bazı yapıların DSİ kotu ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle işlem yapıldığı öğrenildi. Yetkililer, söz konusu yapıların mevcut mevzuata uygun olmadığını belirtirken, işletme sahipleri geçmişte verilen izin ve ruhsatların göz ardı edildiğini ileri sürdü.
“BİZ İŞGALCİ DEĞİLİZ”
Kararlara tepki gösteren mahalle sakinleri, kendilerini işgalci olarak nitelendirilmesine karşı çıktı. Devletin yönlendirmesi ve belediyenin planlamaları doğrultusunda hareket ettiklerini ifade eden esnaf, hak sahibi olduklarını savundu.
Esnaf adına yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Bize yer gösterildi, proje verildi, kiralama yapıldı. Yıllarca vergimizi ödedik, istihdam sağladık. Şimdi ise aynı yerler için ‘kaçak’ deniliyor. Bu durumu kabul etmiyoruz.”
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLIYOR
Yıkım kararlarının ardından işletme sahiplerinin hukuki süreci başlatmaya hazırlandığı bildirildi. Esnafın, yürütmeyi durdurma talebiyle mahkemeye başvuracağı ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep edeceği öğrenildi.
Bölgede yaşanan gelişmeler kamuoyu tarafından yakından izlenirken, Dörtler Mahallesi’nde faaliyet gösteren 29 işletmenin geleceğinin önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.




