Yılın ilk 10 ayında ise yüzde 14,1'lik artışla 2 milyar 814 milyon 112 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, elde edilen başarının Adana sanayisinin üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki rekabet kapasitesini ortaya koyduğunu belirtti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan 2026 yılı Ekim ayı ihracat verilerini değerlendiren Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, kentin ihracat performansına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin Ekim ayı ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 25 milyar 884 milyon dolara ulaştığını belirten Kıvanç, Adana'nın yüzde 13'lük artışla Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğine dikkat çekti.
Küresel ekonomik belirsizlikler, yükselen üretim maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklara rağmen ihracat artışının sürmesinin önemli olduğunu vurgulayan Kıvanç, "Küresel ekonomideki belirsizliklere, artan üretim maliyetlerine ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklere rağmen Adana sanayimizin ihracatını artırmaya devam etmesi son derece kıymetli. Sanayicilerimizin ve ihracatçılarımızın ortaya koyduğu bu performans, kentimizin üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğini göstermektedir" dedi.
Ekim ayında ilk sırada ABD yer aldı
Adana'nın Ekim ayındaki ihracatında ülkeler sıralamasının ilk sırasında 28 milyon 527 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri (ABD) bulundu. ABD'yi 20 milyon 983 bin dolarla Irak, 17 milyon 665 bin dolarla Almanya takip etti.
Ocak-Ekim dönemine bakıldığında ise Adana'nın en fazla ihracat yaptığı ülke 203 milyon 253 bin dolarla Irak oldu. Bu ülkeyi 199 milyon 693 bin dolarla ABD, 198 milyon 500 bin dolarla İspanya izledi.
Mevcut ihracat pazarlarındaki payın artırılması kadar yeni pazarlara ulaşmanın da önemli olduğunu belirten Kıvanç, Adana sanayisinin uluslararası alandaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti.
Kimya sektörünün liderliği sürüyor
Adana'nın sektörel ihracatında kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü ilk sıradaki yerini korudu. Ekim ayında 88 milyon 948 bin dolarlık ihracat gerçekleştiren kimya sektörü, kentin ihracatına en fazla katkı sağlayan sektör oldu.
Tekstil ve hammaddeleri sektörü 47 milyon 824 bin dolarla ikinci sırada yer alırken, otomotiv endüstrisi 35 milyon 519 bin dolarlık ihracatla üçüncü sıraya yerleşti.
Otomotiv sektörünün ilk üç içerisinde yer almasının Adana'nın farklı sanayi alanlarındaki üretim kapasitesini gösterdiğini ifade eden Kıvanç, yılın ilk 10 aylık dönemine ilişkin sektörel rakamları da paylaştı.
Buna göre, Ocak-Ekim döneminde kimyevi maddeler ve mamulleri 769 milyon 674 bin dolar, tekstil ve hammaddeleri 457 milyon 143 bin dolar, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ise 298 milyon 821 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Adana'nın katma değerli üretimini geliştirmek ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Kıvanç, sanayinin farklı sektörlerdeki gücünün ihracat rakamlarına yansıdığını dile getirdi.
KGF ve döviz dönüşüm desteği çağrısı
İhracat rakamlarındaki yükselişe rağmen sanayicilerin önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, özellikle finansmana erişim ve artan üretim maliyetlerinin işletmelerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi.
Yüksek finansman maliyetleri, işletme sermayesi ihtiyacı ve uluslararası pazarlardaki yoğun rekabetin sanayicileri zorladığını ifade eden Kıvanç, bankaların kredi kullandırma konusunda daha temkinli davranmasının üretim ve istihdamın devamlılığını güçleştirdiğine dikkat çekti.
Sanayicilerin finansman sorunlarının çözümü için geniş kapsamlı bir destek paketine ihtiyaç duyulduğunu belirten Kıvanç, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Sanayicilerimiz yüksek finansman maliyetleri, işletme sermayesi ihtiyacı ve uluslararası pazarlardaki yoğun rekabet şartlarına rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam ediyor. Ancak iş dünyamızın finansmana erişimde yaşadığı sıkıntılar giderek artıyor. Özellikle uzun süredir devam eden yüksek finansman maliyetleri ve işletmelerimizin bilançolarına yansıyan zararlar, bankaların kredi kullandırma konusunda daha temkinli davranmasına neden oluyor. Bu durum, sanayicilerimizin üretimlerini ve istihdamlarını sürdürmelerini her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Bu nedenle, 2017 yılında olduğu gibi geniş kapsamlı ve güçlü bir Kredi Garanti Fonu (KGF) destek paketinin hayata geçirilmesini son derece önemli görüyoruz. İşletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracak böyle bir adım, üretimin ve istihdamın korunmasına önemli katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte, ihracatçılarımıza sağlanan ve halihazırda yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin de en az yüzde 10 seviyesine yükseltilmesi gerektiğine inanıyoruz. İhracatçılarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi, mevcut pazarlarını kaybetmemesi ve yeni pazarlara açılabilmesi için bu desteklerin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor."





