CHP Grubu adına “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi” üzerine konuşan Şevkin, 830 milyar dolarlık kayıp iddiasının Türkiye’nin yıllık gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) neredeyse yarısına karşılık geldiğini belirterek sorumluların açıklanmasını ve mağdurların zararlarının karşılanmasını istedi.
Fon mağdurlarının yaşadığı ekonomik kayba dikkat çeken Şevkin, “830 milyar dolarlık hırsızlığın hesabını kim verecek?”, “4.5 milyon insanın alın teri yok oldu” ve “Fonlardan yüksek kazanç sağlayan 440 kişinin listesi neden açıklanmıyor?” sözleriyle iktidara tepki gösterdi.
“440 kişi satış yaptı, 441 milyar liralık fon satışı gerçekleşti”
Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin aylar öncesinden bilindiğini savunan Şevkin, uluslararası endeks sağlayıcılarının Türkiye’yi hisse senetlerindeki manipülasyon iddiaları konusunda uyardığını, buna rağmen zamanında müdahale edilmediğini ileri sürdü.
1-17 Eylül döneminde yaklaşık 400 kişinin satış yaptığını ve 441 milyar liralık fon satışı gerçekleştiğini belirten Şevkin, 17 Eylül’de 131 fonun tasfiye edildiğini hatırlattı. Fonlardan yüksek kazançlarla ayrıldığı belirtilen yaklaşık 440 kişinin kimliklerinin hâlâ açıklanmadığını kaydeden Şevkin, şöyle konuştu:
“Küçük yatırımcı bedel öderken bazı kişiler yüzde 2.500’lere, hatta yüzde 6.000’lere varan kazançlar sağladı. Ucu nereye dokunursa dokunsun, bu isimler açıklanmalıdır. Bu ülkenin vatandaşının parasının hesabını kim verecek?”
“4,5 milyon insan mağdur, devlet vatandaşına borcunu ödemeli”
Fon skandalının yalnızca yatırımcıları değil, aileleriyle birlikte milyonlarca insanı etkilediğini ifade eden Şevkin, mağdurların borçlarını ödeyemez ve evlerine ekmek götüremez duruma geldiğini söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in mağdurların paralarını geri alabilmelerine ilişkin açıklamalarını eleştiren Şevkin, yetkililerin ödeme konusunda birbiriyle çelişen ifadeler kullanmasının vatandaşların güvenini daha da sarstığını savundu.
Tera Portföy mağdurlarından kendilerine ulaşan mesajlara da değinen Şevkin, yalnızca bu kurumda yaklaşık 60 bin kişinin mağdur olduğunu, 21 fondan 6’sının tasfiye edildiğini, 15’inin ise işletmeye kapatıldığını aktardı.
Şevkin, “Mağdurlar ne fonlarını satabiliyor ne de paralarını çekebiliyor. Vatandaşın parasını korumakla yükümlü kurumlar nerede?” sözleriyle tepki gösterdi.
“SPK nerede, MASAK nerede? Vatandaşın parasını vicdana mı bırakacağız?”
Devletin denetim mekanizmalarının görevlerini yerine getirip getirmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Şevkin, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ve Borsa İstanbul’un rolünün araştırılmasını istedi.
İktidar temsilcilerinin mağdurlara ödeme yapılıp yapılmayacağı konusunda farklı açıklamalarda bulunmasını eleştiren Şevkin, şu ifadeleri kullandı:
“Bir tarafta ‘Ödeme takvimi çalışılıyor’ deniliyor, diğer tarafta ‘Hazinenin böyle bir yükümlülüğü yok’ açıklaması yapılıyor. Bu nasıl devlet yönetme anlayışıdır? Devletin vatandaşına karşı sorumluluğu, mağdurların parasını geri alıp alamayacağına ilişkin belirsiz açıklamalarla geçiştirilemez. Vatandaşın alın terini vicdana mı bırakacağız?”
“Allah bağı bekçisinden korusun! Fonları kime emanet ettiniz?”
Adana’da kullanılan “Allah bağı bekçisinden korusun” sözünü hatırlatan Şevkin, denetimden sorumlu kurumların görevlerini yerine getirip getirmediğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Fonlara onay verenlerin, risk raporlarını dikkate almayanların ve vatandaşları yüksek riskli fonlara yönlendirenlerin açıklanmasını isteyen Şevkin, iktidara şu soruları yöneltti:
“Ey iktidar, siz bağı kime teslim ettiniz? Bu fonlara kim onay verdi? Risk raporlarını kim görmezden geldi? Vatandaşın parasını yüksek riskli fonlara kim yönlendirdi?”
Şevkin, yaşananların üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.





