Kısacık, binlerce yatırımcının mağduriyet yaşadığını belirterek iktidara, “Vatandaşın parasını vermeyecekseniz açıkça söyleyin” çağrısında bulundu.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına ilişkin kanun düzenlemesinin görüşmeleri sırasında söz aldı. Kısacık, teklifin 3’üncü maddesi kapsamında AK Parti tarafından sunulan önergeye tepki göstererek, satış talimatı verdikleri halde paralarını alamayan yatırımcıların tasfiye sürecine dahil edilmesini eleştirdi.

Kısacık, 16 Eylül 2026 ve öncesinde satış talimatı veren, ancak temerrüt açıklamasının ardından fon katılım payları bloke edilen yatırımcıların da tasfiye kapsamına alınmasının mağduriyeti artıracağını savundu.

“Yatırımcının ne suçu var?”

30 Bin TL’lik Borç İddiası Kanlı Bitti!
30 Bin TL’lik Borç İddiası Kanlı Bitti!
İçeriği Görüntüle

Genel Kurul’daki konuşmasında yatırımcıların yaşadığı süreci belgeler üzerinden anlatan Kısacık, 14 Eylül 2026’da para piyasası fonlarını satmak isteyen bazı yatırımcıların satış talimatı verdiğini, talimatların yatırım şirketi tarafından alınarak TEFAS’ta eşleşmesine rağmen ödemelerin yapılmadığını ifade etti.

Kısacık, mağdur yatırımcıların kendisiyle paylaştığı Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) belgelerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Fon mağduru iki vatandaşımızın bizimle paylaştığı MKK(Merkezi Kayıt Sistemi)’dan alınmış satış belgeleri. Bu iki vatandaşımız satış emrini vermiş, satış emri yatırım şirketi tarafından alınmış, TEFAS’ta eşleşmiş ama paralarını alamamışlar. 16 Eylül akşamı gelen temerrüt haberiyle bu vatandaşlarımız alacaklı olduğu halde paralarını alamıyor. 14 Eylül ve 16 Eylül’de işlemlerin yapıldığı saatlerden önce TEFAS ya da TERA temerrüt açıklamamış. Şimdi burada yatırımcının suçu ne? SPK 79’uncu maddeye göre kanunen alacaklı olduğu kesinleştiği halde binlerce yatırımcının pay katılımını neden tasfiye kapsamına alıyorsunuz?”

“Vatandaşın duygularıyla oynamayın!”

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesinde yer alan takasın kesinliği ilkesini hatırlatan Kısacık, temerrüt öncesinde verilen ve eşleşen satış talimatlarının sonradan iptal edilemeyeceğini savundu.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) daha önce yayımladığı açıklamalara da değinen Kısacık, ödeme yapılacağı yönündeki duyuruların ardından kararların değiştirildiğini belirterek, son dakika önergesiyle yatırımcıların haklarının tehlikeye atıldığını öne sürdü.

Kısacık, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Sermaye Piyasası Kanunu Madde 79 açıkça belirtiyor. Temerrüt öncesinde satış talimatı verilmiş, talimatı alınmış ve eşlenmiş olan işlemler geri alınamaz ve iptal edilemez diyor. SPK, yayınladığı bültenle 16 Eylül saat 13.30 öncesindeki işlemlerden alacaklı olan vatandaşların ödemelerini yapacağını yayımlamış. Daha sonra bir karar yayımlıyor SPK, bu sefer de 17 Eylül’de yayımladığımız kararı iptal ettik diyor. Önce PBLK ödemeleri yapılacak dediniz. Daha sonra 1 milyon liraya kadar ödeme yapacağınızı söylediniz. Şimdi de bir gece yarısı operasyonuyla getirdiğiniz bu önerge ile SPK 79’uncu maddeye göre kanunen alacaklı olan yatırımcıyı tasfiye kapsamına alıyorsunuz. Binlerce mağdur vatandaşımız televizyon başında, sosyal medyada bizleri takip ediyor. Buradan çıkacak bir haberi, alacaklarının ödenmesini bekliyor. Vatandaşın parasını vermeyecekseniz açıkça söyleyin. Bu paraları veremiyoruz deyin. Vatandaşın duygularıyla oynamayın”

Kısacık, fon mağdurlarının daha fazla belirsizlik içinde bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

“Türkiye uluslararası alanda güven kaybına uğrar”

Yatırımcıların kanunla güvence altına alındığını savunduğu haklarının göz ardı edilmesinin Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki itibarına zarar verebileceğini belirten Kısacık, sürecin yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik güvenini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Kısacık, “Bu yaşananları uluslararası piyasalara anlatamayız. Ülkemiz güven kaybına uğrar. Yabancı yatırımcı parasını, yatırımını değerlendirmek için ülkemize getirmez” sözleriyle endişelerini dile getirdi.

SPK’ye yetki ve araştırma komisyonu çağrısı

Sürecin daha büyük bir krize dönüşmemesi için daha önce de öneriler sunduklarını belirten Kısacık, Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmeler sırasında şüpheli işlemlerin ayrıştırılabilmesi amacıyla SPK’ye yetki verilmesini önerdiğini hatırlattı.

Kısacık, 1 Temmuz’da sundukları araştırma önergesinin reddedildiğini, kanun teklifinin komisyon görüşmelerinde de fon içerisindeki şüpheli işlemlerin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdiklerini söyledi.

İktidarın uyarılarını dikkate almadığını savunan Kısacık, “İktidar hiçbir uyarımızı dikkate almayarak krizi daha da derinleştiriyor. Daha olayların en başında 1 Temmuz’da araştırma önergemiz reddedilerek fon dolandırıcılığına giden süreç görmezden gelindi. Kanun teklifinin komisyon görüşmelerinde de SPK’ya yetki verilerek PBLK içindeki şüpheli işlemlerin ayrıştırılması gerektiğini ifade ettik. Şimdi ise şüpheli, şüphesiz ayırt etmeden tüm işlemleri tasfiye kapsamına alıyorsunuz” dedi.

Kısacık, yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi ve şüpheli işlemlerin açıklığa kavuşturulması için SPK’ye yetki verilmesi ve TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineledi.

Kaynak: BÜLTEN