Narenciye üreticilerinin artan maliyetler ve ihracat pazarlarında yaşanan sorunlar nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Barut, Rusya ve Ukrayna pazarlarına yönelik ihracat yollarının savaş nedeniyle kapanmasının üreticiyi daha da zor durumda bıraktığını ifade etti.

Barut, iktidarın narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunlara çözüm üretmesi gerektiğini belirterek, “Rusya ve Ukrayna pazarlarına giden ihracat yolları savaş nedeniyle kapanmışken narenciye üreticisi kaderine terk edilemez. Gerekli tedbirleri şimdi almazsanız yarın ne üretici kalır ne de uygun fiyatlı ürün bulunur” dedi.

“OLAN ÇİFTÇİYE VE TÜKETİCİYE OLUYOR”

Türkiye'nin narenciye üretiminde önemli merkezlerinden Adana başta olmak üzere Çukurova'daki üreticilerin ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu dile getiren Barut, üretim maliyetlerindeki artışa dikkat çekti.

Barut, “Bir yandan mazot, gübre, zirai ilaç, sulama, elektrik, işçilik, ambalaj ve nakliye gibi temel girdilerin maliyeti artarken, diğer yandan ürünün iç ve dış pazarda yeterli değeri bulamaması çiftçiyi üretim yapamaz hale getiriyor. Çiftçi limon yetiştiriyor, emek veriyor, masraf ediyor, borçlanıyor ama hasat zamanı geldiğinde ürününü satamıyor. Üreticinin sırtındaki maliyet yükü her geçen gün büyüyor. Buna karşın ürün fiyatı maliyeti karşılamıyor. Çiftçi zarar ederken tüketici de aynı limonu markette, pazarda ve manavda pahalıya almak zorunda kalıyor. Bu düzen hem üreticiyi hem de tüketiciyi bitiriyor” diye konuştu.

“RUSYA VE UKRAYNA PAZARI KAPANIRKEN ÇÖZÜM ÜRETMEDİLER”

Narenciye ihracatında Rusya ve Ukrayna pazarlarının önemine vurgu yapan Barut, savaş nedeniyle yaşanan ulaşım sorunlarının üreticinin kaderi haline getirilemeyeceğini belirtti.

İktidarın ihracat kanallarının kapanması karşısında alternatif çözümler geliştirmesi gerektiğini ifade eden Ayhan Barut, şunları kaydetti:

“Bir Saate Geleceğim” Dedi, 14 Yıldır Haber Yok!
“Bir Saate Geleceğim” Dedi, 14 Yıldır Haber Yok!
İçeriği Görüntüle

“Rusya ve Ukrayna bizim narenciye üreticimiz için yalnızca birer ülke adı değildir, çiftçinin ürününü satabildiği, emeğinin karşılığını alabildiği pazarlardır. Savaş nedeniyle bu pazarlara ulaşımda ciddi sorun yaşanıyorsa hükümetin görevi ‘pazar kapandı’ deyip kenara çekilmek değildir. Çözüm bulacaksınız. Gerekiyorsa alternatif güzergâhları açacaksınız ve yeni pazarları bulacaksınız, ihracatın önünü açacaksınız, üreticinin kaybını telafi edeceksiniz. Atılacak adımlar bellidir. Mersin ve İskenderun üzerinden Rusya pazarına alternatif deniz hatları oluşturulması, lojistik maliyetlerinin düşürülmesi, gerekli kamu desteğinin sağlanması ve Avrupa başta olmak üzere alternatif pazarların hızla geliştirilmesi gerekiyor. Bunlar aylarca konuşulacak meseleler değil, hasat döneminde derhal çözülmesi gereken sorunlardır. Çiftçiyi korumadan tüketiciyi koruyamazsınız. Üretici para kazanamazsa gelecek yıl üretmez. Bahçesini söken çiftçinin yerine market rafına ithal ürün gelir. O zaman tüketici daha ucuz değil, daha pahalı ürünle karşı karşıya kalır. Narenciye üreticisine acil ve yeterli destek verin. Üretim maliyetlerini düşürün. Mazot, gübre, ilaç, sulama ve elektrik yükünü hafifletin. Üreticinin kredi ve borçlarını yapılandırın. İhracatçıya finansman ve lojistik desteği sağlayın. Rusya ve Ukrayna pazarlarındaki kaybı telafi edecek yeni pazarlar için devlet gücünü kullanın. Mersin ve İskenderun limanlarından alternatif deniz taşımacılığı hatlarını devreye sokun. Karadeniz'de güvenli deniz taşımacılığı için diplomatik girişimleri artırın. Ürünün elde kalması riski için kamu alım mekanizmalarını devreye alın. İç tüketimi arttırıcı, özendirici adımlar atın. En azından bu sağlansa bile elde veya dalda ürün kalmayacak, narenciye üreticisi rahat bir nefes alırken halk sağlığının korunması adına önemli bir adım atılmış olacaktır. ”

Kaynak: BÜLTEN