Buna göre yapının, ‘mutlak bir liderlik’ anlayışıyla hareket ettiği, liderin talimatlarının da dini bir
hükümlülük gibi sunulduğunu vurgulandı. ‘İnfak’, ‘kurban bağışı’, ‘Ramazan kolisi’, ‘zekat’,
‘fitre’, ‘öğrenci yardımı’ gibi adlarla nakit veya banka yoluyla toplanan paraların bir kısmının
kayıtlara yansıtılmayıp, örgütsel faaliyetlere aktarıldığı belirtildi. paranın, yapılanmayla
bağlantılı kişilerle ticari işletmeler üzerinden dolaşıma sokularak, kara paranın aklandığı
vurgulandı.

Ticari faaliyetlerle uyumlu olmadığı değerlendirilen para hareketlerinin, kişi ve
şirketler arasında açıklanamayan transferlerle gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

Liderliğini Alparslan Kuytul’un yaptığı; ‘Kuytulcular’ adlı suç örgütüne yönelik
olarak düzenlenen operasyonu detayları ortaya çıktı. Örgütün ‘mutlak bir liderlik’ anlayışıyla
hareket edip, insanların dini ve manevi duygularını sömürerek, bunu ranta çevirdiği ortaya
çıktı.
‘SUÇ ÖRGÜTÜ’ VURGUSU
Kamuoyunda; ‘Kuytulcular’ olarak bilinen ve liderliğini Alparslan Kuytul’un yaptığı, suç
örgütü yapılanmasına yönelik olarak, Adana merkezli 6 ilde; Kuytul ve eşi Semra Kuytul ile
birlikte 32 kişinin yakalanmasına yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonunun detayları
belli oldu. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada; soruşturmanın örgütün
faaliyetleri ve bu faaliyetlerden elde edilen gelirin aklanmasına yönelik olarak yürütüldüğü ve
herhangi bir dini grup, inanç ve düşünceyi hedef almadığı vurgulandı.
‘KARA PARA’YI AKLAMIŞLAR
CİMER başvuruları ve ihbarlarla müşteki ve tanık beyanları, geçmiş tarihli soruşturma ve
kovuşturma dosyaları, mali analizler, banka hesap hareketlilikleri, ticari sicil kayıtlarının yanı
sıra dijital materyal ve diğer delillerin ele alındığı vurgulandı. Bu kapsamda Alparslan Kuytul
ve eşi Semra Kuytul ile birlikte 32 kişiye; ‘suç örgütü kurma ve yönetme’, ‘örgüt üyeliği’,
‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘resmi belgede
sahtecilik’ ve ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’ suçlamaları yöneltildi.
MUTLAK BİR ‘LİDER’LİK ANLAYIŞI
Kuytul liderliğindeki yapılanmaya, 2018’de benzer nitelikli adli işlem yapıldığı hatırlatılan
açıklamada; söz konusu yapının yeniden organize olup, ‘lider’ merkezli hiyerarşik yapısını
koruyup, faaliyetlerini farklı kişi, kurum ve ticari işletmeler üzerinden sürdürdüğü belirtildi.
Soruşturmanın, yapılanmanın geçmişten günümüze uzanan faaliyetlerinin sürekliliği ve
bütünlüğü gözetilerek yürütüldüğü vurgulanan açıklamada; CİMER başvuruları, ihbar ve
mağdur anlatımlarının, yapı içinde mutlak bir ‘liderlik’ anlayışı ortaya koyduğu kaydedildi.
DİNİ BİR YÜKÜMLÜLÜK GİBİ SUNMUŞLAR
Örgüt mensuplarının sosyal, ekonomik ve ailevi hayatlarına müdahale edilip, liderin
talimatlarının da dini bir yükümlülük gibi sunulduğu ifade edilen açıklamada; üyelerden de
düzenli olarak para toplandığı, itiraz eden veya hesap soran kişilerin ise, topluluk içerisinde
itibarsızlaştırıldığının beyan edildiğine dikkat çekildi. ‘İnfak’, ‘kurban bağışı’, ‘Ramazan
kolisi’, ‘zekat’, ‘fitre’, ‘öğrenci yardımı’ gibi adlarla nakit veya banka yoluyla para toplandığı,
bu paraların da miktarı ve kullanım yeri konusunda bağışçılara bilgi verilmediği belirtildi.
YARDIM PARASINI ÖRGÜTE AKTARMIŞLAR
Elde edilen gelirin bir bölümünün kayıtlara yansıtılmadığı, örgütsel faaliyetlerin finansmanına
aktarıldığı ifade edilen açıklamada; paranın, yapılanmayla bağlantılı kişilerle ticari işletmeler
üzerinden dolaşıma sokulduğu yönünde iddiaların olduğu hatırlatıldı. Bazı ihbar ve
beyanlardaysa; örgüt mensuplarının kendi adlarına şirket kurma, banka hesabını kullandırma,
ticari belge düzenleme veya mal varlığı değerlerini yapılanmanın belirlediği kişilere
devretmeye yönlendirildiği vurgulandı.
AÇIKLANAMAYAN PARA TRANSFERLERİ
Yapılan mali incelemelerdeyse; ticari faaliyetlerle uyumlu olmadığı değerlendirilen para
hareketleri, kişi ve şirketler arasında açıklanamayan transferlerle gerçeği yansıtmadığı
değerlendirilen belge ve kayıtlar tespit edildiğinin altı çizildi. Açık kaynak araştırmalarında;
örgüt liderinin yönlendirmeleri doğrultusunda yapılanmanın, örgütsel faaliyetlerini öven ve
destekleyen, örgütsel bağlılığı güçlendirmeye yönelik propaganda yapan, kamu görevlileriyle
toplumun belirli kesimlerini hedef gösteren, yapılanmadan ayrılan, yapılanmayı eleştiren veya
adli mercilere beyanda bulunan kişiler üzerinde baskı oluşturmaya yönelik paylaşımlarda
bulunan 349 farklı sosyal medya sayfasına erişim engeli getirildiği belirtildi.
DİNİ BİR GRUP DEĞİL, İSTİSMARCILAR HEDEFTE
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada; “Yürütülen soruşturmanın herhangi
bir dini grubu, inancı, düşünceyi, eleştiri hakkını veya hukuka uygun faaliyeti hedef alması
söz konusu değildir. Soruşturmanın konusu; dini grup ve gönüllülük faaliyeti görüntüsü
altında gerçekleştirildiği iddia edilen somut suç eylemleri, kişilerin dini ve insani duygularının
istismar edilmesi suretiyle toplandığı değerlendirilen paralar, bu eylemler nedeniyle oluşan
mağduriyetler, kişiler üzerinde kurulduğu ileri sürülen örgütsel baskı ve elde edilen gelirlerin
ticari yapılar aracılığıyla aklanmasıdır” ifadesine yer verildi.
‘MASUMİYET KARİNESİ’ VURGUSU
Açıklamada; “Anayasal güvence altındaki inanç, düşünce, ifade, toplantı ve örgütlenme
özgürlükleri ile suç teşkil ettiği değerlendirilen eylemler arasında hassasiyetle ayrım
gözetilmektedir. Hiçbir kişi inancı veya düşüncesi nedeniyle soruşturmanın muhatabı hâline
getirilmemiş; adli işlemler somut eylem, delil ve kişi bazında gerçekleştirilmiştir. Soruşturma;
masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve soruşturmanın gizliliği ilkeleri gözetilerek, maddi
gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla titizlikle sürdürülmektedir” yorumu
yapıldı.
ÇEKİNMEDEN BİZE İHBARDA BULUNUN
Yapılanmanın faaliyetleri nedeniyle mağdur olduğunu, bağış adı altında yanıltıldığını,
malvarlığını devretmeye zorlandığını, banka hesabı veya şirketi kullandırıldığını, baskı ya da
tehdide maruz kaldığını değerlendiren veya soruşturma konusu eylemler hakkında bilgi ve
belge sahibi olan vatandaşlarımız herhangi bir çekince duymaksızın Cumhuriyet
Başsavcılığımıza ya da kolluk birimlerine başvurabilir. Başvuruda bulunan, beyanda bulunan
veya delil sunan kişilerin hedef gösterilmesine, tehdit edilmesine ya da baskı altına alınmasına
yönelik eylemler ayrıca ve titizlikle soruşturulacaktır.





