Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan 4 Eylül 2026 tarihli ve 11750 sayılı kararla söz konusu ulaşım altyapılarının özelleştirme kapsamına alınmasına dikkat çeken Şevkin, özellikle Adana ve çevresini doğrudan ilgilendiren ulaşım koridorlarının özel işletmelere devredilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Şevkin, kamu kaynaklarıyla yapılan ve yıllardır kamu tarafından işletilen otoyolların neden özel sektöre devredildiğinin millete açıklanması gerektiğini belirterek, “Milletimizin vergileriyle yapılan, yıllarca kamu tarafından işletilen ve kamuya gelir sağlayan ulaşım altyapımız neden özel işletmelere devrediliyor? Bunun hesabı millete verilmelidir” dedi.

“ADANA’YI ÇEVRE İLLERE BAĞLAYAN ANA DAMARLAR KAMUNUN ELİNDEN ÇIKIYOR”

Kararla birlikte Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğundaki Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ile Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümünün; bağlantı yolları, bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri ve yük aktarma merkezleriyle birlikte özelleştirme kapsam ve programına alındığını hatırlatan Şevkin, özelleştirme sözleşmesi süresinin 30 yıl olarak belirlendiğine dikkat çekti.

Kararın Adana açısından stratejik bir önem taşıdığını vurgulayan Şevkin, şöyle konuştu:

“Pozantı, Adana’nın kuzeye açılan kapısıdır. Niğde-Pozantı Otoyolu, Adana’nın İç Anadolu’ya ve ülkenin diğer bölgelerine ulaşımında stratejik bir güzergâhtır. Bununla da bitmiyor. Daha önce özelleştirme kapsamına alınmış olan Pozantı-Tarsus-Mersin Otoyolu ile Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu, Toprakkale-İskenderun Otoyolu ve Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu da Adana ve çevre illerimizi doğrudan ilgilendiren ana ulaşım koridorlarıdır.”

“BUNLAR SADECE ASFALT VE BETON DEĞİL, MİLLETİN ORTAK VARLIĞIDIR!”

Özelleştirmenin “satış değil, işletme hakkı devri” şeklinde tanımlanmasının kamu yararı açısından sonucu değiştirmeyeceğini savunan Şevkin, ulaşım altyapısının uzun yıllar özel işletmelerin kullanımına bırakılmasının gelecek kuşakları da ilgilendirdiğini ifade etti.

Şevkin, “İster satış deyin, ister işletme hakkı devri deyin; vatandaş açısından sonuç aynıdır. Kamu tarafından yapılan, kamu tarafından işletilen ve kamuya gelir sağlayan stratejik ulaşım altyapısının uzun yıllar boyunca özel işletmelerin kullanımına bırakılmasından söz ediyoruz. Üstelik sözleşme süresi 30 yıl olarak belirlenmiş. Bir ülkenin ulaşım damarları bir kuşağın değil, gelecek kuşakların da hakkıdır.” dedi.

2010 yılında özelleştirme programına alınan söz konusu otoyollar için daha önce 25 yıllık işletme hakkı devri planlandığını hatırlatan Şevkin, son kararla özelleştirme çerçevesinin genişletildiğini belirtti.

Şevkin, “Milletin vergileriyle yapılan bir yol, kamu adına işletildiğinde neden zarar ediyor da özel sektöre devredildiğinde değerli hale geliyor?” diye sorarak, kamu varlıklarının ekonomik değerlerinin, işletme gelirlerinin, bakım ve yatırım maliyetlerinin ve özelleştirme yönteminin tüm yönleriyle kamuoyuna açıklanmasını istedi.

“HAZİNE AÇIĞININ FATURASI HALKA KESİLMEMELİDİR”

İktidarın ekonomik politikalarını da eleştiren Şevkin, kamu varlıklarının kısa vadeli kaynak yaratma amacıyla devredilmesine karşı çıktı.

“Hazineyi zor durumda bırakan politikaların faturasını vatandaşın ortak malını devrederek kapatamazsınız. Ekonomide yanlış kararların bedelini kamu varlıklarını elden çıkararak karşılamak kolaycılıktır. Otoyollar, köprüler ve çevre yolları bugün para getiren, yarın da para getirecek stratejik kamu varlıklarıdır. Bunları kısa vadeli kaynak yaratma uğruna uzun vadeli kamu gelirlerinden vazgeçerek devretmek doğru değildir” diyen Şevkin, kamu mallarının siyasi iktidarların dönemsel finansman ihtiyaçları için kullanılmaması gerektiğini söyledi.

Şevkin, “Devlet malı, iktidarların siyasi ömrünü uzatmak için kullanılabilecek bir kaynak değildir” dedi.

Şevkin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siyasi iktidarların görevi kamu mallarını satmak değil, korumak ve milletin yararına geliştirmektir. Bugün hazineye para sağlamak amacıyla 30 yıllığına devredilen bir otoyolun gelirinden gelecek nesiller de mahrum kalacaktır. Bugünün bütçe açığını kapatmak için yarının gelirini ipotek altına alamazsınız.”

Şevkin, iktidara otoyolların özelleştirilmesiyle ilgili şu soruları yöneltti:

“Bu otoyolların gerçek ekonomik değeri nedir? Yıllık ne kadar gelir elde edilmektedir? Bakım, onarım ve işletme maliyetleri ne kadardır? 30 yıllık işletme hakkının ekonomik karşılığı nasıl hesaplanmıştır? Kamu bu devirden ne kadar gelir elde edecektir? Vatandaşın geçiş ücretlerine nasıl yansıyacaktır? Bu soruların tamamı kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde yanıtlanmalıdır.”

“ADANA’NIN VE TÜRKİYE’NİN ÇIKARLARINI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ”

Adana ve bölge ekonomisi açısından ulaşım altyapısının önemine dikkat çeken Şevkin, otoyolların özel işletmelere devredilmesinin ulaşım maliyetleri bakımından yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Adana’nın tarım, sanayi, ticaret, üretim ve lojistik açısından önemli bir merkez olduğunu ifade eden Şevkin, sözlerini şöyle tamamladı:

Adana’da Engelli Adamın Darbedildiği Anlar Kamerada!
Adana’da Engelli Adamın Darbedildiği Anlar Kamerada!
İçeriği Görüntüle

“Adana; üretimin, tarımın, sanayinin, ticaretin ve lojistiğin merkezlerinden biridir. Adana’yı Mersin’e, Gaziantep’e, Niğde’ye, Osmaniye’ye ve ülkenin diğer bölgelerine bağlayan ulaşım ağları yalnızca birer yol değildir; üreticinin, esnafın, sanayicinin, ihracatçının ve vatandaşın yaşam damarlarıdır. Milletimizin vergileriyle yapılan kamu yatırımlarını korumak, vatandaşın çıkarlarını gözetmek ve kamu kaynaklarının en verimli şekilde kullanılmasını sağlamak siyasi iktidarın anayasal ve yönetsel sorumluluğudur. Biz bu sorumluluğun takipçisi olacağız. Adana’nın ve Türkiye’nin ortak varlıklarının kısa vadeli siyasi ve ekonomik hesaplara kurban edilmesine izin vermeyeceğiz.”

Kaynak: BÜLTEN