ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER…
Adana’nın bütün ilçelerinde yapı stokunun bilimsel yöntemlerle taranması, riskli yapıların belirlenmesi, zemin verilerinin planlama süreçlerine aktarılması, afet toplanma alanlarının korunması ve artırılması, ulaşım ve altyapının afet senaryolarına göre hazırlanması gerektiğinin altını çizen Aksu, ‘‘Biz Mimarlar Odası olarak deprem gerçeğinin yalnızca Deprem Haftası’nda hatırlanmasını değil, Adana’nın bütün planlama ve yapı üretim süreçlerinin temel kriteri olmasını istiyoruz’’ diye konuştu.
NİTELİKLİ MİMARLIK OLMADAN GÜVENLİ KENT OLMAZ
Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu, bilimsel veriler, nitelikli mimarlık ve etkin kamu denetimi olmadan güvenli kentler oluşturulamayacağına da dikkat çekti. Çukurova Metropol yazarı Murat Yıldız’a konuşan Başkan Aksu, yerinde dönüşüm, dikey yapılaşma, imar düzenlemelerinde uzman görüşü alınıp alınmadığı, iktidar ve yerel yönetimlerden taleplerle ilgili soruları yanıtladı. Başkan Aksu, Adana’yı bütüncül olarak ele alan açıklamalarda bulundu.
YERİNDE DÖNÜŞÜM UYGULAMALARI…
Adana’da şehir merkezinin dört bir yanında yerinde dönüşüm adı altında üç dört katlı binaların yıkılıp yerine 15-20 katlı yapılar inşa edilmesiyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Başkan Aksu, şu ifadelere yer verdi:
‘‘Yerinde dönüşümün temel amacı, deprem riski taşıyan yapı stokunu güvenli hale getirirken kentin yaşam kalitesini korumak ve geliştirmek olmalıdır. Bir bölgede 3-4 katlı yapıların yerine 15-20 katlı yapıların getirilmesini yalnızca dönüşüm olarak değerlendiremeyiz. Kat ve nüfus yoğunluğundaki böylesine büyük artış; yol, kanalizasyon, yağmur suyu, içme suyu, elektrik, ulaşım, otopark, yeşil alan ve sosyal donatı ihtiyacını da aynı oranda yeniden ele almayı gerektirir.
Dört katlı yapılaşmaya göre tasarlanmış bir çevrenin altyapısının, hiçbir ilave planlama ve yatırım yapılmadan 15-20 katlı yapılaşmanın yükünü taşıyacağını düşünmek mümkün değildir. Daha fazla yapı demek, daha fazla nüfus, daha fazla araç ve daha fazla altyapı yükü demektir. Nitekim yakın zamanda İller Bankası arazisiyle ilgili değerlendirmemizde de yapılaşma yoğunluğundaki artışın beraberinde yaklaşık 1.000 kişilik ek nüfus ve en az 500 araçlık ilave trafik yükü getireceğine dikkat çektik. Kent planlamasında parsel bazlı kazançlar değil, bütüncül kamu yararı esas alınmalıdır.
Aynı zamanda dönüşümün yalnızca bina yenileme olarak görülmemesi şart. Bir binayı yenileyip çevresindeki altyapıyı, ulaşımı, sosyal donatıyı ve açık alanları aynı bırakıyorsanız kentsel dönüşümü tamamlamış olmazsınız.’’
HER DİKEY YAPI TEHLİKELİ DEĞİLDİR
**Deprem bölgesinde yer alan Adana’da, dikey yapılaşmanın ısrarla devam etmesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Canan Aksu, ‘‘Dikey yapılaşma tek başına ‘depremde mutlaka tehlikelidir’ şeklinde değerlendirilemez; burada asıl mesele, yapı yüksekliğinin zemin koşulları, taşıyıcı sistem, yapı kalitesi, çevre yapılaşması ve kentsel altyapıyla birlikte ele alınmasıdır. Ancak deprem gerçeği bulunan Adana’da yüksek yoğunluklu yapılaşmanın bilimsel veriler ortaya konulmadan, altyapı ve ulaşım kapasitesi hesaplanmadan yaygınlaştırılması doğru değildir’’ dedi.
ADANA’NIN GELECEĞİ PARSEL PARSEL BELİRLENMEMELİDİR
Adana’nın geleceğinin parsel parsel değil, bütüncül planlarla belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Aksu, ‘‘Öncelikle zemin ve yapı stokuna ilişkin bilimsel çalışmalar güncellenmeli, riskli alanlar ve mevcut yapı stoku ortaya konulmalı; nüfus yoğunluğu, ulaşım, otopark, yeşil alan, sosyal donatı ve altyapı kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir. Bizim temel yaklaşımımız nettir. Depreme karşı en güçlü savunma bilimsel ve nitelikli mimarlık, doğru planlama ve güçlü kamusal denetimdir’’ diye konuştu.
Şehrin geleceğini ilgilendiren imar düzenlemeleri ya da önemli projelerde TMMOB ve bağlı odaların görüşünün alınıp alınmadığına yönelik bir soruyu yanıtlayan Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu, şöyle konuştu:
‘‘Zaman zaman görüşmeler ve teknik değerlendirmeler yapılıyor; ancak bizim beklentimiz bunun kişisel ilişkiler veya dönemsel istişareler üzerinden değil, kurumsal ve sürekli bir mekanizma haline getirilmesidir. Çünkü kentle ilgili kararların içerisinde mimarın, mühendisin, şehir plancısının ve ilgili meslek odalarının bilimsel ve teknik birikimi mutlaka bulunmalıdır.
Mimarlar Odası olarak kendimizi yalnızca yapı ruhsatı ya da mesleki sorunlarla sınırlayan bir kurum olarak görmüyoruz. Kentin geleceği, kamusal alanları, tarihi ve kültürel mirası, çevresi, ulaşımı ve yaşam kalitesi bizim doğrudan sorumluluk alanımızdır. Canlı, güvenli ve nitelikli kentler ancak ortak akıl ve katılımcı planlama anlayışıyla oluşturulabilir. Biz belediyelerle yapıcı diyalog kurmaya, bilimsel ve teknik katkı sunmaya hazırız.’’
İktidar ve yerel yönetimlerden temel beklentilerinin kentlerin rant odaklı değil, kamu yararı ve yaşam hakkı temelinde planlanması olduğunu kaydeden Başkan Canan Aksu, şunları kaydetti:
‘‘İmar kararlarının kişiye, kuruma veya parsel bazındaki taleplere göre değil; kentin bütününü gören bilimsel planlama ilkeleri doğrultusunda alınmasını istiyoruz.
Yerel yönetimlerden şeffaf, katılımcı ve meslek odalarıyla sürekli iletişim halinde bir kent yönetimi bekliyoruz. Merkezi yönetimden de deprem riski taşıyan kentlerin ihtiyaçlarını dikkate alan, kamusal denetimi güçlendiren ve mimarlık hizmetinin niteliğini koruyan politikalar bekliyoruz.
Ayrıca kamuya ait alanların özel kullanımlara açılması konusunda da son derece hassasız. Kentlerin ortak kullanım alanları ve kamusal varlıkları, gelecek kuşakların hakkıdır. Bu alanların korunması yalnızca bugünün değil, Adana’nın geleceğinin sorumluluğudur.’’
Adana’nın çok önemli bir potansiyeli olduğuna dikkat çeken Başkan Aksu, ‘‘Ancak bu potansiyeli doğru kullanabilmek için kentin geleceğini bugünün kısa vadeli ihtiyaçlarıyla sınırlamamalıyız. Adana’yı çocuklarımızın, gençlerimizin ve gelecek kuşakların da yaşayacağı bir kent olarak düşünmeliyiz’’ dedi.
Mimarlar Odası olarak; güvenli yapıların yanında, yeşil alanları korunmuş, tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkan, kamusal alanları güçlü, ulaşımı ve altyapısı planlanmış, kent kimliğini koruyan bir Adana istediklerini belirten Aksu, ‘‘Bunun yolu da bilimden, ortak akıldan, katılımcılıktan ve kamu yararından geçiyor. Mimarlar Odası olarak belediyelerle, diğer TMMOB bileşenleriyle, üniversitelerle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve Adanalılarla birlikte çalışmaya hazırız. Bizim derdimiz herhangi bir kuruma karşı olmak değil; Adana’nın güvenli, sağlıklı, dirençli ve yaşanabilir bir kent olmasıdır’’ diye konuştu.




