Limon üreticisinin yüksek maliyetler altında ezildiğini belirten Barut, Karadeniz’de tarım ürünlerini taşıyan ticari gemilerin güvenliği konusunda da iktidara çağrıda bulundu.

AK Parti Adana İl Başkanı Mustafa Özkan’dan 30 Ağustos Mesajı: “Zafer Nişanesidir”
AK Parti Adana İl Başkanı Mustafa Özkan’dan 30 Ağustos Mesajı: “Zafer Nişanesidir”
İçeriği Görüntüle

Barut, bir taraftan üretim maliyeti kilogram başına 10 lirayı bulan limonda kamu tarafından belirlenen düşük fiyatların piyasayı etkilediğini, diğer taraftan Karadeniz’de güvenli geçiş imkanının sağlanmamasının ihracatı ve dolayısıyla üreticiyi olumsuz etkilediğini söyledi.

Barut, “Bir yandan maliyeti 10 lirayı bulan limonda yerli üretim ve üreticiye manipülasyonla darbe vurulurken, Karadeniz’de tahıl koridoru benzeri güvenli geçiş imkanı sağlanmayarak Türk çiftçisine ayrıca zarar veriliyor. Tüm bu olup bitenlere rağmen çözüm üretmesi gereken AKP iktidarı kılını kıpırdatmıyor” dedi.

“YANLIŞA DUR DENİLMELİDİR”

TİGEM’e bağlı Dalaman İşletme Müdürlüğü’nün yaklaşık bin ton limonu kilogramı 12 liradan satışa çıkardığı ihaleyi değerlendiren Ayhan Barut, geçen yıl aynı işletmede limonun kilogramının yaklaşık 30 lira seviyesinde satışa sunulduğunu hatırlattı.

Üretim maliyetlerinde geçen süre içerisinde ciddi artış yaşandığına dikkat çeken Barut, şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz yıl aynı işletme limonun kilogramını yaklaşık 30 lira seviyelerinde satışa çıkarmıştı. Aradan geçen bunca sürede mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye başta olmak üzere üretim maliyetlerinde ciddi artışlar yaşandı. Üreticinin maliyetleri bu kadar yükselmişken kamuya ait bir işletmenin limon için kilogram başına 12 bedel belirlemesi kabul edilemez. Çiftçinin mazot, gübre, ilaç, işçilik, sulama ve nakliye maliyetleri bu hesabın neresindedir? TİGEM tarafından gerçekleştirilecek satışın yalnızca bin tonluk ürünle sınırlı bir mesele olarak görülmemesi gerek. Çünkü manipülasyon burada ortaya çıkıyor. Maliyetin 10 lira olduğu limonda kamunun belirlediği fiyatlar piyasada referans haline geliyor, olan çiftçinin emeğine oluyor. Ülkemizin yaklaşık 2 milyon tonluk limon üretimine sahip olduğu gözetildiğinde oyunu net olarak görüyor. Bu kötülükten vazgeçilmeli, yanlışa artık dur denilmelidir.”

“KARADENİZ’DE GÜVENLİ GEÇİŞ SAĞLANMALI”

Limon ve mandalina başta olmak üzere narenciye ürünlerinin ihracatında yaşanan güvenlik sorunlarının üreticiyi doğrudan etkilediğini belirten Barut, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ticari gemilerin güvenliğini tehdit ettiğini söyledi.

İhracatın aksamasının ürün fiyatlarından sevkiyat sürelerine, navlun ve sigorta maliyetlerine kadar birçok alanda üretici ve ihracatçıyı zor durumda bırakabileceğini ifade eden Barut, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Karadeniz'deki Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle ticari gemilerin güvenliği tehlikede. Bu tarım ürünlerinin ihracatını da olumsuz etkiliyor. Rusya ve Ukrayna'ya yapılan tarım ürünleri ihracatı güvenlik sorunları nedeniyle sekteye uğraması üreticiye doğrudan yansıyor. Savaşın tarafı olmayan Türk çiftçisi, savaşın ekonomik bedelini ödemek zorunda bırakılıyor. Rusya’ya giden gemilerin Ukrayna, Ukrayna tarafına giden gemilerin Rusya tarafından engellenip vurulduğu konuşuluyor. Burada iktidarın somut olarak adım atması şart. Eğer ürün ihraç edilemezse fiyat düşer, sevkiyat gecikirse ürün değer kaybeder, navlun ve sigorta maliyetleri yükselirse ihracatçı zorlanır. Sonuçta bunun faturası yine çiftçiye çıkar. Neticede durum tam olarak böyledir. Türkiye'nin daha önce Karadeniz'de tahıl ve gıda ürünlerinin güvenli taşınması konusunda yaptıkları ortadadır. İktidar yeniden harekete geçmeli, tarım ürünleri taşıyan ticari gemiler için güvenli bir Karadeniz koridorunun oluşturulması konusunda adım atmalıdır. Limon, mandalina ve diğer tarım ürünlerini taşıyan gemilerin güvenliği sağlanmalı, ihracat yollarımız açık tutulmalıdır. Türk çiftçisinin savaşın ve güvenlik krizlerinin insafına bırakılamaz.”

Kaynak: BÜLTEN